ETHA emekçisi gazeteciler Pınar Gayıp, Elif Bayburt, Müslüm Koyun ve Nadiye Gürbüz’ün 128 gündür tutuklu olması İstanbul’da prostesto edildi. Taksim Tünel’de bir araya gelen gazeteciler, yaptıkları açıklamada geçen beş aylık sürede iddianamenin dahi hazırlanmadığını belirterek “ETHA ve Atılım gazetesi gözaltı, tutuklama, tüm baskı ve engellemelere rağmen susmadı susmayacak” dedi

İstanbul’da basın emekçileri, 3 Şubat’ta Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) merkezli operasyonlarda gözaltına alınarak tutuklanan Etkin Haber Ajansı (ETHA) emekçisi gazeteciler Pınar Gayıp, Elif Bayburt, Müslüm Koyun ve Nadiye Gürbüz için Taksim Tünel’de bir araya geldi.
Yapılan prostesto eyleminde “Tutsak gazetecilere özgürlük! “Pınar’a, Elif’e, Müslüm’e, Nadiye’ye özgürlük” pankartı açılırken “Özgür basın susturulamaz” ve tutuklu ETHA emekçilerinin fotoğraflarının yer aldığı dövizler ile Atılım gazetesi taşındı.

Fotoğraf: Abdullah Tepeli
Eylemde tutuklu bulunan ETHA emekçilerinin hapishaneden gönderdiği mektup okundu. ETHA emekçilerinin gönderdiği mektup şöyle:
Sevgili dostlar, meslektaşlar
Şubat ayından bu yana haberlerimiz bahane edilerek tutsağız. Gerçeği haberleştirme ısrarımızı suç göstererek bizi yargılamaya çalışanlara inat içeride ve dışarıda gazeteciliği savunmaya devam ediyoruz.
4 aydır iddianamemiz hala ortada yokken bir tiyatrodan ibaret olan tutukluluk incelemesinde savunma yapmamız engelleniyor. Mahkeme yalnızca hakkımızda önceden verilen tutukluluk devam kararını okuyor.
Gazetecilere yönelik saldırılar günden güne artarken ne halkın haber alma hakkından ne de gerçeği haberleştirme ısrarımızdan bir milim geri adım atmayacağız. Kalemimizi emanet alıp haberlerimizi sürdüren tüm özgür basın emekçilerini selamlıyoruz.
Özgür basın susturulamaz!
Dayanışma ve sevgiyle

ETHA emekçisi Yeşim Tükel | Fotoğraf: Abdullah Tepeli
Mektubun ardından ilk sözü alan ETHA emekçisi Yeşim Tükel, ETHA emekçilerinin, ezilenlerin, Kürtlerin, Alevilerin, işçi sınıfının, kadınların, LGBTİ+’ların sesi olduklarını için tutsak olduklarını ifade ederek “Bugün arkadaşlarımız itirafçı düşkünlerin ‘Evet tanırım ETHA emekçisiydi, evet tanırım Atılım gazetesinde çalışıyordu’ beyanlarıyla tutsak. Biz diyoruz ki itirafçılara gerek yok, gizli tanıklara gerek yok; biz ETHA emekçisiyiz, biz Atılım gazetesinde çalışıyoruz, biz sosyalist gazetecilik yapıyoruz. Eğer bu suçsa biz bu suçun ortağıyız, bu suçu onurla işlemeye devam ediyoruz” dedi.
Tükel, gazetecilerin üzerindeki baskı, tutuklama, katletme terörünün sadece bu topraklara özgü olmadığını belirterek, “Suriye’de, cihatçı, soykırımcı HTŞ çetelerinin suçlarını teşhir ettiği için 18 Ocak’tan beri Eva Maria Michelmann ve Ahmet Polad arkadaşımız işkence ve tecrit altında tutsaklar. Sesimizi Elif, Nadiye, Müslüm, Pınar, Ahmet, Eva şahsında bütün tutsak gazeteciler için birleştirelim” dedi.
Ayrıca eylemde Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), Disk/Basın-İş , Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki ve EMEP Milletvekili İskender Bayhan’da konuştu.

Gazeteci Helin Özgün | Fotoğraf: Abdullah Tepeli
Açıklamanın Kürtçe metni gazeteci Helin Özgün, Türkçe metni ise gazeteci Eylem Nazlıer tarafından okudu.
Açıklamada 128 gündür gazeteciler hakkında iddianame hazırlanmadığı, sadece Müslüm Koyun’un mahkeme tarihinin belli olduğu belirtilerek “Biz biliyoruz ki arkadaşlarımız gazetecilik yaptıkları için tutuklandı. Çünkü onlar kadın mücadelesinin sesini duyurdu, ekoloji savunucularının emeğini görünür kıldı. Katliamları, yoksulluğu, direnişi ve halkın yaşadığı gerçekleri haberleştirdi. Cumartesi Anneleri’ni, Barış Anneleri’ni, direnen işçileri, adalet talebiyle meydanları dolduran gençleri, kadın ve LGBTİ+’ları kamuoyuna taşıdılar. Görülmesi istenmeyeni görünür kıldılar, duyulması engelleneni duyurdular” ifadeleri kullanıldı.
Gazetecilerin sadece tutuklanmadığı aynı zamanda iktidar medyası tarafından hedef gösterildiği ifade edilerek 1 Haziran’da Ethen Sarısülük anmasını takip ederken gözaltına alınan Mezopotamya Ajansı muhabiri Sema Bingöl’e dönük yürütülen linç kampanyasına tepki gösterildi. Ayrıca Nujinha’ya dönük saldılar kınanarak “Yayın faaliyetlerinin hedef alınması ve tehdit mesajlarıyla gazetecilerin susturulmak istenmesi kabul etmiyoruz. Kadınların sesi olan Nujinha ile dayanışma içindeyiz” denildi.

Gazeteci Eylem Nazlıer | Fotoğraf: Abdullah Tepeli
Açıklama şu ifadeler ile devam ettirildi:
Diyalog ve çözüm arayışında buluştuğu bu dönemde, başta Sema Bingöl olmak üzere Kürt gazetecileri hedef alan yayınlar kabul edilemez. Yetkilileri derhal harekete geçmeye, basın özgürlüğünü koruma sorumluluklarını yerine getirmeye çağırıyoruz.
Türkiye bugün dünyada en fazla gazeteci hapseden ülkeler arasında yer alıyor. Meslek örgütlerinin hazırladığı raporlara göre birçok gazeteci karakola imza verme, yurtdışı yasağı, ev hapsi gibi sistematik hale getirilen cezalandırma politikaları ile karşı karşıya.
Gazeteciliğin soruşturma, gözaltı ve tutuklama süreçleriyle baskı altına alınmasını kabul etmiyoruz. Bir kez daha ilan ediyoruz. Gazetecileri susturamazsınız! ETHA, Atılım gazetesi gözaltı, tutuklama, tüm baskı ve engellemelere rağmen susmadı susmayacak.
Bugün bir kez daha buradan ilan ediyoruz:
Meslektaşlarımız mücadelemiz sürecek. ETHA emekçileri Pınar, Nadiye, Elif ve Müslüm özgürlüklerine kavuşana kadar her yerde sesini yükseltmeye devam edeceğiz, arkadaşlarımız serbest bırakılsın. Tüm mahpus gazeteciler serbest bırakılsın. Yaşasın gazetecilik, yaşasın gazetecilerin dayanışması.
Sendika.Org, ETHA