Şantiyelerde işçiler sermayenin doymaz kâr hırsına kurban giderken, Ali Ağaoğlu sermayenin pişkinliği ile iş cinayetleri konusunda açıklamalarda bulundu

17 Aralık Yolsuzluk dosyalarında da adı geçen Ağaoğlu Şirketler Grubu Başkanı Ali Ağaoğlu, katliama dönüşen iş cinayetleri konusunda açıklamalarda bulundu. Patronu olduğu inşaatlarda şimdiye kadar birçok işçi katliamına neden olan Ağaoğlu’nun basın danışmanlığını yapmak ise yine sermaye medyasına düştü
Yılın ilk 9 ayında şantiyelerde hayatını kaybeden işçi sayısı 1414’ü buldu. Bu ölümlerin sebebi sermayenin doymaz kâr hırsı olurken, AKP döneminde inşaat sektöründe yüzde yüz büyüyen Ağaoğlu Şirketler Grubu Başkanı Ali Ağaoğlu sermaye sınıfına has bir yüzsüzlükle işçi ölümleri hakkında açıklamada bulundu.
“Kaza değil cinayet” itirafı
Hürriyet gazetesinden Gülistan Öz’le yaptığı röportajda Türkiye’deki iş cinayetleriyle ilgili açıklamalarda bulunan Ağaoğlu, sahibi olduğu inşaatlardan övgüyle söz ederken “Gerekli önlemlerin olmadığı şantiyedeki ölümler kaza değil cinayettir” itirafında bulundu.
İnşaat sektöründe tek olma arzusunu gizlemeyen Ali Ağaoğlu bu hevesini şöyle dile getirdi: “Biz milyonluk ek maliyetle güvenlikleri en üst seviyeye çıkardık. Hiçbir bedel insan canı ile kıyaslanmaz. Ancak pazarda iş güvenliği eğitimi vermeden ve işçisinin sigortasını dahi yapmadan iş yapan firmalar var. Bunlar da haksız rekabet yaratıyor” dedi.
‘‘Biz gerekli önlemi aldık, ölüm işçinin hatası’’
Geçtiğimiz Mayıs ayında patronu olduğu Ağaoğlu Maslak 1453 İstanbul şantiyesinde çalışan Hakan Tek adlı işçinin hayatını kaybetmesinin sorumluluğunu da yine işçiye ve taşeron firmaya yıkan Ağaoğlu olaydan büyük üzüntü duyduklarını iddia ederek, şantiyesinde yaşanan iş cinayetinde topu yüklenici firmaya attı. Ölen işçinin ailesine ‘kan parası’ verdiğini de açıklayan Ağaoğlu şu açıklamayı yaptı:
“Bilirkişi raporlarına göre işçimiz başka bir arkadaşının elindeki malzemeyi düşürmesi ile hayatını kaybetti. Yapılan söküm işleminde bir demir parçası, bareti olduğu halde o işçinin ölümüne neden oldu. Söküm işlemini yapan yüklenici bilgi vermeden işlem yaptığı için bu olay yaşandı. Biz işçinin ailesine sigorta ödemesi dışında yardımda bulunduk ama gerçek şu ki hiçbir güç onu geri getirmeye yetmez”
Kendi şirketine ait inşaatlarda “her türlü maliyeti göze alıp yeni sistemler uygulamaya soktuklarını” iddia eden Ağaoğlu, insan ve işçi hayatını “hatırladı.” “İnsan hayatı hiçbir bedel ile kıyaslanamaz” diyerek bu konudaki “duyarlılığı”nı anlatmaya çalıştı.
Maslak 1453 gayrimenkul projesinin Genel Koordinatörü Mimar A. Murad Acar da, şantiyede aldıkları önlemleri işçiler için bir lütuf gibi sunma yoluna giderek “önlemleri” şöyle anlattı:
“3 kat panellerde rüzgâr etkisi ve düşme ihtimalleri sıfıra indiriliyor. Biz 50 kattan yüksek olacak 7 blokta bunu kullanacağız. Her bir panel için 600 bin Euro ödeniyor. Almanya’da fuarları, Rusya’da yüksek binaları inceleyerek bu sistemi satın aldık”
Acar, panel dışında tüm binaları futbol sahalarındaki kalelerin arkasındaki filelere benzeyen bir ağ ile kapladıklarını belirtiyor ve en basit iş güvenliği önlemlerini dahi büyük bir kıvançla şöyle anlatıyor:
“200 kiloya kadar dayanan bu ağlar malzeme düşmesi sonucu olan iş kazalarını engelliyor. Binanın metrekaresine göre değişmekle birlikte her bir binanın ağ kaplaması için ortalama 40 bin lira harcanıyor. Acar diğer bir güvenlik unsuru ise vinç operatörleri için uygulandığını dile getirdi. 42 vinç bulunan şantiyede tüm vinçler takip ediliyor ve olası bir çarpışma engelleniyor.”
Sendika.Org