Burhaniye’de Körfez Emek Demokrasi Bileşenlerinin çağrısıyla bir miting düzenlendi. Üç binden fazla kişinin katıldığı mitingde doğa talanından kadına yönelik şiddete, CHP’ye yönelik saldırılardan yoksullaştırma politikalarına, NATO Zirvesi’nden hukuksuz yargı kararlarına kadar pek çok konuya değinildi

Burhaniye’de Körfez Emek Demokrasi Bileşenlerinin çağrısıyla bir miting düzenlendi. Üç binden fazla kişinin katıldığı mitingde “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Birleşe birleşe kazanacağız” ve “Hak, hukuk, adalet” sloganları sıklıkla atıldı.
Halkın yoğun ilgisini çeken mitingde, Burhaniye Belediye Başkanı Ali Kemal Deveciler, Gömeç Belediye Başkanı Melih Bağcı ve Emek Partisi milletvekili Sevda Karaca birer konuşma yaptılar. Ayrıca şair Haydar Ertem de şiirleriyle kürsüde yer aldı.
Körfez halkı Saray iktidarına karşı bir arada: “Halk unutmaz, hesap sorar”https://t.co/lbFuzc9EUQ pic.twitter.com/bdMW8sEtW5
— sendika.org (@sendika_org) June 14, 2026

Mitingde yapılan basın açıklamasında; “Tek adam rejimi, yıllardır; emeğimizi, doğamızı, haklarımızı, işçi sınıfının bedeller ödeyerek kazandığı kazanımlarını adım adım yok ediyor. Faşizm tüm uygulamalarıyla kurumsallaştırılıyor. Sorunlarımız ortak, öfkemiz ortak. Öyle ise tek adam rejimine karşı mücadelemizde ortak olmak zorundayız. Ayrışmadan, bölünmeden, birleşerek bu ceberut rejimi değiştireceğiz” denildi.
Açıklamada maden ve enerji projeleri uğruna yapılan doğa talanına değinilirken bu mücadelelerin desteklenmesi ve büyütülmesi çağrısı yapılarak “Havama, suyuma, toprağıma dokunma” dendi. Kadına yönelik şiddete ve cezasızlık politikalarına değinilirken “İstanbul Sözleşmesi’ni yok sayan düzeni biz de yok sayıyoruz. Biz kadınlar olarak buradayız. Hep vardık, hep olacağız” denildi.,

NATO Zirvesi de mitingin gündemindeydi. NATO için “bir cinayet şebekesinden, savaş aygıtından başka bir şey değildir” diyen Körfez halkı emperyalizme karşı mücadeleden vazgeçmeyeceklerini dile getirdi.
Mitingin bir diğer gündemi ise CHP’ye yönelik saldırılardı. Yapılan açıklamada “Butlan kararı CHP’ye yapılmış bir dizayn operasyonu olarak görmek çok masum kalır. Butlan halk muhalefetine atandı, yıllardır direnen laik, demokratik, bilimsel eğitim diyen Boğaziçi Üniversitesi’ne atandı. Butlan grevdeki işçiye atandı. İnsanca ücret talep eden emekliye atandı. Biz halk olarak mutlak butlanı tanımadığımızı buradan ilan ediyoruz. Butlanı da sultanı da kabul etmiyoruz” ifadelerine yer verildi.

Açıklama Gezi ve 15-16 Haziran direnişleri hatırlatılarak sonlandırıldı. Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
Artık bıçak kemiğe dayandı, sandık iradesi hukuk aracılığıyla yerle yeksan edildi. Ama bir bildiğimiz var; son çare sandık olmadığı gibi tek çare de sandık değil. Alanlar, meydanlar, sokaklar yükselen halk muhalefetinin cephesidir. Gezi’yi yaratan halkımız, birikimiyle Gezi’yi aşan mücadelelere hazırdır.
…
15-16 Haziran kılavuzluğunda direniş için uyanış diyoruz. Tek adam iktidarına karşı tek yol, tüm muhalif güçlerin saraya ve faşizme karşı birleşik mücadelesinden geçiyor. Bugün saray adaletine karşı çıkılmazsa yarın çok geç olacak. Hukuk yok, demokrasi yok, seçme seçilme hakkı yok; ama biz varız. Birlikte varız. Güçlerimizi birleştirirsek ses getiremeyeceğimiz hiçbir şey yok. Bizler milyonlarız, onlar bir avuç. Onların saldırganlığı, vahşetleri bizlerin örgütsüz olmasından kaynaklanıyor. Öyleyse her alanda örgütlenerek ülkemize, halkımıza ve demokrasiye sahip çıkalım. Birleşelim; tek adam rejimini değiştirelim.
Sendika.Org