Mersin'de NATO Ziresi protestosu sırasında gözaltına alınıp tutuklanan üyeleri için eylem yapan Halkevleri, "NATO defol demek suç değildir" dedi. Yapılan açıklamaya Mersin Emek ve Demokrasi Güçleri de destek verirken tutuklanan Elmas Kara ve Deniz Pazar'ın derhal serbest bırakılması istendi

Mersin'de Halkevleri üyeleri 8 Temmuz'da NATO Zirvesi Ankara'da devam ederken zirveyi protesto etmek için AKP Yenişehir İlçe Başkanlığı önüne gitmiş ve gözaltına alınan dört Halkevleri üyesinden ikisi tutuklanmıştı.
Mersin Halkevi tutuklanan üyeleri için Pozcu Koton önünde eylemdeydi. Yapılan eyleme Halkevleri üye ve yöneticilerinin yanı sıra Mersin Emek ve Demokrasi Güçleri'nin temsilcileri de destek verdi. Halkevleri GYK üyesi Ali Deniz Karahan, yaptığı açıklamada NATO Zirvesi için Ankara'da adeta hayatın felç edildiğini, zirve için gelenlere "hoş görünmek" adına 11 milyar lira harcandığını, savaş politikalarının konuşulacağı zirve için adeta bir "dikensiz gül bahçesi" inşa edilmeye çalışıldığını belirtti.
Mersin'de yapılan eylemde gözaltına alınan arkadaşlarının Emniyet'te de işkenceye maruz kaldığını söyleyen Karahan, "Arkadaşlarımıza ilk gün temel ihtiyaç olan su, şeker, hijyenik ped ulaştırmamız engellenmiştir. Gözaltı boyunca insanlık onuruna yakışmayacak muamele ile karşı karşıya kaldılar" dedi.
Mersinliler NATO tutsakları için sokakta: "Elmas'a, Deniz'e, memlekete özgürlük"https://t.co/JlX3SZBxQ0 pic.twitter.com/QVOLawLFrW
— sendika.org (@sendika_org) July 10, 2026
Karahan, yaptığı açıklamada tutuklanan Elmas Kara ve Deniz Pazar için şunları söyledi:
Elmas, bu kentin her mahallesini, her sokağında adımlayarak geçti. Katledilen her kadının yarım kalmış hikayesini bir daha hiçbir kadının hikayesi yarım kalmasının diye mücadelesinin bayrağına ekledi. Yasaklamaya çalıştıkları gökkuşağının renklerini onur yürüyüşünün sınır tanımazlığında dalgalandırdı. Hakları için direnen liman işçilerinin her gününe tanıklık edip seslerini kent meydanlarına taşıdı. Kentini, doğasını, emeğini, geleceğini savunanların büyüyen mücadelesine bir tuğla da o taşıdı. Yoksulluğa, cebimizdeki son kuruşa göz dikenlerin karşısına suçlu sizsiniz diye dikildi.
Enes Deniz, hiçbir zaman hayallerinin peşinden gitmekten Haksızlıkların karşısında hem dimdik durmaktan bir an olsun vazgeçmedi. Topraklarımıza gelecek işgalcilerin, işbirlikçilerin karşısına bu memleket bizim demek için dikildi. Üniversite hayallerini bu memleketin onurlu tarihi olan Mahirlerin, Denizlerin yolunda gençliğin mücadelesini yükseltmek için kurdu. 6.Filoyu denize döken Denizlerin bayrağını kampüslerinde dalgalandırmak için umudunu isyanına kattı. Öğrendiklerini çocuklarla buluşturmak, Okumuş İnsan Halkın Yanındadır demek için çıkacaktı bu yaz bu kentin yoksul mahallerine.
İşte bundan korkuyorsunuz, korkmakta haklısınız korkun. Bu ülkenin gerçek sahiplerinin sesini kısamazsınız. Mücadelemizi, dayanışmamızı dört duvar arasına sığdıramazsınız. Başları dik, yüzümüzden silemediğimiz gülümsememiz, sıkılı yumruklarımız size dert olsun. Elmas’ı, Deniz’i, Mesut’u ve tutsak tüm arkadaşlarımızı alacak kaldığımız yerden devam edeceğiz.
Karahan'ın ardından eylemde gözaltına alınıp serbest bırakılan Selda Şahin de söz alarak NATO'nun dünyanın dört bir yanında savaş suçları işlediğini hatırlatarak NATO'yu protesto etmenin suç olamayacağını belirtti. Trump'ın Epstein belgelerinde adının geçtiğini de hatırlatan Şahin, "İstismarcıları ülkemizde istemiyoruz" dedi.
Gözaltına alındıkları andan itibaren kötü muameleye maruz kaldıkları ifade eden Şahin, tüm tutuklama ve baskılara rağmen mücadeleden geri adım atmayacaklarını, Elmas'ı ve Deniz'i geri alacaklarını belirtti.
NATO Zirvesi protestosunda gözaltına alınıp serbest bırakılan Selda Şahin de eylemde söz aldı
"Elmas'ı, Deniz'i, Antalya Halkevi'nden Mesut'u alana kadar mücadelemiz sürecek. NATO uluslararası suç maknasıdır. NATO defol demek suç değildir"https://t.co/JlX3SZBxQ0 pic.twitter.com/nLy51kQohi
— sendika.org (@sendika_org) July 10, 2026
Sendika.Org