Türkiye’nin dört bir yanından gelen Halkevleri üyeleri 29. Olağan Genel Kurulu için Ankara’da Makine Mühendisleri Odası Eğitim ve Kültür Merkezi’nde buluştu. Linda Sevinç Hocaoğulları Halkevleri’nin yeni başkanı seçildi. Hocaoğulları yaptığı konuşmasında Halkevleri’nin Türkiye’nin dört bir yanında mücadeleyi büyüttüğüne işaret ederek “Bu genişleme elbette tesadüf değil. Halka verdiğimiz birbirimizi yalnız ve çaresiz bırakmayacağız sözünü tutuyoruz. Halka verdiğimiz birbirimizi yalnız ve çaresiz bırakmayacağız sözünü tutuyoruz” dedi

Türkiye’nin dört bir yanından gelen Halkevleri üyeleri 29. Olağan Genel Kurulu için Ankara’da Makine Mühendisleri Odası Eğitim ve Kültür Merkezi’nde buluştu.
Linda Sevinç Hocaoğulları Halkevleri’nin yeni başkanı seçildi. Hocaoğulları yaptığı konuşmasında Halkevleri’nin Türkiye’nin dört bir yanında mücadeleyi büyüttüğüne işaret ederek “Bu genişleme elbette tesadüf değil. Halka verdiğimiz birbirimizi yalnız ve çaresiz bırakmayacağız sözünü tutuyoruz. Halka verdiğimiz birbirimizi yalnız ve çaresiz bırakmayacağız sözünü tutuyoruz” dedi.
Verilen mutlak butlan kararı devrimcilerin direnişi büyütmekten başka bir yolu olmadığını bir kez daha gösterdi. Yaklaşan depremin habercisi işçi direnişleri, üniversite eylemleri, ekoloji direnişleri, iktidarın zayıf noktasına işaret ediyor. Görev, dışarı havale edilemeyecek şekilde devrimcilerdedir.
Halkevleri üye ve yöneticilerinin yanı sıra çok sayıda siyasi parti, demokratik kitle örgütü, sendika ve meslek örgütünün temsilcileri de salonda yerini aldı. Devrim ve sosyalizm mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına yapılan saygı duruşunun ardından Halkevleri’nin mücadele pratiklerinin videolarından oluşturulan bir kolaj gösterildi.
“HALK KURTULUŞUN YOLUNU AÇACAKTIR, ÇÜNKÜ HALK SARAY’DAN BÜYÜKTÜR”
Açılış konuşmasını yapan Halkevleri Genel Başkanı Nebiye Merttürk, Venezüella’dan İran’a uzanan “göstermelik gerekçelerin” bile sunulmadığı savaşların bu yeni savaş düzeninin bir parçası olduğunu vurguladı. bir parçasının da halkın yaşadığı sıkıntılara karşı itirazlarının bastırılması olduğunu ifade eden Merttürk, “Emperyalizmin hakimiyet planları varsa halkların da kurtuluş özlemleri var, savaşa ve işgale karşı direnişi var” dedi.
Halkevleri Genel Başkanı Nebiye Merttürk:
“Tüm odağımız, Saray iktidarına karşı direniş kararlılığını büyütmektir. Bu halk, kendi kaderini eline alacak ve kurtuluşun yolunu açacaktır. Çünkü halk, Saray’dan büyüktür!https://t.co/LwV25P2fJz pic.twitter.com/T4OwNtmYeD
— sendika.org (@sendika_org) June 6, 2026
Merttürk devamında şunları söyledi:
Şimdi tüm odağımız, Saray iktidarına karşı direniş kararlılığını büyütmek ve faşizme karşı harekete geçmiş halkın bağımsız bir siyasal özne ve hareket olarak kendini ortaya koymasını sağlamaktır. Bu halk, kendi kaderini eline alacak ve kurtuluşun yolunu açacaktır. Çünkü Halk, Saray’dan büyüktür!
Biliyoruz, çok yendik çok yenildik, birlikte uzun bir yolda, turuncu bir kolda çok yol kat ettik. Ama hep bildik ki yol ona yoldaş olanla güzel.
Yaşasın halkın hakları mücadelemiz!
Tek yol direniş, tek yol sokak, tek yol devrim!
Halk direnişini yükseltelim!
Hepimize kolay gelsin.
Yolumuz açık olsun.
Merttürk’ün konuşmasının ardından siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin, emek ve meslek örgütlerinin temsilcileri yaptıkları konuşmalarla genel kurulu selamladı. Kurum temsilcilerinin konuşmasının ardından faaliyet raporu, denetleme raporu ve mali rapor genel kurula ibraz edildi ve delegelerin oylarıyla aklandı.
Onur Kurulu raporunun sunumu sırasında daha önce CHP Genel Merkezi’ne yönelik polis baskını sırasında orada bulunan ve mutlak butlan yönetimiyle birlikte hareket eden CHP milletvekili ve Halkevleri GYK üyesi Orhan Sarıbal’ın ihraç edilmesi talepli önerge genel kurula sunuldu. Önerge delegelerin oybirliğiyle kabul edildi. Orhan Sarıbal Halkevleri üyeliğinden çıkarıldı.
Onur Kurulu raporu da delegelerin oybirliğiyle aklandı.
Rapor sunumlarının ardından il, bölge ve mücadele alanlarının temsilcilerinin konuşmaları yapıldı. İlk sözü Halkevleri Kadın Sekreteri Çiğdem Serin aldı. Serin, aile politikaları adı altında kadınların kazanılmış haklarının hedef alındığını, LGBTİ+’lara ise topkyekûn yaşam hakkı dahi tanınmadığını ifade etti. Kadınlara ve LGBTİ+’lara yönelik saldırıların bir an olsun duraksamadığını ifade eden Serin “İktidarın karanlığını ‘Biz yaşadıkça sen çıldır’ diyerek aydınlatacağız. Çocukların, kadınların hayatını erkek yargının adaletine bırakmayacağız” dedi.
NATO Zirvesi’ne kadınları isyanını da taşıyacaklarını ifade eden Serin, “Birbirimizi örgütsüz, çaresiz bırakmayacağız. Yaşasın feminist mücadele!” dedi.
Serin’in konuşmasının ardından salondaki tüm kadınlar sahneye çıktı ve şarkılarını birlikte söyledi.
Halkevleri Genel Kurulu’nda kürsü kadınların
Halkevleri Kadın Sekreteri Çiğdem Serin’in konuşmasının ardından salondaki tüm kadınlar sahneye çıktı ve şarkılarını birlikte söyledihttps://t.co/LwV25P2fJz pic.twitter.com/mE2Kv0Up0L
— sendika.org (@sendika_org) June 6, 2026
İstanbul Halkevleri adına GYK üyesi Atilla Ceylan söz aldı. Ceylan konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
Geçtiğimiz dönem boyunca kavgayı büyütmeye, kavganın içinde kendimizi yenilemeye çalıştık. Tarihsel bir sorumluluk alarak Taksim’in gerekli olduğunu söyleyerek hareket ettik. Taksim 1 Mayıs’ını mümkün kılacak adımlar attık.
Pek çok hak mücadelesine imza attık. Karnı doymayanların, gözü doymayanlara karşı mücadelesinde kazanım elde ettik. Yeni şubeler açarak mücadelemizi ve örgütümüzü zenginleştiriyoruz. Ayağımızı bastığımız zemin bize güç veriyor. Bizlere düşen görev ise öfkeyi devrimci bir güce dönüştürecek olan örgütlülük.

Atilla Ceylan
Artvin Halkevleri’nden Canan Ustabaş yaptığı konuşmada “Kadınların yaşam mücadelesinde bayrağı en önde tuttuk ve tutmaya devam edeceğiz” ifadelerine yer verdi.

Canan Ustabaş
İzmir Halkevleri’nden Cezmi Tomrukçu ise kentsel yağmaya karşı mücadele ettiklerini, ulaşım sorunu gibi kentsel mücadele gündemlerine odaklandıklarını, hak mücadelelerini bu eksende yükseltmeye çalıştıklarını ifade ederek “Görünen çok net: Direniş odaklı bir süreç. Direnişi toplumsal dayanışmadan ayrı tutamayız. Hepimize kolay gelsin” dedi.

Cezmi Tomrukçu
Trabzon Halkevi Başkanı Ulaş Tanşi, genel kurula büyük bir özgüvenle geldiklerini ifade ederek “Bu özgüven, 1 Mayıs alanını en çok kimin sahiplendiğini gösterenlerin özgüveni. Bu özgüveni bize katan ise mücadelenin kendisi. Bu salondaki veya dışardaki halkın varlığının getirisi. Bu özgüven bize ne kadar baskı, zor, şiddet karşımıza çıkarsa çıksın biz mücadeleye devam edeceğiz. Trabzon Halkevi olarak genel kurulumuzu umutla, dirençle, isyanla ve en çok da yoldaşlıkla selamlıyorum” dedi.

Ulaş Tanşi
Zonguldak Kilimli Halkevi’nden Halit Bayraktar ise Kilimli sokaklarını mücadele alanları haline getirdiklerini, bunun yanı sıra tiyatrolar, sergiler, paneller yaptıklarını da ekledi.

Halit Bayraktar
Halkevleri İç Anadolu Bölge Temsilcisi Serdar Kibar ise Ankara’daki çalışmaları aktarmak üzere söz aldı. Kibar, Ankara toplumsal muhalefetinin ortak mücadelesinin örgütlenmesi konusunda inisiyatif aldıklarını, işçilerin, emeklilerin direnişlerini Ankara sokaklarına taşıdıklarını ifade etti. Ankara’nın aynı zamanda yurdun dört bir yanındaki direnişlerin de uğrak noktası haline geldiğini hatırlatan Kibar, bu direnişlere ev sahipliği yapmaya, o direnişlerle her zaman dayanışma içinde olduklarını ifade etti. NATO Zirvesi’nin de Ankara’da gerçekleşeceğini hatırlatan Kibar, “NATO’nun bu topraklarda huzur içerisinde bulunmaması için Ankara’yı sokak sokak örgütlemeye devam ediyoruz” dedi.

Serdar Kibar
Adana Halkevi Başkanı Yasin Aytaç, Adana’da ulaşım hakkı mücadelelerine odaklandıklarını, bu süreçte kazanımlar da elde ettiklerini belirtti. Aytaç, “Adana’nın sermayenin değil, halkın ihtiyaçlarına göre şekillenmesi için mücadelemizin bayrağını daha da yükselteceğiz” dedi.
Mersin Halkevi adına söz alan Selda Şahin, dört ayı aşkın süredir direnişte olan Mersin Limanı işçilerinin yanında olduklarını ifade ederken “İşçi düşmanlarının peşinde olacağız” dedi. Şahin devamında şunları söyledi: “Tarsus ve Mersin’de kadın ve LGBTİ+ düşmanlarına karşı sokakları mora boyadık. Mor boyalarımızla hayatlarımızı aileye tercih edenlerden hesap sorduk. Mücadele ve umudu büyütmeye hep beraber devam edelim. Yolumuz açık olsun.”

Selda Şahin
Sivas Halkevi adına yapılan konuşmada ise Sivas ve çevresinde verilen yaşam savunusu mücadelelerine değinildi. Maden ve enerji projelerine karşı köylülerle birlikte mücadelelerini sürdürdükleri ifade edilirken “Emperyalizmin yaşamımızın her alanında hissettiğimiz bir dönemdeyiz. Mücadeledeki pratiklerimiz bu yolda ışık olmaktadır” denildi. Doğa mücadelelerinin yanı sıra kültür ve sanat faaliyetleriyle Sivas’taki önemli bir boşluğun doldurulduğu belirtildi.

Ali Dalbudak
Didim Halkevi Girişimi adına konuşan Mehmet Boyraz ise “Didim’in her sokağı, her parkı Halkevi’dir. Her Halkevcinin, her devrimcinin bulunduğu yeri dönüştürme anlayışı ve ruhuyla bulunduğumuz her yeri Halkevi olarak görerek mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz” dedi.
Artvin Halkevi yöneticisi ve Reşit Kibar’a yönelik saldırıdan sağ kurtulan Dursun Ali Koyuncu de söz alarak “Biz deremize, taşımıza, suyumuza sahip çıkarken devlet başka bir hazırlık içerisindeymiş. Herkes devletin faşist saldırılarından nasibini alıyor, ben de üç ay tutuklu kalarak nasibimi aldım. Bu süreçte asla çaresiz ve yalnız hissetmedim. Ama yeni saldırı programını daha iyi analiz ederek daha güçlü bir mücadele örgütlemeliyiz. Böylesine güzel bir genel kurulu yapan örgütün yıllardır bir parçasıyım. Bugünkü genel kurulun iradesine güveniyor ve yarının daha umut dolu olacağını düşünüyorum” dedi.

Dursun Ali Koyuncu
Koyuncunun ardından söz Halkevleri Emekli Hakları Meclisi’nden Aycan Özkan’ın oldu. Özkan sağlıkta katkı ve katılım paylarının kaldırılması talebiyle yapılan kampanyalarına, emekli sofralarına, yurdun dört bir yanında yaptıkları buluşmalara değindi. Buna rağmen mücadelelerini hedefledikleri oranda yükseltemediklerini ifade eden Özkan, “Bugün karşı karşıya olduğumuz görev, yalnızca emeklilerin ekonomik taleplerini dile getirmek değildir. Asıl görev, yeni dünya düzeninin yarattığı yalnızlaşmaya, güvencesizleşmeye ve toplumsal çözülmeye karşı emek dayanışmasının yeni biçimlerini geliştirmektir” dedi.

Aycan Özkan
Halkevleri Onursal Genel Başkanı ve aynı zamanda HalkBesKoop’tan Abdullah Aydın, yatay örgütlenme modellerinin yaygınlaşmasının önemine dikkat çekti. Aydın “Biz emekliler olarak; halka ve yoksullara ulaşmak, mahallelerde yer edinebilmek için kooperatifin önemli bir araç olduğunu düşünüyoruz. Amacımız mücadelemizi görünür, kendimizi yetkin kılmak” dedi.

Abdullah Aydın
Halkevleri Eğitim Hakkı Mücadelesi Çalışma Grubu’ndan Leyla Mavili, eğitimdeki neoliberal gerici dönüşümün yarattığı yıkımı şu sözlerle ortaya koydu:
Sonuç ortada: Çocukların okula aç gitmesi, kantin fiyatlarına ulaşılaması, temiz içme suyuna erişim olmaması. Eğitimciler için de tablo farklı değil. Sözleşmeli öğretmenlik uygulamaları, atanamayan öğretmenler… Devlet teşviği ile birlikte çocuklar ölüme sürükleniyor. Bakan Tekin’in övünerek bahsettiği “çocukların erken iş hayatına atılması” çocukların erken yaşta toprağa düşmesinden başka bir şey değil.
Mavili, bu yıkım karşısında Halkevleri’nin okul saldırıları sonrasında kurmak için yola koyulduğu Okul Dayanışma Ağları’nın büyütülmesi gerektiğini, Halkevleri Yaz Çocuk Buluşmaları’nın da buna hizmet etmesi için çalışacaklarını dile getirdi.
SES Eş Genel Başkanı Nazan Karacabey ise sağlık hakkı mücadelesine dair söz aldı. Karacabey, sağlık hakkına erişim mücadelesiyle sağlık emekçilerinin mücadelesinin iç içe geçtiğini ve bunu bütünlüklü şekilde kavrayarak sağlık hakkı mücadelesini büyütmeye devam edeceklerini ifade etti.
Halkevleri LGBTİ+ Komisyonu’ndan Didem Kris, ise yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi:
Onur ayına denk gelen 29. Olağan Genel Kurulu’muzda yaşamı birlikte örgütleme çağrısını büyütüyoruz. Bizler yaşamı en kırılgan yerinden tanıyoruz. Bu yüzden yaşama sahip çıkmanın ne demek olduğunu çok iyi biliyoruz. LGBTİ+’lar olarak en önde yürümeye, mücadele etmeye hazırız. Halkevleri bizlere güvenli bir alan olmuş ve olmaya devam edecektir.
Hopa-Kemalpaşa Ziraat Odası Başkanı Olcay Muti, yaptığı konuşmada üreticilerin yaşadığı sorunlara, düşük alım fiyatı dayatmasına, tarımdaki neoliberal dönüşüme karşı mücadelelerini daha sistematik hale getirmek için buna odaklanan bir komisyon kurma yönünde bir önerge verdi. Muti, konuşmasını “Toprak bizim, tohum bizim, çay bizim, yaşasın sosyalizm!” sözleriyle sonlandırdı.
Halkevleri’nin afet çalışmalarından Eren Özmen yaptığı konuşmada “Doğa olaylarını felakete dönüştüren kapitalist sisteme toplumsal dayanışma ile karşı çıkabileceğimizi biliyoruz. Biliyoruz ki bugün bir afet yaşasak, arkadaşlarımız farklı şehirlerden yanımıza gelecek. Bu sebepten örgütlü mücadeleyi devam ettirmeliyiz. Yaşamak için örgütlenelim” dedi.
Halkevleri GYK üyesi ve DİSK/Enerji-Sen Genel Sekreteri Emin Atsız, emek hareketinin yakın dönemli mücadelelerine değinirken şunları söyledi:
Emek alanında, geçmişten miras aldığımız örgütlenmelerden beslenerek mücadele hattımızı çizmeye çalıştık.Tarafımızı işçi sınıfından yana net belirtiyoruz. Hiçbir baskı işçi sınıfının örgütlenme ve direnme iradesini ortadan kaldıramamıştır. Kamu emekçileri de sendikal hareketin sınırlarını zorlamaya devam etmektedir. Her şeye rağmen, kamu emekçileri yeniden sokakta. Bu düzen işçi sınıfının sabrını değil öfkesini büyütmektedir.
Halkevleri Hukuk Sekreteri Hakan Özkan, ekoloji mücadelesine dair söz aldığı konuşmasında şunları söyledi:
Bir ağacı katletmek, tüm insanlığı katletmektir. Akbelen’de direnen işçilere, iş cinayetleri sebebiyle kaybettiğimiz işçilere, yaşam alanını savunan tüm ekoloji militanlarına selam olsun. Yaşam alanlarımız yağmalandıkça milyonlarca insan güvencesizliğe ve ucuz iş gücü haline gelmeye mahkum edilmektedir. Sermaye yalnızca doğayı değil, kentleri de yeniden şekillendirmektedir. Kentler halk için değil, sermaye için yaşanacak alanlar haline getirilmektedir. Mücadelemiz kentleri halk için yeniden kurma mücadelesidir. Yaşasın halkın hakları mücadelemiz!
Toplumsal Çalışmalar Merkezi adına ise Tankut Serttaş söz aldı. Serttaş, toplumsal hak mücadeleleri içinde önemli ölçüde yol kat ettiklerini ancak gelinen noktada artık mücadele bilgisine dair daha sistematik bir çalışma yapılması gerektiğine dikkat çekti. Serttaş şöyle devam etti:
Mücadele alanlarını daha derin şekilde analiz edeceğimiz, dersler çıkaracağımız, bu çalışmaları raporlayarak strateji tartışmalarının malzemesi haline getireceğimiz, mücadelenin diline, kültürüne, ajitasyon ve propagandaya dair daha sistematik olarak düşüneceğimiz, hak mücadelesi militanlarının eğitimini ele alacağımız bu çalışmaya herkesin sunabileceği bir katkı var. Önümüzde bir yaz kampımız daha olacak ve yeni mücadele döneminde bu çalışma için verimli bir katılım kanalı olacağını düşünüyoruz.
Sokağın ustalarını usta oldukları alanlara dair düşünmeye, tartışmaya, yazmaya, öğretmeye ve bunları yaparken birlikte öğrenmeye davet ediyoruz.
Merttürk’ün konuşmasının ardından siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin, emek ve meslek örgütlerinin temsilcileri yaptıkları konuşmalarla genel kurulu selamladı. İlk sözü alan DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, genel kurulu selamlarken “Halkın haklarının eksiksiz bir biçimde yaşama geçirilmesi için halkların kardeşliğine ihtiyacımız var. Halkların bir arada olmasına ihtiyacımız var. Zaman el ele verme, omuz omuza mücadele etme zamanı. Haksızlığa, eşitsizliğe, adaletsizliğe karşı birlikte mücadele etme zamanı” dedi.

Ayşegül Doğan, DEM Parti Sözcüsü
SOL Parti Başkanlar Kurulu Üyesi İsmail Hakkı Tombul ise Saray rejimine karşı ortak mücadele zeminlerinin ihtiyacına dikkat çekerken “Biz burada bir kez daha ifade ediyoruz ki; bu rejime karşı bir siyasal ortaklığı oluşturabilecek ve bunun mücadelesinde ortak olarak bütün güçlerle omuz omuza mücadele etmeye hazırız. Yeter ki hedefte ortaklaşalım” dedi.

İsmail Hakkı Tombul, SOL Parti Başkanlar Kurulu üyesi
SYKP Eş Genel Başkanı Mertcan Titiz ise genel kurulu selamlayarak “Daha demokratik, daha özgür bir ülkede yaşayabiliriz. Bunun bir yolu Halkevleri’nin kazanımını kendi kazanımımız saymaktır. Bu salonda olduğu gibi ortak bir mücadele hattını daima, o güne kadar sürdürmekten başka yolumuz yok” dedi.

Mertcan Titiz, SYKP Eş Genel Başkanı
ESP adına söz alan Çağrı Çakır ise ortak mücadele zeminlerinin imkanlarına işaret ederek genel kurulu selamladı. Çakır “Tüm bu saldırılara karşı bugün örgütlü mücadeleyi ve ortak direnci büyütmek her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır. Bu bilinçle halkevlerinin 29.genel kurulunun mücadeleyi daha da ileri götüren bir kurul olmasını dilemekteyiz. Mücadelemizin ortak, umudumuzun büyük olduğunu bir kez daha vurgulayarak hepinizi sevgiyle selamlıyoruz” dedi.

ESP adına Çağrı Çakır
4 Haziran’da Yıldızlar SSS Holding binası önündeki yaptıkları eylemle direnişlerini kazanımla sonuçlandıran Doruk Madencilik işçileri de Halkevleri Genel Kurulu’ndaydı. Madenciler 17 günlük direnişlerini, üç bakanlığı masaya oturmaya zorladıklarını, şirkletin geri adım atmaya zorlandığını ifade etti. Madenciler kendilerinin defalarca kez engellenmeye çalışıldığını ifade ederken “Biz madenciyiz gerekirse tünel kazar, gerekirse kanat takar uçarız. Çeşitli yollardan ne kadar meşakkatli olsa da geldik. Bizi gözaltına aldılar. ‘Çok güçlüyüz’ dediler ama biz pes etmedik. Ankara’ya kadar geldik. Halkın gücünü gördüler. Biz onlardan daha güçlüyüz. Hepinize yanımızda olduğunuz için çok teşekkür ediyoruz” dedi.
Doruk Madencilik işçileri Halkevleri Genel Kurulu’nda
“‘Çok güçlüyüz’ dediler ama biz pes etmedik. Ankara’ya kadar geldik. Halkın gücünü gördüler. Biz onlardan daha güçlüyüz. Hepinize desteğiniz için teşekkür ederiz”https://t.co/LwV25P2fJz pic.twitter.com/1zgv1TjxS8
— sendika.org (@sendika_org) June 6, 2026

KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz ise Halkevleri’nin ülkenin dört bir yanında hak mücadelelerinin vazgeçilmez bir parçası olduğunu ifade ederken “Ülkemizde en temel haklara ulaşmak bile zorlaşmakta. Halkevleri sadece bir kurum değil aynı zamanda yol arkadaşıdır. Atılan adımların karşısında siyasal iktidar henüz tek bir adım atmış değildir. Bugün düne göre daha çok birbirimize ihtiyacımızın olduğu bir süreci yaşıyoruz” dedi.

Ahmet Karagöz, KESK Eş Genel Başkanı
Kızıl Parti Genel Sekreteri Onur Emre Yağan ise Halkevleri ile özellikle Taksim 1 Mayıs’ı mücadelesinde omuz omuza olduklarını ifade ederken “Halkevleriyle kurduğumuz ilişkiyi partimiz adına çok önemsiyoruz. Bu devrimci bilinçle başarıyı ortaya çıkaracağımızı düşünüyorum. Yolunuz açık olsun, başarılar” dedi.

Onur Emre Yağan, Kızıl Parti Genel Sekreteri
TTB Merkez Konsey üyesi Ali karakoç ise “İşçilerin, yoksulların kitle halklarına yönelik saldırılarına ancak ortak bir mücadeleyle baş edebiliriz” diyerek ortak mücadele zeminlerinin önemine işaret etti.

Ali Karakoç, TTB Merkez Konsey üyesi
Devrim Partisi adına söz alan Şevket Çavuşoğlu ise genel kurulu selamlayarak “Yeni bir mücadele döneminde hepimizin üstüne düşenler belli. NATO’yu hoşnutsuzlukla karşılayacağız” dedi.

Şevket Çavuşoğlu, Devrim Partisi adına
Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan ise genel kurula gönderdiği mesajda şu ifadelere yer verdi:
Bugün kendi cephemizde safları sıklaştırma günüdür. Sömürü düzenini tahkim etmek için faşizmin inşasına hız verenlere karşı ülkenin dört bir yanında süren parçalı mücadeleleri genel eylem-genel direniş hattında birleştirme günüdür. Halkevleri’nin 29. Olağan Genel Kurulunu partim adına dayanışma duygularımızla selamlar, genel kurul tartışmalarının bu mücadele hattını güçlendirmesini dileriz. Birleşe birleşe kazanacağız!

Dört ayı aşkın süredir sendika düşmanlığına ve işten atmalara karşı direnen Mersin Limanı işçileri de Halkevleri Genel Kurulu’nda söz aldı. İşçiler yaptıkları açıklamada şu ifadelere yer verdi:
Gece gündüz demedik, ölümle burun buruna geldik ama ücretlerimiz açlık sınırındaydı. Sendikalaşma hakkımızı kullandık, sesimizi yükseltmek istedik. İşverenimiz bize baskı yaptı ve sendikalı olduğumuz için işçileri kapının önüne koydu. Bugün buradayız çünkü boyun eğmiyoruz. Bu süreçte bizi yalnız bırakmayan Mersin Halkevi’ne çok teşekkür ediyoruz. 180 işçi sendikalı olarak haklarımızı alana kadar bir adım bile geri atmayacağız. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!
Muğla İkizköy’de Limak Holding’e karşı Akbelen Ormanı ve köyleri için direnen yaşam savuncuları adına da Esra Işık mesaj gönderdi. 42 gün tutsaklık da yaşayan Işık’ın genel kurula gönderdiği mesajda şu ifadelere yer verildi:
Yıllardır toprağını, yaşamını savunan 42 gün tutsaklık ardından aranıza dönen bir köylü olarak hepinizi selamlıyorum. Toprağımızı savunurken çok şey yaşadık. Hepimiz aynı soruyu soruyoruz: Bu memleket birkaç şirketin karı için mi var yoksa bizim için mi? Birbirimizin mücadelesini gerçekten kendi mücadelemiz için gördüğümüz ve omuz omuza verdiğimiz sürece kazanacağız. Dayanışmayı büyütmekten vazgeçmeyelim çünkü bu memleketi değiştirecek şey haklı olmak değil, o haklılığı birlikte savunabilmektir. Hepinizi sevgiyle ve dayanışmayla selamlıyorum.
EHP adına söz alan Ankara İl Başkanı Ilgın Gürses ise “Olmaz denilen şeyler olarak ilerledi. Koşullar ne olursa olsun bu yolun sonundaki ışık devrimciler oldu. Mücadeleye yan yana devam edeceğiz. Yolumuz açık olsun” dedi.

Ilgın Gürses, EHP Ankara İl Başkanı
Türkiye Sosyalistler Partisi adına yapılan konuşmada ise “Halkın en temel demokratik hakları sınırlandırılmak isteniyor. Hiçbir hak mücadele edilmeden kazanılmamıştır. Halkevleri’nin mücadelesini çok kıymetli buluyoruz. Halkın birlikte mücadele etme zemini ancak böyle örgütlü mücadeleyle desteklenebilir. Mücadelemiz ortaktır. Yaşasın dayanışma” ifadelerine yer verildi.
Kaos GL ve Pembe Hayat Derneği adına söz alan Yıldız Tar ise 10 Ekim katliamında yaşamını yitiren Berna Koç’u hatırlattı. Koç’un Halkevleri ve Kaos GL üyesi olduğunu ifade eden Tar, “Bu yoldaşlığın emek, barış, özgürlük mücadelesinde Halkevleri’yle olmaktan onur duyuyoruz” dedi. Tar, 12. Yargı Paketi ile LGBTİ+’ların yeniden hedef alındığını ifade ederek ortak mücadele zeminlerini kuvvetlendirmenin hiç olmadığı kadar ihtiyaç olduğunu söyledi.

Yıldız Tar, Kaos GL ve Pembe Hayat Derneği adına
DİSK/Enerji-Sen Genel Başkanı Süleyman Keskin ise yaptığı konuşmada “Her şeyden önce bir sendikanın temsilcisi olarak buradayım. Ne zaman bir yerde emek kavgası olsa Halkevleri yanı başımızdaydı. Bu dayanışmayla beraber sendikamızı büyüttük. “Halkevleri olduğu sürece yalnız değiliz” dedik. 7-8 Temmuz’da eli kanlı NATO Türkiye’ye geliyor. Bu ziyarete işçi sınıfının da bir yanıtı olacak. Sokakta olan kimseyi yalnız bırakmayacağız” ifadelerine yer verdi.

Süleyman Keskin, DİSK/Enerji-Sen Genel Başkanı
29 Ekim Kadınları Derneği Genel Başkanı Şenal Sarıhan ise Halkevleri’nin yüz yıla yakın mücadelesini selamlarken kendisinin de geçmişte Halkevleri’nin çalışmalarında yer aldığını hatırlatarak genel kurulu selamladı.

Şenal Sarıhan
HDK adına söz alan Harun Çakmak ise “Halkın kendi renkleriyle, eşit ve özgür bir dünya ufkuyla verdiği mücadelede Halkevleri’nin adı bile bizim açımızdan çok önemlidir. Savaşlara, faşizme, patriyarkaya karşı hep birlikte ve daha güçlü mücadele edeceğimize inanıyorum” dedi.

Harun Çakmak, HDK adına
Yeşil Sol Parti adına yapılan konuşmada ise birlikte mücadeleye yapılan vurguyla “İktidar bloku yüzünden artık toplumsal muhalefet dinamiklerinin nefes alamadığı bir eşikteyiz. Eğer devrimci dinamikler mazlumların birleşik cephesini örgütlemezse “Biz demiştik” diyerek tekrar yenileceğiz” denildi.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe ise Alevilerin mücadelesinde Halkevleri’ni her zaman yanlarında gördüklerini ifade ederek “Halkevci yoldaşlarla ve onurlu devrimcilerle yürümek istiyoruz” dedi.

Cuma Erçe, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı
Devrimci Hareket adına söz alan Sinem Kaplan ise “Bugün emekçi halkların her gün daha fazla yoksullaştığı bir süreçten geçiyoruz. Halkın biriken öfkesini örgütlü bir güce dönüştürmek gerekiyor. Yaşamın her alanında örgütlenmeyi büyütmek ve mücadeleyi kalıcılaştırmak tarihsel bir sorumluluktur. Bu sorumluluk hepimizindir” dedi.

Sinem Kaplan, Devrimci Hareket adına
Tüketici Hakları Derneği Başkanı Ergün Kılıç ise yaptığı konuşmada “Halkevleri’nin tarihsel mirasının aynı zamanda bir yurttaş hakları mücadelesi anlamına geldiğini ifade etmek istiyorum. Bu mücadele aynı zamanda tam bağımsızlık mücadelesidir. İnsanoğluna yakışır yaşam talebimiz, ulusal bağımsızlık mücadelemizden ayrı düşünülemez. Farklılıklarımızı bir kenara atalım, omuz omuza verelim. Birlikte direneceğiz, birlikte kazanacağız. Bu inançla Halkevleri Genel Kurulu’nun başarılı geçmesini umuyorum” dedi.

Ergün Kılıç, Tüketici Hakları Derneği Genel Başkanı
Cankurtaran Yaşam Savunması’dan Şükrü Kibar ise Artvin’de ormanına sahip çıktığı için katledilen abisi Reşit Kibar için adalet mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini ifade ederek herkesi bir sonraki duruşmaya davet etti. Reşit Kibar davasının bir duruşmasında mahkeme başkanının kendilerine “Siz kimsiniz?” diye sorduğunu hatırlattı. Devamında ise “Biz kim miyiz? Biz buyuz, bu salonuz, bir aradayız. Bir arada olan korkmaz, burada kimsenin gözünde korku görmüyorum. Hepinize teşekkür ediyorum. Herkes için adalet diyorum” dedi.

Şükrü Kibar, Cankurtaran Savunması adına
Alınteri adına söz alan Zarife Çamalan ise konuşmasında “Gücümüzü birleştirip ortak bir iradeye dönüştürdüğümüzde bunun toplumda bir karşılığı olduğunu gördük. Halkevleri’nin 29. Olağan Genel Kurulu’nda bu amacın izleri var. Birbirimizden güç alacağımızı biliyoruz. Hepinize dayanışma dolu günler diliyoruz. 7-8 Temmuz’da NATO zirvesine karşı hep birlikte örgütlenip sokaklarda olmaya davet ediyorum” ifadelerine yer verdi.

Zarife Çamalan, Alınteri adına
10 Ekim Barış Derneği adına söz alan Çağlayan Bozacı ise “Bu ülkenin tarihi, katliamlar tarihidir ama biliyoruz ki her katliamdan ve yıkımdan direnişle ayağa kalkmanın da tarihidir. O yüzden, 30 Haziran’da hepimizi aynı dayanışma duygularıyla davamıza bekliyoruz. Yaşasın devrimci dayanışma!” dedi.

Çağlayan Bozacı, 10 Ekim Barış Derneği adına
Anadolu Ozanları Derneği adına konuşan Aşık Ormani ise “Bütün varlıklarına el konulmuş, mücadelesine devam eden Halkevleri’ni bu mücadelesinden dolayı kutluyorum. ‘Halk ozanlığı bitmiştir’ denmişti ama burada Halkevleri var, bize mikrofon uzattılar, onları kutluyorum” dedi.

Aşık Ormani, Anadolu Ozanları Derneği adına
Tüm Emekliler Sendikası adına söz alan Ali Sürücü ise “Kendimizi burada yabancı görmüyoruz. Ne zaman meydana çıksak Halkevleri yanımızda. Genel kurula başarılar diliyorum” dedi.

Ali Sürücü, Tüm Emekliler Sendikası adına
Öğrenci Kolektifleri’nden Ayşe Çimen ise konuşmasında “İlayda Zorlu bizim kavgamızın değerli parçalarından biriydi. Bugün soruyoruz: İlayda neden aramızda değil? Devletin polisi hiçbir yasal dayanağı olmadan ailesini arayarak onu hedef göstermiştir. Buradan açıkça söylüyoruz: Bu dosyanın üstünün örtülmesine izin vermeyeceğiz. İlayda yaşasa bugün burada olacaktı. Biz sadece onun adını anmayacak, mücadelemizi yaşatacağız. Nerede bir halk mücadelesi varsa orada olup onun adını yaşatacağız. İlayda Zorlu ölümsüzdür” ifadelerine yer verdi.

Ayşe Çimen, Öğrenci Kolektifleri adına
Yüksek Ticaretliler Derneği Ankara İl Başkanı Davut Özdemir ise “Halkevleri enerjisiyle, birikimleriyle, büyük bir cesaretle her zaman yanımızda bulundular. Bizimle birlikte yürüdükleri için Halkevleri’ne teşekkür ediyorum” dedi.

Davut Özdemir, Yüksek Ticaretliler Derneği Ankara İl Başkanı
Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Derneği Genel Başkan Yardımcısı Turhan İçli, “Devrim ve karşı devrim mücadele halindedir ve göğüs göğüsedir. Faşizmin karşısında halkın gücü galip gelecektir, buna eminiz. Mahalle mahalle, sokak sokak, ülke çapında faşizme karşı örgütlenmeye çağırıyorum” dedi.

Turhan İçli, Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Derneği Genel Başkan Yardımcısı
Sendika.Org