ESP önceki dönem Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü’nün yargılandığı dava İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Tümüklü, dosyada “suç” olarak sunulan eylemlerin meşruluğunu savundu. Mahkeme, Tümüklü’nün tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı 10 Eylül’e erteledi

3 Şubat’ta Ezilenlerin Sosyalist Partisi’ne (ESP) yönelik operasyonla tutsak edilen önceki dönem Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü’nün yargılandığı dava İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Tümüklü, mahkemeye Marmara Kapalı Hapishanesi’nden SEGBİS ile bağlanırken, duruşmayı Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) ve çok sayıda kurum temsilcisi takip etti.
Tümüklü savunmasına başlamadan önce duruşmaya takip etmeye gelenleri selamladı. Mahkemeye fiziken katılmak için başvuru yaptıklarını belirterek, “Tekli ring getirdiler, biz duruşmaya insan haysiyetine uygun bir biçimde getirilmek istediğimizi söyledik. Bir dayatmayla karşı karşıya kaldık” dedi.
Davanın siyasi bir dava olduğuna dikkat çeken Şahin Tümüklü, “Yıllardan beri önümüze benzer dosyalar geliyor. Rejim, karşı çıkan kuvvetleri bertaraf etmeye çalışıyor. CHP gibi düzen partileri de benzer saldırılarla karşı karşıya kalıyor” diye konuştu.
Tümüklü, son sekiz yılda ESP’nin çok sayıda saldırıyla karşı karşıya kaldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
Sayısız kez gözaltına alındım, sayısız kez tutuklandım. Son iki yılda çok daha özel bir saldırı dalgasıyla karşı karşıya kalıyoruz. Her yıl 10 Eylül yaklaşırken, her Kasım ayında bir soruşturma açılıyor, oradan bir operasyon geliyor. Hakkımızdaki soruşturmayı öğrenince soruşturmaya dair ifade vermek için dilekçe verdik. 10 gün geçmeden evimiz basıldı, kapılarımız kırılarak, işkenceyle gözaltına alındık.
“Amaç toplumda korku ve biat örgütlemek”
Tutuklanarak hapishanelere götürüldüklerinde “Geleceğinizi biliyorduk” denildiğine vurgu yapan Tümüklü, “Dosyada tutuklama olacağı önceden belliydi. Sorgu hakimliğine girdik, tek bir soru bile sorulmadı. Amaç toplumda bir korku, kaygı ve biat örgütlemek” dedi.
ESP önceki dönem Eş Genel Başkanı Tümüklü, dosyada partililerin duruşmalarına katılmanın yer almasına tepki göstererek, şu ifadeleri kullandı:
Genel başkanımızın duruşmasını takip etmişim. Orada polisler arkadaşlarımızın fotoğrafını çekecek, ‘Hakkında örgüt üyeliği dosyası olanların duruşmasına katıldınız’ denilecek. Biz bu duruşmalara katılıyoruz, duruşmalara çağrı yapıyoruz. Bunu açık bir şekilde yapıyoruz, bu bir hak. Bu rejimin yaratmak istediği belirsizlik, keyfilikle ilgili bir şey. Suçlanan biziz, suçlu olmadığını ispatlaması gereken de biziz.
Tümüklü, itirafçıların hakkında 12 Mart eylemine katıldığı yönündeki ifadelerine dair şunları söyledi:
Biz her yıl 12 Mart’ta Gazi’de yapılan anmaya katılıyoruz. Biz bayrağımızı açar, her sene yürürüz, bunu saklamıyoruz. Oraya binlerce kişiyle katılıyoruz. ESP’nin bayrağıyla katılınca suç oluyor. Suçsa o zaman gözaltına al! Neden almıyorsun, devlet vatandaşına tuzak mı kuruyor? Bu toplumda korku, baskı yaratmak için yapılıyor.
Şahin Tümüklü, itirafçılaştırma saldırısına dair şöyle konuştu:
İtirafçılık meselesi bir düşkünlük biçimi. Sizler de şahit oluyorsunuz, insanlar kaçırılıyor, tehdit ediliyor. Aileleriyle tehdit edilerek insanları düşkünleştirmeye çalışıyorlar. Bu insan ahlakına, vicdanına yönelik bir saldırı. Buna karşı tutum almak, karşısında durmak gerekiyor.
İtirafçılar, ‘tanırım, bilirim’ diyor; ESP bu ülkede eşitlik, adalet, sosyalizm mücadelesinde önemli bir yer tutuyor, son on yılda yüzlerce operasyonla karşı karşıya gelmiş. ‘Şahin Tümüklü’yü ESP’den tanırım’ diyor. Ben bu partinin eş başkanlığını yaptım, tabi ki tanıyacak.
Tümüklü, hapishaneden çıktığında mücadeleye devam edeceğini vurgulayarak, “Çıkınca yine bu eylemlere katılacağız. Burada söylüyorum: Çıkarsam, 15-16 Haziran’da işçi eylemlerine gideceğim, 20 Temmuz’da Suruç oturumuna gideceğim, 7-8 Temmuz’da NATO Zirvesi’ne karşı eylemlere katılacağım” diye konuştu.
Tümüklü, “Siyasi bir parti varoluş zorunluluğu olarak eylem yapar, propaganda yapar ki örgütlensin. Biz toplumda özgürlük, eşitlik isteyenlerin, kadın özgürlük mücadelesinin yanındayız. Ben bir sosyalistim. Bu mücadelenin her alanında yer almaya çalışıyoruz” dedi.
Şahin Tümüklü, “İddianamede, Şahin Tümüklü’den Şahin Tümüklü’ye para gönderilmiş, diyor. Bir hesabımdan başka bir hesabıma para aktarmışım” diyerek dosyadaki ciddiyetsizliğe dikkat çekti.
Şahin Tümüklü “Sokağa çıkmak, eşitlik adalet mücadelemi devam ettirmek istiyorum. Bu nedenle tahliyemi talep ediyorum” dedi.
Duruşmada dinlenen itirafçı tanık M.T, önceki ifadesinin doğru olmadığını söyledi. M.T, “Fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldım, bana birtakım kağıtlar imzalattılar. Hapishanede zorla tekli hücreye götürüldüm, günlerce ailemle ve avukatımla görüştürülmedim. Zorla bana dilekçe yazdırıp emniyete götürdüler, böyle ifade vermemi istediler” dedi.
Savcı tutukluluğun devamını talep etti.
Mahkeme, tutukluluğun devamına karar vererek duruşmayı 10 Eylül 2026’ya erteledi.
Sendika.Org, ETHA