Bu yıl 21’incisi düzenlenen Uluslararası İşçi Filmleri Festivali İstanbul’da Atlas Sineması’nda açılışını yaptı

Açılış gecesinde seyirciler fuaye alanındaki standda katalogları, gösterim programları broşürlerini inceledikten sonra bu sene 21’nci yıla özel hazırlanan kitaptan da edindi. Hatıra pankartı önünde fotoğraflar çektirildi. Hatıra fotobloku ve İFF’nin sloganlarını içeren lolipop dövizlerle fotoğraf çektirenler de kendi sosyal medya hesaplarında paylaşımlar yaptı.
19.30’da kapıların açılmasıyla başlayan gecede Atlas Sineması’nda koltuklar doldu, koltuklarında yer bulamayan kimi seyirciler merdivenlere oturarak açılışa katıldı.

Festivalin 21. yılına özel hazırlanan tanıtım filminin gösterimiyle başlayan açılış gecesi sunuculuğu üstlenen Tilbe Saran sahneye çıkmasıyla devam etti. Saran “21 yıldır buradayız. Ama bu yıl, saymayı bırakıp baştan çekiyoruz. Adaletsizlik büyürken, eşitsizlik derinleşirken, direnişler çoğalırken biz yine buradayız. Bu yıl “kestik baştan çekiyoruz” sloganıyla karışınızdayız. Çünkü bize kırıntıları bırakılan hayat eksik. Baştan çekiyoruz. Ne sponsorlarla, ne yarışlarla. Sadece yan yana gelmek, paylaşmak, dinlemek için. Bu festival; işçilerin, emekçilerin, görülmeyenlerin, duyulmayanların sesi. Ve o ses, bugün daha da güçlü. Bir avuç insanla başlayıp binlerce gönüllünün emeğiyle büyüyen bu yolculuk, şimdi hepimizin” diyerek festival gönüllüsü Arzu Özgenç’i açılış konuşmasını yapmak üzere davet etti.
Konuşmasını yapmak üzere sahneye çıkan Arzu Özgenç, “Bu dört kavramın kelime olarak bile yan yana gelmesinin gün geçtikçe zorlaştığı bir iklimde, festivalimizin hala devam ediyor olması ve siz seyircimizin her yıl çoğalarak bizleri desteklemesi, umut, dayanışma ve direnişin asla bitmediğinin en önemli göstergelerinden biri aslında. Bu festival başladığı günden beri; adalet, eşitlik ve hak mücadelesini kameraları ile anlatmaya, görünmeyenleri görünür kılıp, sesini duyurmak isteyenlere yol arkadaşlığı yapmaya adadı kendini. 21 yıldır hiç ara vermeden sizlerle buluşan festivalimizde yüzler değişti, filmler değişti, buluştuğumuz şehirler ve salonlar değişti. Ama biz gördük ki haksızlıklar karşısında direnmeye ve konuşmaya devam eden birilerinin olduğu gerçeği hiç ama değişmedi” dedi.
Festivalin 21 yıldır gönüllü emek ile örgütlendiğine dikkat çeken Özgenç, “Erişilebilir bir festival hedefiyle engelleri birlikte aşmak için düzenlediğimiz panelimizde, sinemayı herkes için ulaşılabilir kılmanın yollarını arayacağız” ifadelerini kullandı.
Ankara ve İzmir ile eşzamanlı açılış yaptıklarını belirterek festival kapsamında yapılacak olan gösterim ve etkinlikleri sıralayan Özgenç “Başka bir dünya kurma hayaliyle çıktığımız bu yolculukta emeğini esirgemeyen gönüllülerimize, bize filmlerini emanet eden tüm yönetmenlerimize, bu yolda destekleri ile yanımızda olan dostlarımıza ve tabii ki sinemanın olmazsa olmazı siz seyircilerimize çok teşekkür ediyoruz. Bir festival var, coşkuyu unutmuyor, umudu ısrarla taşıyor, yalnız olmadığımızı hatırlatıyor. Bir festival var; bize dayatılan adaletsiz dünya düzenini kabul etmiyor. Bir festival var; insanca yaşama hakkını sözüyle ve kamerasıyla anlatmak isteyenlerin yanında duruyor ve diyor ki: ‘KESTİK, BAŞTAN ÇEKİYORUZ!’” dedi.
Özgenç’in konuşmasından sonra festival filmlerinden hazırlanan kısa bir kesit izlendi. Ardından 1 Mayıs Marşı eşliğinde izlenen kolaj video ile memleketin dört bir yanında meydanları dolduran milyonlar ve yasaklamalara, polis ablukasına rağmen yüzünü Taksim’e dönerek Mecidiyeköy’de direnen binler selamlandı. Bu esnada salonda “1 Mayıs alanı Taksim Meydanı” sloganı atıldı.
Halkın haber alma hakkını mümkün kılan gazeteciler baskı altında
1 Mayıs kolajı ardından sunuma devam eden Saran “Biliyoruz ki; emekçilerin mücadelesi kadar, o mücadelenin görünür olması da hayati. Halkın haber alma hakkını mümkün kılan, gerçeğin karartılmaması için çalışan basın emekçileri, bugün baskı altında. Tutuklamalarla, sansürle, tehditlerle susturulmak istenen gazeteciler, aslında hepimiz adına konuşuyor” ifadelerini kullanarak tutuklu gazeteci İsmail Arı’nın festivale gönderdiği notu okudu.
Arı’nın festivale gönderdiği not şöyle:
“İşçi Filmleri Festivali
Sadece gazetecilik yaptığım için yaklaşık 40 gündür cezaevinde tutuluyorum. Beni gözaltına almak için tüm akrabalarımın kapısına dayandılar. Sonra da yolsuzluklarını ortaya çıkardığım kamu görevlilerinin tutulduğu cezaevine atıldım. Cezaevinde olmamın tek nedeni de budur! Kimse yolsuzlukları, hukuksuzlukları yazmasın, konuşmasın istiyorlar. Ancak ben dimdik ayaktayım. Asla pes etmeyeceğim!
İsmail Arı
Sincan zindanı”
Arı’nın notundan sonra tutuklu gazeteciler İsmail Arı, Alican Uludağ, Merdan Yanardağ, Cihan Berk ve ETHA emekçileri Pınar Gayıp, Nadiye Gürbüz, Müslüm Koyun ve Elif Bayburt’un fotoğrafları perdeye yansıtıldı. Ardından BirGün gazetesinden Gökay Başcan ve ETHA’dan Yeşim Tükel sahneye davet edildi.

Sahne; emeğin, direnişin ve dayanışmanın sahnesi
Direnen işçilere sahnesinde her sene yer veren İFF, bu sene de Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’ndan Damla Topuz, DGD Sen Genel Başkanı Neslihan Acar, İtalyan Lisesi direnişçisi Başak Baysallı’yı davet etti.
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’ndan Damla Topuz konuşmasında “Bizler buradayız Mehmet Türkmen, Esra Işık, Kanber Saygılı aramızda değil onlar özgür olana kadar hiçbirimiz özgür değiliz, onları alacağız” dedi.
DGD Sen Genel Başkanı Neslihan Acar konuşmasında “Bizler depolarda tersanelerde bize sırtına dönen sarı sendikalara karşı çaresiz değiliz. Mücadeleci sendikalarla birlikte mücadele ediyoruz. 2025 1 Mayıs’ında bir sözle yola çıktık, yönümüzü Taksim’e dönüyoruz dedik” diye ifade ederek 2026 1 Mayıs’ında da binlerle birlikte Mecidiyeköy’de bir araya geldiklerini söyledi.
İtalyan Lisesi direnişçilerinden Başak Baysallı konuşmasında “Memleketin dört bir yanında okulunda baskı gören öğretmenler var, kendi okulumuzda da yaşanıyor. Birilerinin bunu yapması gerekiyordu 90 günü geride bıraktık. Sürdürmek değil başarıya ulaşması bizim için önemli” dedi.
Kemal Türkler de sahneden anıldı. Tilbe Saran, “Kemal Türkler’in mirası, bugünün mücadelesinde yaşayan bir çağrı olmaya devam ediyor” diyerek sahneyi Birleşik Metal İş Sendikası Genel Başkanı Özkan Atar’a bıraktı.
Tilbe Saran sunumunun devamında Pelin Esmer retrospektifini tanıttıktan sonra restrospektifin tanıtım filmi gösterildi.

Bu yıl festivalden üç filmin yönetmeni açılış gecesine katıldı. Yönetmenler Doris Metz, Felix Chou ve Antje Ehmann’ı sahneye davet edildi.

Festivalde set emekçisi teşekkür plaketinin sahibi Gökhan Özgül oldu. Özgül’e plaketini vermek üzere Sosyal İş Sendikası’ndan Umut Dağar sahnedeydi.
Kadir İnanır’a verilecek onur ödülünü Kadir İnanır adına, açılış filmi “Kuzeyden Gelen Adam”ın yönetmeni Hüseyin Karabey’e takdim edildi.
Açılış gecesi “Kuzey’den gelen adam” belgeselinin gösterimiyle sona erdi.
Sendika.Org