Aile-polis şiddetiyle yaşamdan koparılan İlayda Zorlu için İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi’nde yapılan yürüyüşe ÖGB ve polis saldırdı. Saldırılara kırmızı ve mor boyalarla karşılık veren üniversiteliler, polis ve ÖGB engeli aşarak Hukuk Fakültesi’nin önüne yürüdü ve burada basın açıklaması yaptı

Karadeniz Teknik Üniversitesi öğrencisi İlayda Zorlu, polisin ailesini arayıp “Kızınız 8 Mart’a, eylemlere katılıyor” diyerek provoke etmesi sonucu aile baskısı ve tehditleriyle hayattan koparıldı. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi’nde üniversiteliler, İlayda Zorlu için Merkez Yemekhane önünden Hukuk Fakültesi’nin önüne yürüdü.
Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencileri İlayda Zorlu için eylemde
“Devlet-aile-polis işbirliğinde yaşanan şiddetle İlayda bizlerden koparıldı. ‘Aile aramaları hukuksuzdur’ dedik, bize ‘Güçlü aile-güçlü gelecek’ dediniz. Bu mu güçlü aile, bu mu güçlü gelecek? İlayda’nın kanı… pic.twitter.com/Wa0m7zqIMF
— sendika.org (@sendika_org) April 22, 2026
ÖGB ve polis yürüyüşü engellemeye çalıştı, engelleme girişime karşı kırmızı ve mor boya atan üniversiteliler, yürüyüşe devam etti. Ayrıca yürüyüş esnasında geçtiğimiz haftalarda Edebiyat Fakültesi’nde yapılmak istenen ve üniversitelilerin tepkisiyle engellenen Aile Sempozyumu ve polisin aile aramaları teşhir edildi.
İlayda Zorlu için yürüyen Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencileri, polis ve ÖGB tarafından engellenmeye çalışıldı
Engellenme girişimine rağmen yürüyüşü sürdüren üniversiteliler, mor-kırmızı boya ile cevap verdi
“İlayda Zorlu isyanımızdır!”https://t.co/yT7clKzhX7 pic.twitter.com/Lx9wXGLwdJ
— sendika.org (@sendika_org) April 22, 2026
Hukuk Fakültesi’nin önünde yapılan açıklamada İlayda Zorlu’nun ölümüne giden süreçte yaşananlar hatılatılarak “Arkadaşımız, yoldaşımız İlayda Zorlu’nun katledilmesi, bu ülkede gençliğe yönelen çok katmanlı baskı rejiminin, devlet aklıyla örülen korku siyasetinin ve sistematik hedef göstermenin en ağır, en geri dönülmez sonuçlarından biridir. Bu bir ‘kaza’ değildir. Bu bir ‘intihar’ değildir. Bu, doğrudan doğruya politik bir cinayettir. İlayda, devletin yarattığı ve beslediği şiddet düzeni içinde, devlet eliyle katledilmiştir” denildi.
“Bugün Türkiye’de iktidar, yalnızca toplumsal muhalefeti bastırmayı değil; aynı zamanda geleceği temsil eden gençliği denetim altına almayı, dönüştürmeyi ve itaatkâr hale getirmeyi hedeflemektedir. Bugün Türkiye’de üniversiteliler; yalnızca eğitim hakkını savunduğu, yalnızca eşitlik talep ettiği, yalnızca geleceksizliğe itiraz ettiği için sistematik olarak hedef haline getirilmektedir. Gençliğin en meşru talepleri dahi ‘suç’ olarak yaftalanmakta, mücadele eden öğrenciler açıkça fişlenmekte, polis eliyle aileler aranarak gençler hakkında asılsız ithamlarda bulunulmaktadır. Bu politikalar tesadüfi değildir; bilinçli bir pasifikasyon stratejisidir… Açıkça söylüyoruz: Bu cinayetin sorumluları bellidir. Gençliği düşmanlaştıranlar, öğrencileri ‘tehdit’ olarak gösterenler, aileleri arayarak korku yayanlar, bu politikaları üreten ve uygulayanlar bu cinayetin asli failleridir. İlayda’nın yaşamını elinden alan bu düzenin kendisidir. Bugün İlayda için, yarın yaşam hakkı tehdit altında olan tüm gençler için mücadele ediyoruz. Bizler bu cinayeti unutmayacağız. İlayda’yı unutturmayacağız, intihar denilerek üstünün kapatılmasına izin vermeyeceğiz. Hiçbir arkadaşımızın mücadele ettiği için devletin sistematik baskısına maruz kalmasına sessiz kalmayacağız. Hukuksuzca aile araması yapıp yalana dayalı provokatif bilgiler veren polisler, polislere bu talimatı verenler; İlayda’ya baskı ve şiddet uygulayan, ölümüne neden olan silahın sahibi babası yargılanıp, hesap verecek” ifadelerinin kullanıldığı açıklama şu talepler sıralandı:
Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencileri, Hukuk Fakültesi önünde İlayda Zorlu için açıklama yaptı:
“Bu cinayetin sorumluları bellidir; gençliği düşmanlaştıranlar, öğrencileri “tehdit” olarak gösterenler, aileleri arayarak korku yayanlar, bu politikaları üreten ve uygulayanlar bu… pic.twitter.com/7aex3v3CVg
— sendika.org (@sendika_org) April 22, 2026
Karadeniz Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğrencisi İlayda Zorlu, Hatay Kırıkhan’daki aile evinde polis babasının beylik tabancasından çıkan kurşunla hayatını kaybetti. Yerel basın ve ajanslar 18 yaşındaki üniversiteli genç kadının ölümünü, önce “kaza” sonra da “intihar” diyerek duyurdu.
İLAYDA ZORLU’YA NE OLDU: GÜN GÜN GELİŞMELER
İlk haberlere göre “baba Bekir Zorlu ve anne, 17 Nisan cuma akşam saatlerinde Özyörükler Mahallesi’ndeki deprem konutlarında bulunan evlerine vardıklarında kızlarını kendisini göğsünden vurmuş halde buldu” ve ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan İlayda kurtarılamadı.
Akşam saatlerinde intihar ettiği söylenen İlayda, o gün 17.00 sularına kadar arkadaşlarıyla iletişim halindeydi, Emniyet’in aileye açtığı bir telefonun ardından babasından ağır baskı gördüğünü, evden kaçmak istediğini yoksa intihar etmek zorunda kalacağını söylüyordu.
Zorlu’nun hayattan koparılmasının ardından üniversiteliler başta olmak üzere muhalefetin çeşitli kesimler Zorlu’ya sahip çıktı. Türkiye’nin dört bir yanında üniversiteliler, kadınlar sokağa çıktı. Sendikalar açıklamalarla Zorlu’nun katledilmesine tepki gösterdi. Milletvekilleri soru önergeleriyle konuyu Meclis gündemine taşıdı. Muhalefetin her kesimi Emniyet’in “aile aramalarının” sonlandırılmasını, İlayda Zorlu’nun ölümünün aydınlatılmasını, sorumluların açığa çıkarılmasını ve hesap vermesini talep ediyor.
Sendika.Org