Cizre’de son 20 günde Hizbulkontra-polis saldırılarında 4 çocuk katledildi. AKP savaş politikalarını derinleştiren adımlar atarken, Kürt hareketi uzlaşma-çatışma dengesini gözetiyor

Cizre’de 27 Aralık’tan bu yana devam eden Hizbulkontra-polis saldırılarında 4 çocuk katledildi. AKP savaş politikalarını derinleştirmekten yana adımlar atarken, Kürt hareketi uzlaşma-çatışma dengesini gözeterek hareket ediyor
Kürt hareketi ile AKP arasında savaşarak masaya oturma üzerine kurulu müzakere süreci, 2015’te Cizre üzerinden çatışma ayağının ağır bastığı koşullar altında devam ediyor. Kobanê eylemleri sürecinde doğrudan AKP eliyle sokağa salınan Hüda-Par görünümlü Hizbulkontra, onlarca kişinin ölümüne yol açan çatışmaları tetiklemişti.

Hizbulkontra Cizre’de sahnede
Kısa süreli bir durgunluğun ardından Hizbulkontra bu defa Cizre’de sahneye sürüldü. 27 Aralık günü polis desteğiyle yapılan silahlı saldırılara YDG-H öncülüğündeki Kürt gençliği aynı sertlikte karşılık verdi. Gün boyu süren çatışmalarda 19 yaşındaki Yasin Özel ile 15 yaşındaki Barış Dalmış çetelerin saldırılarında yaşamını yitirdi.
Yeni yılda da savaş!
AKP, yeni yıla da savaş politikalarını sürdüreceğinin mesajını vererek girdi. MUŞ JİTEM Davası “dönemin il jandarma komutanının bulunamaması” gerekçesiyle düşürüldü.
5 Ocak günü Emniyet Genel Müdürlüğü Kürt coğrafyasında kullanılmak üzere 110 yeni TOMA aldığını duyurdu.
Aynı gün Cizre Emniyet Müdürlüğü’ne Hrant Dink suikastının şüphelilerinden, eski Trabzon İstihbarat Şube Müdürü Ercan Demir atandı.
‘Polis hedef gözeterek öldürdü’
Demir, görevindeki ilk günü olan 6 Ocak’ta zırhlı araçlarının plakalarını söktürdü ve polisi “hendekleri kapatmak” gerekçesiyle önceden elektrikleri kesilen Cudi ve Nur mahallelerine gönderdi. Görgü tanıklarının aktarımına göre, mahalleye giren polis zırhlı araçlardan sokaktakilere ve evlere ateş açtı. 14 yaşındaki Ümit Kurt hedef gözetilerek açılan bu ateş sonucunda göğsünden vurularak katledildi.
10 Ocak’ta da benzer bir biçimde mahalleye saldırı düzenleyen polis, bu defa da 18 yaşındaki Mehmet Elçi’yi sırtından vurarak yaraladı.

14 Ocak’ta ise yine ilçede herhangi bir eylem ya da olay olmamasına karşın polis gaz bombalarıyla ve ateş açarak saldırdı. Bu defa da 12 yaşındaki Nihat Kazanhan adlı çocuk, başından vurularak öldürüldü. Görgü tanıkları, polislerin çocukların yanına giderek “Siz bize taş atarsanız biz size kurşun atacağız” dediğini, çocuklar orada otururken rastgele gaz bombaları attığını, ardından da silah sesleri geldiğini ifade etti.
İHH de devreye sokuldu
AKP’nin çatışmayı yükselttiği çizgi sadece kontrgerilla ve şiddet aygıtları üzerinden değil, bir diğer yandan da gerici örgütleri ittirerek oldu. Bülent Arınç’ın “Sürecin tek aktörü HDP değil” sözlerinden güç alan İslamcı örgütler harekete geçti.
780 sivil toplum kuruluşunun temsilcisi ile 20 kentten cemaat-tarikat liderleri İnsani Yardım Vakfı (İHH) öncülüğünde Diyarbakır’da buluştu. Kürt sorununun çözümünün “İslam kardeşliğinde” olduğunu söyleyen örgütler, toplantılarını Türkiye’nin dört bir yanına yayacaklarını da ilan etti.
Misilleme eylemi, Serhıldan çağrısı, ‘süreç’ mesajı
Kürt hareketi ise yasal ve silahlı kanatları uzlaşma-çatışma dengesini gözeterek hareket etmeye devam ediyor. HPG, Ümit Kurt’un katledilmesinin ertesi gününde misilleme eylemi gerçekleştirdi. Zırhlı bir araca yapılan saldırıda iki polis öldürüldü.
KCK de 15 Ocak’taki açıklamasında “Sömürgeci savaşın en kirli ve kuralsız biçimde topyekun uygulandığı 90’lı yıllarda bile direnmesini bilen Cizre-Botan halkı, AKP devleti ve paraleli Hüda-Par’a karşı elbette direnecek, serhıldanları daha da yükseltecektir. Halkımız AKP devletine ve Hüda-Par’ın saldırılarına karşı öz savunmasını ve örgütlülüğünü geliştirerek cevap vermelidir. Kürdistan’da hiçbir saldırı karşılıksız kalmamalıdır” açıklaması yaptı.
HDP-DTK cephesi ise Kandil’in tepkisini çeken “başka güçlerin provokasyonu” söylemini sürdürmekten yana. İmralı heyetinde de yer alan DTK Eş Başkanı Hatip Dicle, 13 Ocak’ta HDP milletvekilleriyle birlikte Cizre’ye, Öcalan’ın ‘içeriği açıklanmayan’ mesajını iletmeye gitti. Dicle, “Gerginliği düşürmek için, bunun sürece yönelik tezgah olduğunu insanlarımıza anlatmaya gideceğiz” sözleriyle Öcalan’ın mesajına dair ipuçları verdi.
Sendika.Org