Yargıdan ret gelince bakanlık yetişti: Sinpaş’ın Kızılbük projesi için yaptığı ÇED başvurusuna onay

Marmaris'in Kızılbük beldesinde Sinpaş Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı'nın (GYO), otel ve devre mülk projesine ilişkin yaptığı ÇED başvurusunu kabul eden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı “Halkın Katılım Toplantısının” 23 Eylül'de yapılacağını duyurdu.

Yargıdan ret gelince bakanlık yetişti: Sinpaş’ın Kızılbük projesi için yaptığı ÇED başvurusuna onay

Marmaris Ekolojik Mücadele Komitesi, Kızılbük beldesinde Sinpaş Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı’nın (GYO), otel ve devre mülk projesine ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yaptığı Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) başvurusuna ilişkin açıklama yaptı.

Bakanlığın temyiz süreci devam ederken, şirketin 6 Eylül’deki ÇED başvurusunu kabul ettiğini ve yangından mal kaçırırcasına 23 Eylül’de “Halkın Katılım Toplantısının” yapılacağını ilan ettiğini belirten komite, “Aynı Bakanlık, tüm bu hukuksuz uygulamaları ilettiğimiz ve verdiği ÇED kararını mahkeme sonucunu beklemeden iptal etmesini talep ettiğimiz dilekçemize bugüne değin cevap vermezken yangından mal kaçırırcasına takındığı bu tavır ile adında yer alan “Çevre ve İklim Değişikliği” kavramlarını unutup müteahhitlerin şehircilik anlayışına yönelik bakanlık faaliyetinde bulunduğunu bir kez daha gösterdi” dedi.

Bakanlığın ismine sonradan eklenen “İklim Değişikliği” kavramını tümüyle yanlış anladığını belirten komite, bakanlığın görev alanının doğanın, yaşamın korunması üzerine değil tam tersine doğanın yok oluşunu hızlandıracak projelerin desteklenmesi üzerine kurgulandığını ifade etti.

“Bu şirkete daha ne kadar göz yumacaklar merak ediyoruz”

Milli parkın Sinpaş’ın işgali altında olduğunu ve halkın milli parka girişinin hala engellendiğini belirten komite şu açıklamayı yaptı:

Bu güne kadar inşaat yasağı ve mahkeme kararı dinlemeden çalışmaya devam eden, milli parkta dinamit kullanan, kıyı kanununa aykırı olarak kıyıda yapılaşma yapan, kıyıyı dolduran, kıyıya yol açan, ekosistemi geri döndürülemez biçimde tahrip eden, kendi plan tanıtım dosyasındaki çalışan personel ve makine sayılarına aleni uymayan, denizimizi kirleten ve bilirkişi raporu ile kendine ait olmayan 25 dönüm milli park alanını tahrip edip yol açtığı (bugün bu tahribat belki de 50 dönüme çıkmıştır) ispatlanmış, milli parkı bugün dahi işgal edip halkı milli park alanına sokmayan şirkete Bakanlık neden bu kadar hızlı ve yol açıcı davranıyor. “Çevresel Etki Değerlendirme Raporu”için ortada değerlendirmeye alınacak bir doğa ve ekosistem bırakmayan bu şirkete daha ne kadar göz yumacaklar merak ediyoruz. Şirket avukatı zaten bilirkişi incelemesinde yapılan hukuksuz uygulamalar için masada bulunan hâkimin önünde “keserler cezasını iptal ettiririz, ettiremezsek öderiz” diyebilmiş ve bugüne kadar inşaat da bu düsturla çalışmaya devam etmişken Valilik ve Bakanlık düzeyinde buna ne kadar müsaade edilecektir. Gerçekten çok merak ediyoruz.

“Çevre Bakanlığının çevreden anladığı nedir?”

Marmaris’teki doğa tahribatının gözler önünde işlenmesine rağmen bakanlığın bu ekoyıkım projesinin önünü açmak için neden bu kadar istekli davrandığını anlamadıklarını belirten komite şunları sordu:

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın görevini yerine getirmesi için ne büyüklükte bir ekokırıma ihtiyacı var?

Ekokırım hangi boyuta ulaşınca varoluş nedenini hatırlayacak?

Milli Park halen Sinpaş’ın işgali altında, halkın milli parka girişi hala engelleniyorken ve alan mermer ocağına dönmüş durumdayken bu acele ve destek neden?

Marmaris ve İçmeler yaşayanlarına proje ile ilgili görüşünü en başında sormayan, dosya üzerinden onay veren bakanlık 23 Eylül’deki “Halk Katılım Toplantısında”; “Kurumumuzun göz yumması sonucu ortaya çıkan geri döndürülemez bu doğa yıkımını, kıyının morfolojisinin değişmesini, nadir türlerin yok olmasını alın sineye çekin ve kabul edin mi diyecek?

Yaşanan sürecin çevre mücadelesinin ötesine geçip bir hukuk/adalet mücadelesine dönüştüğünü vurgulayan komite, “Bu süreçte imza sahiplerinin o toplantıyı yapmaya yüzleri olmadığını hayatları boyunca unutmayacakları savunmalarımızla Marmaris yaşayanları olarak dimdik orada olacağız. Koltuklar gelir geçer ama biz burada varız ve var olmaya da devam edeceğiz” dedi.

Ne olmuştu:

Kızılbük beldesinde Sinpaş GYO tarafından yapımına devam edilen “Marmaris Kızılbük Resort Otel ve Devremülk” projesi için valiliğin verdiği “ÇED gerekli değildir” kararının iptali için Marmaris Kent Konseyi mahkemeye başvurdu. İtirazın yanı sıra Marmaris kent Konseyi ve yaşam savunucuları, projenin iptali için kararlı bir mücadeleye girişti.

Yapılan itiraz başvurusunda, projenin Marmaris Milli Parkı içinde kaldığı ve milli parkın Milli Parklar Kanunu ile koruma altında olmasından ötürü park içindeki altyapı sorunlarının çözülmeden “ÇED gerekli değildir” kararı verilmesinin uygun olmadığı belirtildi. Muğla 3. İdare Mahkemesi, 4 Ağustos’ta projenin otel ve konut projelerini bir arada kapsamasından dolayı “ÇED gerekli değildir” kararını iptal etti.

Mahkeme kararına rağmen Sinpaş GYO, inşaata devam ederken “Danıştay henüz kararını vermedi” şeklinde açıklama yaptı. Ancak yaşam savunucularının mücadelesi, yüksek yargıdan da kararı çıkarttı. Danıştay, Sinpaş ve Kızılbük G.Y.O.’nun Marmaris’teki  devremülk projesine ilişkin yürütmeyi durdurma taleplerini oybirliğiyle reddetti

Sinpaş/Kızılbük GYO kendi talebi ile başlattığı temyiz süreci henüz sonlanmadan 6 Eylül’de ÇED’e başvurdu. Bakanlık 8 Eylül’de ÇED sürecini başlatıp aynı gün “Halk Katılım Toplantısının” 23 Eylül’de yapılacağını ilan etti.

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur