Gültepe halkı, evli olduğu erkek tarafından katledilen Bedriye Karaçay için yürüdü
Gültepe halkı, evli olduğu erkek tarafından katledilen Bedriye Karaçay için yürüdü. "Erkek adalet değil gerçek adalet", "Bedriye'nin isyanıyız", "Kadın cinayetleri politiktir" yazılı dövizlerle yapılan yürüyüşte sık sık "Bedriye için adalet" sloganı atıldı

Kağıthane'de katledilen Bedriye Karaçay için taziye evinden yürüyüş düzenlendi.
Gültepeli kadınların çağrısıyla düzenlenen eylemde sık sık "Bedriye için adalet" sloganı atıldı.
Gültepe halkının yoğun bir şekilde katıldığı eylemde Bedriye Karaçay'ın annesi de kızının fotoğrafı ile birlikte yürüdü. "Erkek adalet değil gerçek adalet", "Bedriye'nin isyanıyız", "Kadın cinayetleri politiktir" yazılı dövizlerle yapılan yürüyüşün sonunda NEF binası önünde basın açıklaması yapıldı.

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
Komşumuz, mahalle arkadaşımız Bedriye, eşi tarafından şiddetle yaşamını yitirdi. Bir kez daha öfkeliyiz. Bir kez daha yas tutuyoruz. Ve bir kez daha haykırıyoruz: Kadın cinayetleri kader değildir, münferit değildir. Bu cinayetler, kadınların yaşam hakkını korumayan politikaların, cezasızlığın ve erkek egemen düzenin sonucudur.
Her kadın cinayetinin ardından aynı cümleleri duymaktan bıktık. "Aile meselesi", "kıskançlık", "öfke", "anlık tartışma"... Bunların hiçbiri bir kadının yaşamının elinden alınmasını açıklayamaz. Kadınların yaşam hakkı hiçbir gerekçeyle tartışılamaz.
Kadınları eve hapseden, yoksulluğa mahkûm eden, nafakayı hedef gösteren, şiddete karşı koruma mekanizmalarını etkisizleştiren, İstanbul Sözleşmesi'nden çekilen anlayış; erkek şiddetini cesaretlendiren zemini büyütmektedir. Kadınların yaşamını değil, sermayeyi merkeze alan politikalar, şiddetin üzerini örtmektedir.
Biz kadınlar olarak biliyoruz ki kadın cinayetleri yalnızca bir güvenlik sorunu değil; aynı zamanda eşitsizliğin, yoksulluğun, güvencesizliğin ve erkek egemen düzenin ürettiği siyasal bir sorundur. Bakın bir çevrenize. Yaksulluk dolu mahallemize bir bakın. Kadınların özgürce yaşayabildiği bir ülke, ancak eşitliğin, laikliğin, kamusal sosyal politikaların ve örgütlü mücadelenin güçlenmesiyle mümkündür.Bugün Bedriye için adalet isterken yalnızca bir davanın takipçisi olmayacağız. Kadınların yaşam hakkını savunmaya, erkek şiddetine karşı dayanışmayı büyütmeye ve her mahallede, her işyerinde kadınların yan yana güçlü olduğunu göstereceğiz. Bedriye için adalet demeye devam edeceğiz.
Bir kişi daha eksilmeye tahammülümüz yok.
Kadınları koruyan mekanizmalar etkin ve eksiksiz uygulanmalıdır.
Kadına yönelik şiddet davalarında cezasızlık politikalarına son verilmelidir.
Kadınların ekonomik ve sosyal olarak güçlenmesini sağlayacak kamusal politikalar hayata geçirilmelidir.
Şiddeti önlemeye yönelik sosyal hizmetler ve sığınaklar yaygınlaştırılmalıdır.
Bedriye'nin yaşamını elinden alan bu düzeni değiştirmek bizim elimizdedir. Acımızı öfkeye, öfkemizi örgütlü mücadeleye dönüştüreceğiz.
Bedriye için adalet!
Yaşamak istiyoruz!
Sendika.Org


