Muğla’nın Fethiye ilçesinde, Muğla Pride tarafından LGBTİ+’lara yönelik hak ihlallerine karşı basın açıklaması gerçekleştirildi. LGBTİ+ hareketinin baskılara rağmen var olmaya devam ettiği belirtilen açıklamada, “Bizler; birbirimizin sesini taşımaya, hafızasını korumaya ve dayanışmasını büyütmeye devam edeceğiz” denildi

Muğla Pride, dün (3 Temmuz) saat 18.00’de Muğla’nın Fethiye ilçesindeki Beşkaza Meydanı’nda LGBTİ+’lara yönelik hak ihlallerine karşı basın açıklaması gerçekleştirdi.
Gündem Fethiye'den Duru Şevval Ayyüce, Burak Necip Başar'ın haberine göre Türkiye’de LGBTİ+’lara yönelik hak ihlalleri her geçen yıl daha da derinleştiğine dikkat çekilen açıklamada, “Bugün karşı karşıya olduğumuz sosyal medya erişim engelleri, münferit bir sansür uygulaması değil; yıllardır sistematik biçimde sürdürülen baskı politikalarının başka bir aşamasıdır” denildi.
İstanbul Pride, Trans Pride, Ankara Pride, İzmir Pride ve Kaos GL’nin sosyal medya hesaplarına gelen erişim engeline değinilen açıklamada, bu durumun ‘yalnızca birkaç hesabın görünmez kılınması’ anlamına gelmediği belirtildi ve şunlar söylendi: “Bu kararlar; LGBTİ+ hareketinin haberleşme kanallarını, dayanışma ağlarını, hafızasını ve kamusal görünürlüğünü hedef alıyor. Dijital alanların da kamusal alanın bir parçası olduğu gerçeği göz ardı edilerek ifade özgürlüğüne müdahalede bulunuluyor.”
LGBTİ+’lara yönelik son yıllardaki baskılara vurgu yapılan açıklama, şöyle devam etti: “Oysa bu saldırılar yeni değildir. 2015 yılından bu yana onur yürüyüşleri hukuka aykırı biçimde yasaklanıyor; barışçıl gösteriler polis şiddetiyle dağıtılıyor, yüzlerce kişi gözaltına alınıyor. Her Haziran ayında kentler adeta olağanüstü hâl koşullarına sürüklenirken, LGBTİ+’ların anayasal haklarını kullanması suçmuş gibi gösteriliyor.
Son yıllarda ise baskı sokaklarla sınırlı kalmadı. Dernekler hedef gösterildi, etkinlikler keyfi biçimde yasaklandı, film gösterimleri ve kültür-sanat faaliyetleri engellendi. Nefret söylemi kamusal kurumlar eliyle yeniden üretildi; LGBTİ+’lar siyasal tartışmaların hedefi hâline getirildi. Eşitliği savunan herkes kriminalize edilmeye çalışıldı.”
NATO Zirvesi öncesi gerçekleştirilen gözaltılara değinilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Bu yıl da benzer bir tabloyla karşı karşıyayız. NATO zirvesi öncesinde gerçekleştirilen operasyonlarda gazeteciler, aktivistler ve insan hakları savunucuları gözaltına alınarak özgürlüklerinden mahrum bırakıldı.
Transların hormona erişimi ve cinsiyet uyum süreçlerinin her geçen gün daha da zorlaştığı belirtilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı: “Sağlık hizmetlerine erişimin keyfi uygulamalarla sınırlandırılması, bürokratik engellerin artırılması ve transların bedenleri üzerinde söz sahibi olma hakkının sistematik biçimde ihlal edilmesi; yalnızca sağlık hakkının değil, yaşam hakkının da ihlalidir. Bu politikalar, transları güvencesizliğe, yoksullaşmaya, umutsuzluğa ve ağır psikolojik yüklerle yaşamaya ve intihara sürüklemektedir.” LGBTİ+ hareketinin baskılara rağmen var olmaya devam ettiği ifade edilen açıklama şöyle devam etti: “Ancak LGBTİ+ hareketi onlarca yıldır yasaklara, gözaltılara, ev baskınlarına, nefret kampanyalarına ve sistematik hak ihlallerine rağmen katlanarak var olmaya devam ediyor. Çünkü bu mücadele yalnızca LGBTİ+’ların değil; ifade özgürlüğünün, örgütlenme hakkının, eşit yurttaşlığın ve barışın mücadelesidir.”
Hak mücadelelerini sürdüren kişi ve kurumlarla dayanışma içinde oldukları vurgulanan açıklamada, şunlar söylendi:
Muğla Pride olarak; erişim engellerini, ev baskınlarını, keyfi gözaltıları, nefret politikalarını ve LGBTİ+’ları hedef alan hiçbir ayrımcı uygulamayı kabul etmiyoruz. İstanbul Pride, Trans Pride, Ankara Pride, İzmir Pride, Kaos GL ve hak mücadelesini sürdüren tüm kişi ve kurumlarla dayanışma içinde olduğumuzu kamuoyuna duyuruyoruz. Yetkilileri; Anayasa’nın güvence altına aldığı ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü ve eşitlik ilkesine uygun davranmaya, nefret politikalarını derinleştiren uygulamalardan vazgeçmeye çağırıyoruz.
Mücadeleye devam edeceklerine dikkat çekilen açıklama, şu ifadelerle sona erdi: “Bizler; birbirimizin sesini taşımaya, hafızasını korumaya ve dayanışmasını büyütmeye devam edeceğiz. Ne sokakları ne meydanları ne de birbirimizi bırakmayacağız.
Kaynak: Gündem Fethiye