Öğretmenlik Meslek Kanunu Teklifi komisyonda: Kanun ne getirecek?

Öğretmenlik Meslek Kanunu teklifi Meclis'e sunuldu. Milli Eğitim Şûrası'nın ardından gündeme gelen ve tartışma konusu olan kanun ne içeriyor?

Öğretmenlik Meslek Kanunu Teklifi komisyonda: Kanun ne getirecek?

Öğretmenlik Meslek Kanunu teklifi Meclis’e sunuldu. Teklifin Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu’ndaki görüşmleri de başladı. Öğretmenlik mesleğini aday öğretmen, öğretmen, uzman öğretmen ve baş öğretmen gibi “kariyer basamaklarına” ayıracak teklife yönelik Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası (Öğretmen Sendikası) tepki göstermişti. Öğretmenlik mesleğinin asli sorunlarına çözüm olmayacağını ifade eden sendikalar, statü farklılaştırılmalarıyla öğretmenler arasındaki eşitsizliğin ve rekabetin artacağını belirtiyor. Sendikalar dün sosyal medya üzerinden teklifin geri çekilmesi talebiyle bir kampanya da yaptılar.

Öğretmenlik Meslek Kanunu ne getirecek?

Milli Eğitim Şûrası’nın ardından gündeme gelen ve tartışma konusu olan kanun ne içeriyor?

On binlerce öğretmen kapsam dışı

Öğretmenlik mesleği, Türkiye’de en çok tercih edilen ilk 10 meslek arasında yer alıyor. Büyük vaatlerle yola çıkan kanunda tek söz sahibi ise hükümet oldu. Öğretmenler ve meslek örgütleri, kanunun hazırlanma aşamasına dahil edilmedi.

Örgün eğitimde görev alan öğretmen sayısı 1 milyon 112 bin 305. Öğretmenlerin 950 bin 90’ı resmi okullarda, 162 bin 215’i özel okullarda görev yapıyor. Kanun ise öğretmenlerin tümü için değil, sadece resmi kurumlarda ve sadece öğretmenlik yapanlara yönelik. Yani yönetim kadrosunda bulunan öğretmenler ve özel eğitim kurumlarında çalışan öğretmenler için herhangi bir düzenleme bulunmuyor. Eski Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, öğretmen atamalarıyla ilgili bir konuşmasında “Her yıl 40 bin kişi mezun oluyor, ortalama 15 bin kişi emekli oluyor.” demişti. Yani kanundan yaralanamayacak binlerce öğretmen olacak.

Öğretmenler sürekli sınava tabi tutulacak

Öğretmenler, mezun olduktan sonra atanmak için KPSS’ye girmek zorunda kalıyor. Yetmiyor mülakata tabi tutuluyorlar. Şimdi ise meslek hayatları boyunca devam edecek başka bir eğitim ve sınav ile kariyer öngörülüyor.

Aday öğretmenlik dâhil öğretmenlikte en az 10 yıl hizmeti bulunanlardan mesleki gelişime yönelik 180 saatten az olmamak üzere düzenlenen Uzman Öğretmenlik Eğitim Programı’nı ve mesleki gelişim alanlarında uzman öğretmenlik için öngörülen asgari çalışmaları tamamlamış, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası bulunmayan öğretmenler, uzman öğretmen unvanı için yapılan yazılı sınava başvuruda bulunabilecek. Uzman öğretmen unvanı için yapılan yazılı sınavda 70 ve üzeri puan alanlar başarılı sayılacak. Yazılı sınavda başarılı olanlara uzman öğretmen sertifikası düzenlenecek.

Uzman öğretmenlikte en az 10 yıl hizmeti bulunan ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezası bulunmayan uzman öğretmenlerden mesleki gelişime yönelik 240 saatten az olmamak üzere düzenlenen Başöğretmenlik Eğitim Programı’nı tamamlamış olan ve mesleki gelişim alanlarında başöğretmenlik için öngörülen çalışmaları tamamlayanlar, başöğretmen unvanı için yapılan yazılı sınava başvuruda bulunabilecek. Yazılı sınavda 70 ve üzeri puan alanlar başarılı sayılacak. Yazılı sınavda başarılı olanlara başöğretmen sertifikası verilecek.

Öğretmen kariyeri çözüm değil

Mezun olduktan sonra kadrolu öğretmen olmak isteyenler hem memuriyet için gerekli şartları yani sınavları hem de aday sınavını geçmek zorunda. Aday olduktan sonra aday olma niteliği taşımadığı anlaşılan ya da yapılması gerekenleri yapamayan adaylar, 3 yıl meslekten men edilecek. Sınavı geçenler atanacak, geçemeyenler atanamayacak.

Yıllarca KPSS ile uğraşan öğretmenler 1-2 yıl arasında değişen adaylık eğitimi ve sınavını da geçmek zorundalar. Atananlar ise eğitimlere devam edecek ve 10 yılda bir tekrar sınava tabi olacaklar. Yüksek lisans ve doktora yapanlar sınavdan muaf olacaklar.

Aday öğretmenlerden atanma niteliklerinden herhangi birini taşımadığı sonradan anlaşılanların adaylık süresi içinde atanma şartlarından herhangi birini kaybedenlerin, adaylık sürecinde aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alanların, aday öğretmenler için öngörülen Aday Öğretmen Yetiştirme Programı’na mazeretsiz olarak katılmayanlarla bu program sonunda Adaylık Değerlendirme Komisyonunca yapılan değerlendirmede başarısız olanların, görevine son verilecek ve bunlar, 3 yıl süreyle öğretmenlik mesleğine alınmayacak.

Tez ve makale “sektöründe” patlama beklentisi

Böyle bir sistemde eğitim fakültesi mezunu olacak kişiler, yüksek lisans ve doktora eğitimi kariyerlerinin ilk 5 yılında peş peşe tamamladığında ne olacak? 180-240 saatlik eğitimleri alacaklar mı? Kanunda bununla ilgili bir ayrıntı da yer almıyor. Memuriyet sınavından geçmek için yüksek lisans ve doktora eğitimlerini tamamlamak isteyen 40 bin mezun olacak.

Akademik kariyer yapmak isteyenlerin kontenjan bulmakta zorlanacağı da aşikâr. Kontenjanları zaten kapasiteyi zorlayan yüksek lisans ve doktora programları dolup taşacak. Ve daha önemlisi uzaktan ücretli olarak, sınavsız yapılan yüksek lisans programlarına doktora programlarının da eklenmesi öngörülüyor. “Piyasası” giderek büyüyen paralı tez ve makale yazımı “sektöründe” de patlama bekleniyor. Böyle bir ortamda eğitim niteliğinden bahsetmek ise imkansız hale gelecek.

Yüksek lisans eğitimini tamamlayanlar uzman öğretmen unvanı için öngörülen; doktora eğitimini tamamlayanlar ise başöğretmen unvanı için öngörülen yazılı sınavdan muaf tutulacak.

Ayrımcılık körüklenecek

Aday öğretmen, öğretmen, uzman öğretmen ve başöğretmen. Her biri bir sınıfı idare ederken ebeveynlerin seçimi uzman öğretmen varken öğretmen, başöğretmen varken de uzman öğretmen ya da öğretmen olmayacak. Her velinin çocuğunu kıdemi yüksek olan öğretmene vermek isteyeceği ve bu yolla da öğretmenler arasındaki eşitsizliğin daha da derinleşeceği öngörülüyor.

Sendika.Org (Merve Büyüktaş)

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur