Dilovası’nda bulunan Ravive Kozmetik’te 8 Kasım 2025’te meydana gelen ve üçü çocuk yedi işçinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin davanın üçüncü duruşması Kandıra'da bulunan Kocaeli Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde başladı

Dilovası’nda bulunan Ravive Kozmetik’te 8 Kasım 2025’te meydana gelen ve üçü çocuk yedi işçinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin davanın üçüncü duruşması Kandıra'da bulunan Kocaeli Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde başladı. Duruşma öncesinde aileler kampüs önünde açıklama yaptı. Duruşmaya ve öncesindeki açıklamaya çok sayıda sendika, siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcisi katıldı.
Yapılan açıklamada işyerindeki en temel önlemlerin bile alınmadığı hatırlatılırken "Acil çıkış kapısı, yangın merdiveni, yangın uyarı sistemi, sensör, otomatik söndürme sistemi, hatta bir adet yangın söndürme tüpü dahi yoktu" denildi. Binanın belediye tarafından da denetlendiği ve bir yıl önce ruhsat verildiğinin hatırlatıldığı açıkalamada "İşçi canının nasıl bir maliyet kalemine indirgendiğinin, denetimsizliğin ve cezasızlığın işçi katliamlarına nasıl davetiye çıkardığının en acı ve en korkunç örneklerinden biri olarak tarihe geçmiştir" denildi.
Dilovası katliamı davası: "Denetimsizliğin ve cezasızlığın en korkunç örneklerinden biri"https://t.co/o4W0HZK8Ki pic.twitter.com/hyElLwVkrf
— sendika.org (@sendika_org) July 21, 2026
Ayrıntılar geliyor.
8 Kasım 2025 günü Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde Ravive Kozmetik isimli şirkete ait kaçak parfüm dolum atölyesinde çıkan yangında üçü çocuk yaşta olmak üzere yedi işçi hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden işçiler günde 12-16 saat, asgarin ücretin altında düşük ücretlerde güvencesiz olarak çalıştırılıyordu.
Yangına dayanıksız malzemelerle inşa edilen ve zorunlu yangın güvenliği sistemlerinden yoksun olan atölyede, yeterli eğitim ve koruyucu ekipmanı bulunmayan çocuk ve yaşlı işçiler çalıştırıldı. Tek çıkış kapısının ise önü malzeme ve ekipmanlarla kapatılarak işçilerin yangın sırasında mahsur kalmasına neden olundu.
DİLOVASI KATLİAMININ FAİLLERİNİ UNUTMA
Şirket sahiplerinden olan Kurtuluş Oransal'ın kaçma girişimine yardımcı olan dayısı Ali Osman Akat'ın ürettiği 140 bin litre dezenfektan, tehlikeli kimyasal içerdiği gerekçesiyle Avrupa ülkelerinden toplatılıp iade edilmesine rağmen, yıllarca TBMM’ye dezenfektan sattı.
Ali Osman Akat, Kolombiya’dan “kozmetik ürün” adı altında Türkiye’ye gönderilen 111 kilogram kokainle bağlantılı uyuşturucu kaçakçılığı soruşturması kapsamında 2022 yılında tutuklandı. Ancak daha sonra siyasi bağlantılarını kullanarak serbest kalan Akat’ın tutuklu bulunduğu dönemde şirket işlerini Çetin Akat yürüttü. Ali Osman Akat’ın iktidara yakınlığı, Tayyip Erdoğan ve Süleyman Soylu ile çekilmiş samimi fotoğraflarının kamuoyuna yansımasıyla gündeme gelmişti.
Patronlardan Aleyna Oransal, davanın ikinci duruşmasında hamililiği gerekçe gösterilerek ev hapsi ve yurtdışı çıkış yasağı uygulanarak, Küresel OSGB Sorumlu Müdürü Ünal Aslan ve mülk sahibi Güven Demirbaş da adli kontrol ve yurt dışı çıkış yasağı ile tahliye edildi.
Kamu görevlileri de gözaltına alınıp tutuklansa da tutuklulukları kısa sürdü. Dilovası Belediyesi eski Zabıta Müdürü Cengiz Taşdemir ve Zabıta Müdür Vekili Nizamettin Balcı altı günlük tutukluluklarının ardından ev hapsi tedbiriyle tahliye edildi.
Sendika.Org/Kocaeli