İstanbul'da vakıf üniversitelerinde akademik kıyımın yaşandığı yerlerden biri de Maltepe Üniversitesi oldu. 16 akademisyenin işten çıkarıldığı Maltepe Üniversitesi'nde Hukuk Fakültesi'nde çalışan bir araştırma görevlisi yaşadığı süreci Sendika.Org'a anlattı. İşten çıkarılan akademisyenlerin dördü Hukuk Fakültesi'nden. Akademisyenin aktardığı süreç diğer vakıf üniversitelerindekiyle de paralellik gösteriyor. Adeta bir şirket mantığıyla yönetim, öğrencilerin müşteri, akademisyenlerin ise maliyet kalemi olarak görülmesi...

İstanbul'da vakıf üniversitelerinde akademik kıyımın yaşandığı yerlerden biri de Maltepe Üniversitesi oldu. Toplamda 250'ye yakın akademisyenin işten atılma sürecinde üniversitelerin "müşteri bulamaması", "maliyetleri kısma zorunluluğu" gibi adeta bir şirketi andıran gerekçeler sunuldu.
16 akademisyenin işten çıkarıldığı Maltepe Üniversitesi'nde Hukuk Fakültesi'nde çalışan bir araştırma görevlisi yaşadığı süreci Sendika.Org'a anlattı. İşten çıkarılan akademisyenlerin dördü Hukuk Fakültesi'nden. Akademisyenin aktardığı süreç diğer vakıf üniversitelerindekiyle de paralellik gösteriyor. Adeta bir şirket mantığıyla yönetim, öğrencilerin müşteri, akademisyenlerin ise maliyet kalemi olarak görülmesi...
Son üç yılda öğrenci sayısının giderek düştüğünü ifade eden araştırma görevlisi, üniversite idaresinin bunda da sorumluluğu olduğunu ifade ederken şunları söyledi:
Öğrenci sayısının azalmasını gerekçe olarak sundular. Ama bu yeni bir durum değil. Üç dört yıldır zaten benzer bir durumun içindeyiz. Üstelik bunda üniversite idaresinin de payı var. 2023 yılında yüzde 50 burs programı kaldırıldı, yüzde 25 burs programı getirildi. Bunun üzerine ücretleri de çok yükseldi. Gerekçesi tahmin edilebilir bunun. Normalde eğitim dili İngilizceydi. Onu da esnettiler aynı dönemde. Böyle olunca fakültenin tercih edilme motivasyonları da zayıflamış oldu. Tabii YÖK'ün hukuk fakülteleri için getirdiği 100 bin barajı da etkili oldu.
Bunun yanı sıra üniversite yönetimi de oldukça sorunlu. Örneğin akşam saat 5'ten sonra kampüs adeta kararıyor. Hiçbir etkinlik, faaliyet yok. Üniversite yönetimi ders dışındaki faaliyetleri de desteklemiyor. Etkinlikler düzenlenmek isteniyor ama bu etkinlikler için hiçbir maddi imkan sağlanmıyor. Maddi imkanı geçtim, etkinlik salonuna çay-kahve koymaktan bile geri duruyorlar.
Kim niye tercih etsin zaten bu üniversiteyi?
Akademisyen, devamında işten çıkış sürecini de aktardı. Son üç yıldır akademisyenlere yönelik sürekli bir işten atma tehdidinin olduğunu ifade eden akademisyen, bir yandan önlerine mali sıkıntıların sürüldüğünü, bir yanan yeni personel alımı yapıldığını, sonrasında yeni alınan personelin de işten çıkarıldığını belirtti.
Öğrenci sayısındaki düşüşle birlikte her sene işten atılacağımız yönünde tehditler almaya başladık. İki sene önce üç araştırma görevlisi işten çıkarıldı. Bunların ikisi Medeni Hukuk alanındaydı. İdare bize şöyle dedi: "Her alanda bir kişi bırakacağız."
Ama daha sonra Medeni Hukuk alanından bir araştırma görevlisi bir de öğretim üyesi alındı. Ki bu vakitlerde de öğrenci sayısının azlığı sorunu çözülmemişti.
Bu sene yaşanan işten çıkarmalarda benimle birlikte yeni alınan kişi de işten çıkarıldı. Anlamlandırmak çok güç.
Akademisyen, işten atılmasına karşı hukuki süreç de başlatacağını aktardı.
İlgili haberler:
Sendika.Org