NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nde konuşan Tayyip Erdoğan, 2025 Lahey Zirvesi'nde alınan silahlanma harcamaları kararlarına, NATO'nun Ukrayna Savaşı'ndaki yol haritası ve ABD'nin İran'a yönelik savaştaki pozisyonuna sadık olduklarını dile getirdi. Erdoğan konuşmasında Avrupa'daki silah pazarına girilmesi konusundaki engellerin kaldırılmasını istedi

36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nde devlet ve hükümet başkanları düzeyindeki ana toplantı başladı. Toplantının açılışında konuşan Tayyip Erdoğan, 2025 Lahey Zirvesi'nde alınan silahlanma harcamaları kararlarına, NATO'nun Ukrayna Savaşı'ndaki yol haritası ve ABD'nin İran'a yönelik savaştaki pozisyonuna sadık olduklarını dile getirdi.
Lahey Zirvesi'nde 2035 yılına kadar müttefik ülkelerin silahlanmaya ayıracakları payın milli gelirin yüzde 5'ine çıkarması kararı alınmıştı. Şimdiden yüzde 1,5'e çıkardıklarını ilan eden Erdoğan, 2030 yılında bu hedefe ulaşmak istediklerini belirtti. Erdoğan kendilerine tahsis edilen 361 yetenek hedefinin neredeyse tamamını üç yıl içinde, taahhüt edilen tarihin öncesinde karşılamış olacaklarını da sözlerine ekledi.
İHA ve SİHA'larının savaş alanlarında da kullandıklarını ifade eden Erdoğan, İnsansız Sistemlere Karşı Koyma Mükemmeliyet Merkezi'ni NATO'ya akredite etmek istediklerini de belirtti.
Erdoğan'ın bağlılıklarını hatırlattıkları konular arasında Ukrayna ve İran da vardı. Erdoğan şunları söyledi:
Ukrayna Savaşı'nda Sayın Trump'ın barış vizyonunu paylaşıyor, Ukrayna'nın öncelikli ihtiyaç listeleri girişimine desteğimi bildiriyorum. Ukrayna'ya kendi milli envanterimizden sağladığımız askeri desteğe ek olarak Puer El erişimi kapsamında katkımızı sürdüreceğiz. Ukrayna'yı desteklerken Rusya'yı da barışa yönlendirecek şekilde iletişim kanallarımızdan istifade ediyoruz.
İran krizinin çözüm yoluna girmesinde, sabotaj teşebbüslerine rağmen dostum Sayın Trump'ın sergilediği kararlı tutumu takdirle karşılıyorum. Diplomatik çabalarımıza ilave olarak Hürmüz Boğazı'nın mayınlardan temizlenmesi için gerekli katkıyı vermeye hazırız. Bu vesileyle, Türkiye'yi hedef alan füzelere karşı NATO unsurları tarafından sağlanan destek için Amerika ve İspanya başta olmak üzere ilave hava savunma bataryaları konuşlandıran Almanya ve İtalya'ya teşekkürlerimizi ifade ediyorum.
Erdoğan NATO ve ABD'ye bağlılıklarını hatırlatırken Trump'ın Avrupa restini de fırsat bildi. NATO 3.0 hedefine en kısa zamanda ulaşmak istediklerini vurgulayan Erdoğan, savunma sanayi başta olmak üzere savunma işbirliğinde müttefikler arasındaki kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini söyledi. Erdoğan devamında ise şunları söyledi:
Burada özellikle Avrupa Birliği üyesi müttefiklerimize seslenmek istiyorum. Birliğin güvenlik alanındaki çabalarında azami fayda, ancak ve ancak NATO'yla gereksiz tekrarlardan kaçınılmasıyla mümkün olabilir.
Aklın ve mantığın emrettiği bir işbirliği modeli mümkünken, birlik üyesi olmayan müttefiklerin dışlanması, kısıtlı kaynakların boşa sarf edilmesine ve Avrupa'da hiç arzu etmediğimiz bir suni bölünmeye yol açacaktır. Bu tutumun Sayın Genel Sekreter'in işaret ettiği Transatlantik Savunma Sanayii altyapısına hizmet etmediği de açıktır.
NATO'nun yeni dönem yol haritasına işaret eden NATO 3.0 kapsamında ABD, Avrupa'daki askeri maliyetlerden kurtulmayı hedefliyor. Bu hedefin temelinde ise ABD emperyalizminin hegemonya krizini çözme ihtiyacı yatıyor.
Küresel sistemde Çin'in hem ekonomik hem askeri hem de politik düzlemde etki alanını genişletmesi, Rusya ile yakınlaşması ABD için artık temel tehdit halini aldı. Bu sebeple de ABD NATO'yu bu egemenlik savaşında işlevli olacak şekilde dönüştürmek, savaşın yönünü Ortadoğu ve Asya'da yoğunlaştırmak istiyor. Bunun uygulanabilmesi için de Ukrayna'daki savaşın mümkün mertebe en kısa sürede sonlandırılması ve bu süreçte de güvenlik maliyetinde Avrupa'nın daha fazla sorumluluk alması gerekiyor.
ABD'nin Avrupa'daki askeri gücünü azaltacağını söylemesi Saray iktidarı açısından da bir fırsat olarak görülüyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Avrupa ile AB üyeliği üzerinden olmasa da "güvenlik mimarisinin" bir parçası olma üzerinden yeni dönemde ilişkilerin gelişeceği mesajını vermişti. Bu, göçmenler açısından tampon ülke olmasının dışında silah sanayisi açısından da yeni bir piyasa alanı yaratacak. Ukrayna başta olmak üzere dünyanın pek çok yerine SİHA'lar ve diğer askeri ekipmanların ihracı bu piyasalaşma alanının bir parçası olarak görülebilir.
NATO 3.0 konusunda detaylar için tıklayınız.
Sendika.Org