Bolivya’da mayıs ayının başından beri süren isyan karşısında sağcı hükümet OHAL ilanının önünü açan yasa tasarısını meclisten geçirdi. İsyancılar ise ordu tehdidine rağmen barikatları kaldırmayacaklarını ilan ederken oksijen, ilaç, hastane malzemeleri, ambulanslar, hastalar ve acil vakaların geçişine izin vermek üzere insani yardım koridorları açacağını duyurdu

Bolivya’da mayıs ayının başından beri süren isyan karşısında sağcı hükümet OHAL ilanının önünü açan yasa tasarısını meclisten geçirdi. Akaryakıt sübvansiyonlarının kaldırılması, akaryakıt kıtlığı, döviz krizi ve enflasyondaki ivmeli artış, kemer sıkma ve bunlara bağlı derinleşen yoksulluğa karşı Bolivyalılar yurt genelinde yol kapatma eylemleri ve genel grevle hayatı durdurdu.
Bolivya Temsilciler Meclisi, dün olağanüstü halleri düzenleyen bir yasa tasarısını onayladı. Onaylanan tasarıyla isyan bastırma faaliyetine ordunun müdahil olmasının önü açıldı. Yasa, olağanüstü halin bir Yüksek Kararname ile ilan edilmesi gerektiğini ve en fazla 90 gün yürürlükte kalabileceğini belirlemektedir. Bu sürenin ötesinde herhangi bir uzatma için yasama organının onayı gerekecektir.
Yasa ayrıca, OHAL sürecinde isyancıların sekiz saate kadar geçici olarak gözaltına alınmasına izin vermekte olup, bu sürenin sonunda söz konusu kişilerin ilgili makamların önüne çıkarılması gerekmektedir.
Yasa ile birlikte haklarında adli işlem başlatılan polis, asker ve diğer kamu görevlilerinin yargılanmasında devletin hukuki temsil sağlamasının da önü açılıyor.

Yol kapama eylemleri hayatı felç edince toplumsal kriz de derinleşti. Büyük şehirlerde gıda, yakıt ve kamu sağlık merkezlerindeki tıbbi malzeme konusunda ciddi kıtlıklar yaşandı. Ancak eylemlerdeki öncü gruplardan olan Bolivya İşçi Merkezi (COB), dün oksijen, ilaç, hastane malzemeleri, ambulanslar, hastalar ve acil vakaların geçişine izin vermek üzere insani yardım koridorları açacağını duyurdu; ancak devam eden barikatları kaldırmayı ya da Katolik Kilisesi, Başkan Yardımcısı ve Ombudsman Ofisi tarafından çağrısı yapılan müzakere görüşmelerine katılmayı reddetti.
Sağcı Devlet Başkanı Rodrigo Paz’ın neoliberal politikaları Bolivyalıları isyan ettirdi. Kemer sıkma politikaları ve akaryakıt krizine karşı Bolivyalılar yol kesme eylemleri yaptı.
Bolivya Karayolları İdaresi’nin 31 Mayıs’taki raporuna göre, altı bölgedeki yollarda 89 aktif barikat noktası bulunuyordu. En çok etkilenen bölgeler, ana otoyolların hâlâ kesik kaldığı ve ulaşımın ciddi şekilde aksadığı La Paz, Cochabamba, Chuquisaca, Oruro, Potosí ve Santa Cruz’dur. La Paz, protesto hareketinin merkezi ve en ağır etkilenen bölge olarak öne çıktı.
Karayolları İdaresi’nin bildirdiğine göre, Batı Bolivya’yı, vadileri ve doğu ovalarının bir kısmını birbirine bağlayan ana karayolları hâlâ tamamen kesik durumda. Beni, Pando ve Tarija’da bazı güzergâhlarda araç kısıtlamaları, zorunlu sapmalar ve enkaz temizleme çalışmaları da dahil olmak üzere, ulaşım sadece kısmen sağlanabiliyor.
Yol kesme eylemlerinin yanı sıra işçilerin grevleri de hayatı durduran bir diğer faktör oldu. La Paz ve El Alto, süresiz şehir içi ulaşım grevi ve benzin istasyonlarındaki ciddi yakıt sıkıntısı nedeniyle yaşam neredeyse tamamen felç olmuş durumda. Ulaşım sendikaları, hükümetle yapılan önceki anlaşmalara uyulmadığı için grevi sürdürdüklerini belirtiyor. Başlıca talepleri arasında, ithal benzinin kalitesiz olduğu iddiasıyla filo motorlarında meydana gelen mekanik hasar için ekonomik tazminat ve devlet üniversitesiyle koordineli olarak haftalar önce vaat edilen teknik raporların derhal yayınlanması yer alıyor.
Akaryakıt sübvansiyon düzenlemesina karşı başlayan isyan, hızla siyasal talepleri de üretti. Devlet Başkanı Rodrigo Paz’ın istifası isyanın temel talebi haline geldi. Devlet Başkanı Rodrigo Paz’ın istifasının istendiği isyan sürecinde şu ana kadar Çalışma Bakanı Edgar Morales, Savunma Bakanı Marcelo Salinas ve Eğitim Bakanı Beatriz Garcia istifa etti.
Bolivya’daki yol kesme eylemlerinin yarattığı kesintinin etkileri sadece ülke içiyle sınırlı değil. Tedarik ağlarında yaşanan aksama, ülke içindeki krizi derinleştirdiği gibi bölgesel ticaret koridorlarını ve And Dağları ile Güney Koni rotaları üzerindeki tedarik zincirini etkilediği için Bolivya’nın ötesinde de önem arz etmektedir.
Komşu devletler ve sınır ötesi ticaret, nakliye gecikmeleri, fiyat baskıları ve göç basıncıyla krizin etkilerinin katmerleneceği ifade ediliyor.
ABD ise sağcı Rodrigo Paz hükümetine açık destek veriyor. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, sosyal medya platformu X’te “Bolivya, bölgedeki uyuşturucu teröristlerinin hakimiyetindeki eski statükonun geri dönmesine izin vermemelidir” diye yazdı.
“Amerika Kalkanı” adlı bölgesel ittifak da, Bolivya hükümetini devirmeye yönelik devam eden girişimler olarak nitelendirdiği olayları kınayarak, mevcut kriz konusunda Washington’un tutumuna uyumlu bir tavır sergiledi.
Paz ise eski Devlet Başkanı Evo Morales’i destekleyen isyancıları tehdit ederek Morales’e güvenmemelerini söyledi. Morales’in “narkoterör” bağlantıları olduğunu iddia eden Paz, “Halkı, adli sorunlarından kendini korumak için bir merdiven olarak kullanıyor” dedi. Morales ise bu suçlamaları reddederek “Şimdi yine ‘narkoterörizm’ söylemine başvurarak toplumsal protestoları damgalamaya ve demokrasi, egemenlik ve doğal kaynaklarımızı savunanların meşru taleplerini itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar” diyerek yanıt verdi.
Kaynak: teleSUR English