Bugün 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’nin yayımladığı rapora göre İSİG Meclisi’nin kayıt tutmaya başladığı on üç yılda en az 862 çocuk hayatını kaybetti ve bu tablo son iki yılda daha da derinleşti

Bugün 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’nin yayımladığı rapora göre İSİG Meclisi’nin kayıt tutmaya başladığı on üç yılda en az 862 çocuk (her yıl 64-65 çocuk) hayatını kaybetti ve bu tablo son iki yılda daha da derinleşti. 2024 yılında 71, 2025 yılında 94 çocuk işçi çalışırken yaşamını yitirdi. Bu ay dördü tarım, biri ticaret, biri inşaat ve biri metal işçisi olmak üzere 7 çocuk işçi hayatını kaybetti.

MÜSİAD’ın düzenlediği 2014 Meslek Lisesi Çalıştayı raporundaki görüşler doğrultusunda şekillenen MESEM, 2016 yılında örgün eğitim kapsamına alındı. 2020 yılında MESEM programı öğrencileri fark derslerini alarak meslek lisesi diploması almaya hak kazandılar ve meslek liseleri bünyesinde MESEM sınıfları açılarak yaygınlık kazandı. 2021 yılında stajyer ve çırak ücretlerinin patronların sorumluluğundan alınıp İşsizlik Sigortası Fonuna bağlamasının ardından özellikle MESEM’li sayısında kitlesel bir artış yaşandı.
MESEM’lerde yoğunlaşan çocuk işçiliğinin nesnel zeminini yoksullaştırma ve eğitim sisteminin dışına itilme politikaları oluşturmaktadır. Yüzbinlerce çocuk eğitim adı altında bir gün okula dört gün işyerine gitmektedir. Pratikte ise işyerlerinde çalışma 5-6 gün ve 10-12 saate kadar çıkmakta ve Bakanın da izin verdiği üzere gece 23.00’a kadar ‘işi öğrenme bizzat işçi olarak çalışarak’ gerçekleştirilmektedir. Çocuklara verilen asgari ücretin üçte biri ila yarısı olan ücret ise (9-14 bin TL) işsizlik fonundan karşılanmakta, patronun cebinden en fazla (o da isterse) verdiği yemek ya da harçlık çıkmaktadır. Yani MESEM patronlar için ‘ücretsiz bir işgücü kaynağı’dır.
Bu uygulamanın son iki yıldır ortaokul düzeyine indirilmesi için adımlar atılmaya başlandı. 17 Ocak 2025’te Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelikle 5. ve 6. sınıflarda eğitim yılı süresince, 7. sınıfta ise eylül ayının son iş gününe kadar ortaokullardaki çocukların meslek ortaokullarına nakli yapılabilecek. Yani mesleki eğitim adıyla işçileştirme yaşı 10-11’e düşürülüyor.
2023 Ağustos’tan bugüne en az 20 MESEM’li çocuk işçi çalışırken yaşamını yitirdi.

İSİG Meclisi yayımladığı raporda çocuk işçiliği ile mücadeleye dair şu çağrıyı paylaştı:
11 Şubat 2025 tarihinde çıkardığımız raporda “Çocuk işçiliğine karşı her şehirde birlikte mücadele edelim. Bu noktada panel, çalıştay düzenlemekten basın açıklaması, miting yapmaya, ortak platformlar oluşturmaya vb. olan ihtiyaç hiç olmadığı kadar acil bir durumda. Hepimiz bu sorumluluğu almalı ve 2025 yılını gerçek anlamda Çocuk İşçiliği İle Mücadele Yılı haline getirmeliyiz. Biz üzerimize düşeni yapmaya hazırız…” demiştik. Gelinen noktada birçok etkinlik, çalışma vb. hayata geçirildi. Şimdi ise acil olan motor gücünü gençlerin (genç işçilerin) oluşturduğu hayata dokunan bir mücadelenin hayata geçirilmesidir.
Sanayide-tarımda-hizmette-inşaatta çocuk işçiliğine, paralı eğitime, mesleki eğitim adı altında kölece çalıştırılmaya, sanal bağımlılığa, uyuşturucuya, kumara, şiddete ve çetelere karşı mücadeleye!

Raporda mayıs ayına ait iş cinayetleri verileri de yer aldı. İSİG Meclisi’nin raporuna göre mayıs ayında en az 212 işçi hayatını kaybetti. Böylece 2026 yılının ilk beş ayında iş cinayeti sayısı (Ocak 155, Şubat 129, Mart 149, Nisan 190, Mayıs 212) 835’ye ulaştı.
Mayıs ayında ölenlerin yüzde 79’u işçi ve yüzde 21’i kendi nam ve hesabına çalışan çiftçi, esnaf vd. Yaz sürecine hazırlık için tarla, bahçe çalışması yaparken 32 çiftçi hayatını kaybetti… Yine kadın hareketinin bir talebi ve kazanımı olarak 2022 yılından bugüne, ev hanımı diye tabir ettiğimiz ücretsiz ev işçilerinin çalışırken ölümlerini (bu ay bayram temizliği nedeniyle 6 ölümle en görünür biçimi cam silerken düşme) kayıt altına alındı.
İlk sıradan 48 ölümle tarım/orman işkolu var. İkinci sırada 38 ölümle inşaat/yol geliyor. Üçüncü sırada ise 33 ölümle taşımacılık. İş cinayetlerine sektörel olarak baktığımızda ise sanayide 78 işçi, tarımda 48 işçi, hizmette 48 işçi ve inşaatta 38 işçi hayatını kaybetti.
Tarımda işçilerin neredeyse tamamı kayıtdışı çalışırken, çiftçilerin de çoğunluğu Bağ-Kur’a borçlanmış durumda. Sektörde orman işçileri, çobanlar, balıkçılar, tarım işçileri ve çiftçiler, besiciler, arıcılar, balıkçıların ölümleri sürüyor.
İnşaatlarda TOKİ, Emlak Konut, OYAK İnşaat, Rönesans Holding, Gülermak-Nurol-Makyol gibi kamu ve özel dev şirketlerin bina-altyapı projelerinde ölümler sürerken; deprem bölgesi ve büyükşehirler inşaat işçileri için bir cinayet mahalline dönüştü.
Son yıllarda hızla gelişen lojistik ve hizmet sektöründe ise trafik kazaları adı altında iş yetiştirme baskısı, uygun olmayan yollar, araçların gerekli bakımının yapılmaması vb. nedenlerle tır, tanker, kamyon, otobüs, kargo, taksi şoförleri ile moto kuryelerin ölümleri devam ediyor.
Genelde madenci hastalığı olarak bilinen cam, seramik sanayi ve dökümcülük gibi sektörlerde görülen, kamuoyunun kot kumlama işçilerinin (bir dönem de diş protez teknisyenlerinin) hastalık ve ölümleriyle bildiği silikozis; kuvars gibi kristal yapıdaki silika tozlarının uzun süre solunması sonucu akciğerlerde kalıcı hasara ve sertleşmeye (fibrozis) yol açan, tedavisi olmayan ölümcül bir meslek hastalığıdır.
Kot kumlamada silikozis 2009 yılında yasaklandı ama yüzlerce genç hastalığa yakalanmıştı ve sonraki süreçte de ölüm haberleri gelmeye devam etti, ediyor. 22 Mayıs’ta 40 yaşındaki Ferhat Gezer, Ankara’da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
4 Mayıs’ta yıllarca Ankara’da çalıştığı cam işleme atölyelerinde rodajlama (kesilen cam veya ayna kenarlarındaki keskinliğin, pürüzlerin ve girintilerin elmas taşlar yardımıyla tıraşlanarak pürüzsüz, güvenli ve estetik hale getirilmesi) yaparken hastalanan 43 yaşındaki işçi Köksal Sağlam; yine aynı şekilde abisi ile birlikte benzer bir süreç yaşayan 40 yaşındaki Zeki’de abisinin ölümünden 18 gün sonra 22 Mayıs’ta silikozis nedeniyle hayatlarını kaybettiler.
Güvencesizlik kıskacında olan işçi sınıfının en kötü durumda çalışmaya zorlanan bileşenlerinde birisi de göçmen işçilerdir. Mayıs ayında üçü Mısırlı, üçü Özbekistanlı, üçü Suriyeli, üçü Türkmenistanlı, biri Afganistanlı, biri İranlı, biri Kazakistanlı ve biri Senegalli olmak üzere 16 göçmen işçi hayatını kaybetti.
2024 yılı iktidar tarafından ‘emekliler yılı’ ilan edilmişti ancak gerçekler tam tersi. Yoksullaştırma politikalarının en çok vurduğu kesimlerden biri olan bu yaş çağındaki emekçilerin durumunu özellikle geçen yıl basında Ankara’daki yaşam koşullarına (kaldıkları oteller otogar, aç kalma, sigortasız çalışma nedeniyle emekli olamama ya da emekli maaşının yetmemesi) yer veren haberlerden takip ettik. Emeklilik hakkını kazanamayan ya da emeklilik hakkını kazandığı halde geçinemediği için inşaatlarda çalışan, tarlalarda çift süren, sokaklarda atık toplayan 50’li, 60’lı ve 70’li yaşlardaki işçiler düşerek, zehirlenerek, trafik kazasında hayatlarını kaybetmeye devam ediyor. Mayıs ayında da (tarımda yaz dönemine hazırlık yapan çiftçi ölümlerinin de etkisiyle) yaşlı/emeklilik çağındaki 71 işçi/emekçi hayatını kaybetti. (Mayıs ayındaki iş cinayetleri içinde oransal olarak baktığımızda yüzde 38.)
1 Mayıs günü ise 10 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. İşçilerin hikayeleri şöyle:
1- Mahir Buğra Karagön, 15 yaşında, MESEM Yiyecek İçecek Hizmetleri 10. sınıf öğrencisi, Hatay İskenderun’da stajyer olarak çalıştığı pastanede akşam sularında elektrik akımına kapıldı.
2- Hatice Başata, 56 yaşında, bir mobilyacıda aşçı, Aksaray Güzelyurt Ihlara Beldesi’nde işyerine ait arazide ağaç kesimi yapan işçilere yemek götürdüğü sırada kesilen kavak ağacı üzerine devrildi.
3- Yakup Yakar, 23 yaşında, tarım işçisi, Konya Emirgazi’de 17.00 sularında çalıştığı tarlada hareket halindeki traktörün römorkundan düştü.
4- Satılmış Gücükçavuş, 55 yaşlarında, orman işçisi, Kastamonu Araç Çavuş Köyü’nde ormanda kesilen ağaç üzerine devrildi.
5- Muhammed Kandöken, 46 yaşında, Sakarya Hendek’te Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni, mesleki eğitim programı için bulunduğu Rize’de programda fenalaştı.
6- Mahmut Turan, 33 yaşında, BİM İşçisi, Adana Sarıçam Hacı Sabancı OSB’deki zincir marketin deposunda tadilat nedeniyle boya yaparken kepçeyle taşınan demir profil üzerine düştü.
7- Hasan Ahmet Köksal, 22 yaşında, Gümüşhane Kelkit Yeni Sanayi Sitesi’ndeki işyerinde tiner döktüğü soba parladı.
8- İlker Topal, 49 yaşında, As Turizm çalışanı, Zonguldak Merkez 100’üncü Yıl Terminali’nde fenalaştı.
9/10- Kadir Ortataş, 40 yaşlarında, Bayram Demirhan, 45 yaşında, Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) taşeron işçileri, Çankaya’da 11.00 sularında kanalizasyon çalışması sırasında yokuştan geri kayan bir su kamyonunun altında kaldılar.
Sendika.Org