Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 28 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan Resmi Gazete’de işçi sendikalarına ilişkin Temmuz 2026 istatistiğini yayımladı. Çalışan işçi sayısında artış, sendikalı işçi oranında düşüş yaşandı. Fiili-meşru mücadele hattıyla öne çıkan sendikaların ise kurumsallaşması işkolu barajlarıyla engellenmeye çalışılıyor

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 28 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan Resmi Gazete’de işçi sendikalarına ilişkin Temmuz 2026 istatistiğini yayımladı.
Temmuz 2026 istatistiğinin üç temel verisi şu şekildedir:
Bir önceki dönem (Ocak 2026) ile karşılaştırıldığında toplam işçi sayısında yüzde 5,6 oranında üzerinde artış meydana geldi.
İki dönem arasında (ocak-temmuz) en fazla işçi sayısı artan işkolu yüzde 21,58 ile konaklama ve eğlence işleri işkolu oldu. Bu işkolunun dışında avcılık, balıkçılık, tarım ve ormancılık (yüzde 13,59), inşaat (yüzde 12,78) işkolları ilk sıralarda yer aldı. Bu artışlarda mevsim etkisinin büyük önemi olduğu söylenebilir. Ancak başta imalat sanayii olmak üzere birçok işkolunda üretim ve kapasite kullanım oranlarındaki düşme ve/veya durgunluk gözlenirken işçi sayısındaki artışın izaha ihtiyacı olduğu söylenebilir.
Bununla beraber iki dönem arasındaki veri karşılaştırması yapıldığında yalnızca iki işkolunda işçi sayısında azalma olduğu anlaşıldı; gıda işkolu ve sağlık ve sosyal hizmetler işkolu.
Temmuz 2026 istatistiğinde sendika üye sayısı önceki döneme göre yüzde 0,79 oranında artış gösterse de sendikalaşma oranında düşme meydana geldi. Ocak 2026 döneminde sendikalı işçi oranı yüzde 14,454 iken Temmuz 2026 istatistiğinde bu oran yüzde 13,798 olarak açıklandı. Ocak 2021’den beri yüzde 14’ün üzerinde olan sendikalı işçi oranı uzunca aradan sonra 2020 düzeyine gerilemiş oldu.
Sendikalı işçi sayısındaki artışla beraber Temmuz 2026’da bir önceki döneme göre bakanlığa kayıtlı sendika sayısı 5 adet artarak toplamda 246 oldu. Temmuz 2026 istatistiğinde ilk kez adı açıklanan sendikalar ve işkolları şu şekildedir; Ekmek Gıda-İş (gıda), Ede-Sen (ticaret, büro..), Özbir Sen (enerji), Tek Güvenlik-İş (savunma) ve Çağdaş-Sen (genel işler).
Temmuz 2026 istatistiğine göre üye sayısı oransal olarak en fazla artan işkollarının ilk sıralarında madencilik (yüzde 3), genel işler (yüzde 1,42), 10 no'lu ticaret, büro, eğitim ve güzel sanatlar (yüzde 1,33) ve sağlık ve sosyal hizmetler (yüzde 1,29) yer aldı.
Sendikalar içinde üye artışları yönünden önceki döneme göre en büyük değişim DİSK üyesi Dev Sağlık-İş’te ortaya çıktı. Dev Sağlık-İş üye sayısını önceki döneme göre yüzde 67,37 oranında artırarak yüzde 1’lik işkolu barajını aşmayı da başardı.
Oransal olarak bu dönemde üye sayısı artışında Tez Koop-İş (yüzde 4,64), Hizmet-İş (yüzde 3,46) ve Genel-İş (yüzde 2,49) yine ilk sıralarda yer alan sendikalar arasına girdi.
Temmuz 2026 istatistiğinde 20 işkolundaki kayıtlı 246 sendikadan 190’ı yüzde 1’lik işkolu barajının altında kalmıştır.
Oransal olarak bakıldığında çok küçük farklarla barajı aşamayan sendikalar şunlardır: Bağımsız Maden-İş (yüzde 0,969), Güvenlik-Sen (yüzde 0,989), Tekstil (yüzde 0,972) ve Öz Belediye-İş (yüzde 0,942).
Barajı aşamayan sendikalardaki üye sayısı toplamı 95 bine yakındır. Dolayısıyla toplam sendikalı işçilerin yüzde 3,90’ı yüzde 1’lik baraj nedeniyle en az altı aylık süre için toplu iş sözleşmesi hakkını kullanamayacak.
Barajı aşan sendika sayısı ise 60 olarak belirlendi. Bu sendikalardaki üyelerin toplam sendikalı işçi sayısına oranı ise yüzde 96,10 olarak hesaplandı. Bu sendikaların tamamına yakını üç konfederasyona (Türk-İş, Hak-İş ve DİSK) üye olan sendikalardan oluştu. Bu üç konfederasyona üye olmayan ve yüzde 1’lik işkolu barajını aşabilen sendika sayısı ise 4 oldu.
Türk-İş’in bütün işkollarında yer alan 32 üye sendikası, Hak-İş’in 16 ve DİSK’in 8 üye sendikası barajı aştı. Dev Sağlık-İş barajı geçebildi ancak Ocak 2026 istatistiklerinede barajın üstünde olan DİSK'e bağlı Basın-İş ve Tekstil ise bu dönemde barajı aşamadı. Güvenlik-Sen ise barajı kıl payı kaçırdı.
Son dönemde direnişleriyle gündeme gelen bağımsız sendikaların ise önü işkolu barajlarıyla tıkanmak isteniyor. Günler süren direniş neticesinde patronları ve Milli Eğitim Bakanlığı'nı pazarlık masasına oturmayı başaran Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası 10 bini aşkın üyesine rağmen torba işkolu niteliğindeki bir işkolunda yer alması nedeniyle toplu iş sözleşmesi hakkından mahrum bırakılıyor.
Yine son dönemde Polyak, Özşen ve Doruk Madencilik direnişleriyle gündeme gelen Bağımsız Maden-İş de 65 kişiyle barajı aşamadı. Sendika yaptığı açıklamada son güne kadar yaptıkları üyelerle barajı 300'ün üzerinde bir sayıyla geçtiğini açıklamıştı.
Barajı yıktık, bu işin peşini bırakmayız!
Dün gece Çalışma Bakanlığı'nca açıklanan sendikal istatistik verileri ile barajın altında "bırakıldığımızı" öğrendik.
Tüm kamuoyuna duyuruyoruz ki yıllardır yürüttüğümüz mücadelelerin, 2026 yılında zaferle sonuçlanmış ve tüm yurdun… pic.twitter.com/WBpylpmhPI— Bağımsız Maden İş (@bagimsizmadenis) July 28, 2026
İktidarın desteğiyle özellikle kamu ve yerel yönetim alanında hızla büyüyen Hak-İş, geçtiğimiz günlerde bir açıklama ile 1 milyon üyeyi aştıkları iddiasını dile getirdi.
Konfederasyonun ve üye sendikası Hizmet-İş’in Genel Başkanlığını yapan Mahmut Aslan, Hizmet-İş sendikasının Ankara 2 Nolu Şube genel kurulda yaptığı konuşmada 2017 yılında 400 bin olan üye sayısının bugün 1 milyona ulaştığını söyledi.
Bakanlığın yayımladığı istatistikte ise Hak-İş’e 21 sendikanın toplam üye sayısı 838.266 olarak açıklandı. Aslan’ın bu iddiası, tümüyle havada kaldı. Önceki döneme göre küçük bir artış olsa da üye sayılarını artırmak için bakanlık ile ev hizmetlerinde çalışanlar üzerinde yoğunlaşmaya çalışan Hizmet-İş’in bu konuda istediğini elde edemediği anlaşıldı.
Hak-İş’in iktidar desteğiyle büyüdüğü hızla büyüdüğü işkollarına bakıldığında açıkça görülebilmektedir. En fazla üyeye sahip oldukları işkolları genel işler, sağlık ve sosyal hizmetler neredeyse toplam üye sayısının yarısını oluşturmaktadır. Buna kamu bankaları ile bakanlık personeli eklendiğinde Hak-İş’in üyelerinin büyük çoğunluğunun kamudan geldiği ortaya çıkmaktadır.
İşçi sendikaları istatistiğinin temel karakteristiği sendikalı işçi oranının düşüklüğüdür. Bu olumsuzluğu aşmanın tek yolu örgütlenme ve toplu sözleşme hakkının önündeki engellerin kaldırılmasıdır.
En temel haklara erişim dahi artık neredeyse olanaksız nitelemesiyle anılır olmuştur. Adalet sisteminin işlevselliği, iktidara göre karar veren mahkemelerin varlığı işçinin adalete olan güvenini de yerle bir etti. Tek seçenek örgütlü güç ile mücadele ve hakların alınması kaldı.
Tekil işçi eylemleri ancak, gasp edilmek istenen ücretler, kıdem tazminatlarının kurtarılmasına katkı sağlayabiliyor. İşçi sınıfının büyük kısmı, uzayan davalar nedeniyle hakkını dava yoluyla aramadan uzaklaşıyor ve çoğunlukla ekonomik sıkıntıları nedeniyle işverenlerin tuzağına adeta kendini bırakıyor. Mücadeleleriyle öne çıkan sendikaların ise kurumsallaşması işkolu barajlarıyla engellenmeye çalışlıyor
Mücadele eden işçilerin ve sendikaların ihtiyaçlarına yönelik yeni bir inisiyatif merkezinin eksikliği ise her geçen gün kendini daha da gösteriyor.
Sendika.Org