Karadeniz Teknik Üniversitesi öğrencisi İlayda Zorlu, polisin ailesini arayıp “Kızınız 8 Mart’a, eylemlere katılıyor” diyerek provoke etmesi sonucu aile baskısı ve tehditleriyle hayattan koparıldı. Zorlu’nun ölümüne dair gün gün gelişmeler…

Karadeniz Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğrencisi İlayda Zorlu, Hatay Kırıkhan’daki aile evinde polis babasının beylik tabancasından çıkan kurşunla hayatını kaybetti. Yerel basın ve ajanslar 18 yaşındaki üniversiteli genç kadının ölümünü, önce “kaza” sonra da “intihar” diyerek duyurdu.
İlk haberlere göre “baba Bekir Zorlu ve anne, 17 Nisan cuma akşam saatlerinde Özyörükler Mahallesi’ndeki deprem konutlarında bulunan evlerine vardıklarında kızlarını kendisini göğsünden vurmuş halde buldu” ve ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan İlayda kurtarılamadı.
Akşam saatlerinde intihar ettiği söylenen İlayda, o gün 17.00 sularına kadar arkadaşlarıyla iletişim halindeydi, Emniyet’in aileye açtığı bir telefonun ardından babasından ağır baskı gördüğünü, evden kaçmak istediğini yoksa intihar etmek zorunda kalacağını söylüyordu.
Zorlu’nun hayattan koparılmasının ardından üniversiteliler başta olmak üzere muhalefetin çeşitli kesimleri Zorlu’ya sahip çıktı. Türkiye’nin dört bir yanında üniversiteliler, kadınlar sokağa çıktı. Sendikalar açıklamalarla Zorlu’nun katledilmesine tepki gösterdi. Milletvekilleri soru önergeleriyle konuyu Meclis gündemine taşıdı. Muhalefetin her kesimi Emniyet’in “aile aramalarının” sonlandırılmasını, İlayda Zorlu’nun ölümünün aydınlatılmasını, sorumluların açığa çıkarılmasını ve hesap vermesini talep ediyor.
Polisler üniversitelilerin ailelerini ilk kez aramıyor. Ankara’da Öğrenci Kolektifleri bu aile aramalarına karşı Sakarya Meydanı’nda bir basın açıklaması yapmıştı. Eyleme “Suçlarımızı itiraf ediyoruz” diyerek çağrıda bulunan Öğrenci Kolektifleri, “Parasız eğitim, nitelikli beslenme haktır”, “KYK yurtları yetersiz, niteliksiz ve güvenliksiz” dedikleri, her gün kadınlar katledilirken ve yakın zamanda da katledilen İkbal ve Ayşenur için sokaklarda seslerini yükselttikleri ve “Okumuş insan halkın yanındadır” diyerek yoksul mahallelerde çocuklara dersler verdikleri için ailelerinin arandığını ifade etmişti.
Öğrenci Kolektifleri, karşı karşıya bırakıldıkları koşullar karşısında mücadele etmeye devam edeceklerini; eğer bunlar suç ise suçlarını kabul ederek bu suçu işlemeye devam edeceklerini söylemişti.
İlayda Zorlu haberleri:
Sendika.Org