İzmir Varto Kültür ve Dayanışma Derneği, Ignis Enerji tarafından Muş Vatro ve Bingöl Karlıova’da yapılması planan JES projelerini şirketin Urla’da bulunan genel merkezi önünde protesto etti. Yapılan eylem sonrasında Sendika.Org’a konuşan İzmir Varto Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı AV. Ayhan Baytekin “Ülke topraklarının yabancı şirketlere, çok uluslu sermayelere peşkeş çekilmesinin önünde duracağız, durmaya devam edeceğiz” diyerek projeler iptal edilene dek mücadele edeceklerini belirtti

İzmir Varto Kültür ve Dayanışma Derneği, Ignis Enerji tarafından Muş Vatro ve Bingöl Karlıova’da yapılması planan JES projelerini protesto etti.
Şirketin Urla’da bulunan genel merkezi önünde yapılan eyleme İzmir Varto Kültür ve Dayanışma Derneği’nin yanısıra Halkevleri ve SOL Parti üyeleri de katıldı. Eylemde Türkçe ve İngilizce “Ignis topraklarımızdan defol, bu topraklar bizim! Jeotermal enerjiye hayır” pankartı açıldı.
Yapılan açıklamada yaşam savunucuları olarak bilimsel gerçeklere, anayasal haklara ve gelecek kuşaklara karşı sorumlulukları gereği bir araya geldiklerini belirtilerek yapılmak istenen JES projelerinin derhal iptalinin gerekliliği vurgulandı.
“Projeler yalnızca teknik yatırımlar değildir; toprağı, suyu, havayı, biyolojik çeşitliliği ve insan yaşamını doğrudan etkileyen müdahalelerdir.Varto ve Karlıova; zengin su kaynakları, tarımsal üretim alanları, yaylaları, endemik bitki türleri ve hassas ekosistemleriyle Doğu Anadolu’nun önemli yaşam havzalarındandır. Aynı zamanda bu bölgeler, aktif fay sistemleri üzerinde yer almakta olup, jeolojik açıdan son derece hassas alanlardır. Bilimsel araştırmalar, jeotermal faaliyetlerin yanlış planlanması ve denetlenmemesi halinde aşağıdaki riskleri ortaya çıkarabileceğini göstermektedir” ifadeleri kullanılarak JES projelerinin doğuracağı riskler şöyle sıralandı:
- Yer altı ve yüzey sularının ağır metaller ve kimyasal maddelerle kirlenmesi,
- Tarım topraklarında verim kaybı ve tuzlanma,
- Jeotermal akışkanlardan kaynaklanan hidrojen sülfür ve benzeri gazların hava kalitesini olumsuz etkilemesi,
- Endemik bitki ve hayvan türlerinin yaşam alanlarının tahrip edilmesi,
- Gürültü, toz ve altyapı çalışmaları nedeniyle kırsal yaşamın bozulması,
- Yetersiz reinjeksiyon uygulamaları sonucu yeraltı su sistemlerinin zarar görmesi,
- Jeolojik açıdan hassas bölgelerde sismik risklerin artmasına ilişkin kaygılar.

Anayasanın “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir” olan 56. maddesi hatırlatılarak bu hakkın şirketlerin ekonomik çıkarlarına feda edilemeceği vurgulandı. Ayrıca yenilebilir enerji karşı olmadıkları belirtilerek “Yaşamı tehdit eden, yerel halkın iradesini yok sayan, bilimsel kaygıları görmezden gelen ve ekolojik dengeyi riske atan projelere karşıyız” denildi. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
Soruyoruz:
– Bölge halkının açık rızası alınmış mıdır?
– Bağımsız bilim insanlarının görüşleri dikkate alınmış mıdır?
– Su kaynakları üzerindeki uzun vadeli etkiler kapsamlı biçimde değerlendirilmiş midir?
– Olası ekolojik tahribatın geri dönüşsüz sonuçlarına ilişkin güvence var mıdır?Bu soruların hiçbirine tatmin edici cevap verilmemiştir.
Buradan Ignis şirketine sesleniyoruz:
- Varto ve Karlıova halkının yaşam alanlarından elinizi çekin.
- Toprağı yalnızca ekonomik bir kaynak olarak gören anlayıştan vazgeçin.
- Doğa, şirket bilançolarında yer alan bir meta değildir.
Buradan kamu kurumlarına sesleniyoruz: Çevresel ve toplumsal etkileri bütüncül biçimde değerlendirin ve Varto ile Karlıova’da planlanan JES projelerini iptal edin.
Buradan Türkiye’nin dört bir yanındaki yurttaşlara ve uluslararası çevre hareketlerine sesleniyoruz:
Varto’nun ve Karlıova’nın mücadelesi yalnızca iki ilçenin meselesi değildir. Bu mücadele; suyun yaşam hakkı için, toprağın bereketi için, biyoçeşitliliğin korunması için, çocuklarımızın geleceği için verilen ortak bir mücadeledir. Bizler biliyoruz ki; Su yoksa yaşam yoktur, toprak yoksa gelecek yoktur, doğa yoksa insanlık yoktur. Bu nedenle bir kez daha kararlılıkla ilan ediyoruz:
Varto’da JES istemiyoruz!
Karlıova’da JES istemiyoruz!
Toprağımızdan, suyumuzdan ve doğamızdan ellerinizi çekin!
Yaşamı savunmaya devam edeceğiz.
Basın açıklaması “Havama, suyuma, toprağıma dokunma” ve “Ignis defol, bu memleket bizim” sloganları ile son buldu.

İzmir Varto Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı AV. Ayhan Baytekin
Yapılan basın açıklamasının ardınan Sendika.Org’a konuşan İzmir Varto Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı AV. Ayhan Baytekin, Varto ve Karlıova’da yapılamak istenen JES projelerini protesto etmek için bir araya geldiklerini yineleyerek “Ülke topraklarının yabancı şirketlere, çok uluslu sermayelere peşkeş çekilmesinin önünde duracağız, durmaya devam edeceğiz” dedi. Baytekin Sendika.Org’a yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
Varto’da, Karılova’da 39 gündür çadır eylemleri var. Halkımız orada hep bir arada, Karlıova’yla dayanışma içinde büyük bir mücadele yürütmektedirler. Gece gündüz oradalar. Biz bu mücadelemiz devam edecek, büyüyerek devam edecek. Varto’da büyük bir miting de yaptık bu anlamda, tepkimizi ortaya koyduk. Türkiye’nin dört bir yanında, Avrupa’da ve dünyanın dört bir yanında Varto’ya destek çığ gibi büyümektedir. Biz ulusal çapta da mücadelemizi büyütmek adına mücadelemizi devam ettireceğiz. Tüm örgütlerle birlikte bu mücadelemizi devam ettireceğiz.
Temel hedefimiz, Türkiye’nin tam bağımsız, kendi topraklarını kendisinin işleyebileceği bir duruma gelmesidir. Ülke topraklarının yabancı şirketlere, çok uluslu sermayelere peşkeş çekilmesinin önünde duracağız, durmaya devam edeceğiz. Bunun için mücadelemiz büyüyecek. Halkımız duyarlıdır ve bu proje iptal edilene kadar bizim mücadelemiz devam edecektir.
Mutlaka ama mutlaka biz sonuç alacağız. Topraklarımızı kurtaracağız, topraklarımızı koruyacağız. Gelecek nesillere, nasıl bize miras kaldıysa, biz de gelecek nesillere bunları aktaracağız. Bu konuda kararlıyız. Topraklarımızın korunması konusunda kesinlikle kararlıyız. Yaşam alanlarımızı koruyacağız. Yaşam alanlarımız sadece bizler için değil, kutsal mekanlarıyla, tüm habitatıyla, florasıyla, faunasıyla bir arada. O çeşitliliği, o zenginliği koruyacağız.
Orayı korursak ülkeyi korumuş olacağız. Bir yeri korursak ülkenin tamamını korumuş olacağız, insanlığı korumuş olacağız, dünyayı korumuş olacağız. Temel hedefimiz budur. Bu kutsal bir mücadeledir. Herkesi bu mücadeleye davet ediyoruz, bunu büyütmeye devam ediyoruz ve devam edeceğiz.
Sendika.Org/İzmir