Bilirkişi raporu ile teyit edildi, yıllar içinde defalarca tadilat ve plan değişikliğine uğrayan mekân 20 yıl boyunca yangın yönünden hiç denetimden geçmemiş. Bilirkişi raporunda yer alan isimlerden bazıları farklı belediyelerde çalışmış

Hiç ama hiçbir önlemin alınmadığı büyük tadilat sırasında çıkan yangında 29 insan öldü. Hatırlayacaksınız, İstanbul’un göbeğinde, Gayrettepe’de iki yıl önce, 2 Nisan 2024’te Masquerade isimli gece kulübünde bir yangın çıkmış ve insanlar göz göre göre hayatlarını kaybetmişti. O olayın davası sürüyor. Oysa Masquerade yangınından sonra çıkan Kartalkaya’da Grand Kartal otel yangınında yargı süreci hızlı ilerlemişti. Bugün Çağlayan Adliyesi 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yine duruşma var. Kimi için kısa olan ama aileler için her dakikasının uzun olduğu bu iki yıl içerisinde mahkeme başkanı değişti, ailelerin keşif talepleri kabul edilmedi, tutuklu sanıklardan bazıları serbest bırakıldı.
29 insan can verdi o yangında ve sanıklar ‘taksirle öldürmeden’ yargılanıyorlar. Avukatların ‘olası kastla öldürme den yargılanmaları gerekir’ talepleri de karşılık bulmadı.
Beşiktaş Belediyesi sınırları içerisinde yer alan gece kulübünün büyük tadilat sırasında denetlenmediği de ortaya çıkmıştı. İBB ve Beşiktaş Belediyesi’nden 13 personel ile ilgili ‘görevi ihmalden’ açılan ve ana dosya ile birleştirilen davada yeni bilirkişi raporu dosyaya girdi ve sonuç çok tartışmalı.
Çocukları ölen ailelerin avukatları söz konusu bilirkişi raporunun kamu üniversiteleri tarafından hazırlanmasını talebi kabul görmedi. Mahkemenin tayin ettiği beş kişilik bilirkişi heyetinde çalışma geçmişinde farklı belediyelerden kişilerin olması ‘çıkar birliği’ tartışması bağlamında da dikkat çekici. Diğer yandan mahkemenin tayin ettiği bilirkişi de ‘Uzman Hukukçu’ olarak yer alan, uzun yıllar Bahçelievler Belediyesi’nde Ruhsat ve Denetim Müdürü olarak çalışmış H.G’nin kardeşinin de kaçak yapı inşaatı haberlerinde adı geçmiş.
Rapora gelelim… Rapor demiş ki yangının çıkması yönünden kamu personelinin sorumluluğu ve kusuru yok!
Bilirkişi raporunu okuduğunuzda ise yıllar için büyük tadilatlar geçiren, alanı genişletilen eğlence mekânı en son 2006 yılında yangın yönünden tetkik edilmiş. Binlerce insanın girip çıktığı, onlarca çalışanın olduğu, bulunduğu yer itibariyle apartman ve pasajda insanların da risk altında olduğu bu işletme 20 yıl boyunca hiç denetlenmemiş! Başka bir skandal yine bu bilirkişi raporuyla ortaya çıkıyor. İstanbul İtfaiyesi’nin 07.11.2006 tarihli ‘olumlu’ raporunda gösterilen yangın çıkış yeri yıllar içerisinde değişmiş! Raporda yangın çıkışı olarak gösterilen işletmenin ana giriş kapısına yakın olan kapının kapatılarak farklı bir amaçla kullanıldığı tespit edilmiş.
Bunun manası şu, 20 yıl önce verilen ‘itfaiye olumlu raporu’nun, denetleme olmadığı için hiçbir bir anlamı yokmuş! Çünkü yıllar içerisinde patronlar, yangın raporuna aykırı değişimler yapabiliyor. Ve insanlar kaçamadıkları için ölüyor.
Raporun tartışmalı bir bölümü de tadilat günü çalışan işçilerin dolaylı olarak suçlanması. “İşletmede yapılan yenileme çalışmaları sırasında yangın güvenlik önlemleri kapsamında bulunması gereken sulu ve/veya köpüklü söndürme ekipmanları ve sistemlerinin bulunmadığı, portatif söndürücülerinde yangın sırasında ortamda bulunan çalışanlar tarafından verimli ve bilinçli şekilde kullanılamamasının yangının gelişmesinin, yaralanma ve vefatların meydana gelmesinin diğer temel/kök/ana sebeplerinden birisi olduğu…”
Ölenlerin uzmanlık alanı yangın söndürme cihazını kullanmak mı! Raporda bir isim de dikkatimi çekti: Nuri Umut Çıtak… Raporda bu isim, yangının çıktığı gece kulübünün yönetim odasındaki isimliklerde ismi bulunan kişi. Bulunan diğer isimlikte Şahzade Şazi Şekergümüş’ün adı var. Gece kulübünün patronu Şekergümüş sanık… Nuri Umut Çıtak’ın adı ise dosyada geçmiyor, ilginç!
Farklı yaşlarda, farklı mesleklerde, farklı etnik aidiyetleri olan 29 insan için adalet arayan ailelerin çaldığı bir kapı da CİMER… Zülfiye Dolu, kardeşi Şivan Dolu için Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden Adalet ve İçişleri Bakanlığı’na yazı yazmış. Dava süreciyle ilgili sözü ona bırakıyorum.
Sayın Yetkili,
2 Nisan 2024 tarihinde İstanbul Beşiktaş Gayrettepe’de gece kulübü tadilatı sırasında meydana gelen yangın faciasında 29 kişi hayatını kaybetmiştir. Hayatını kaybedenlerden biri de kardeşimdir. Olayın üzerinden yaklaşık iki yıl geçmesine rağmen yargılama süreci ağır ilerlemekte olup, adil yargılanma ilkesinin zedelendiğine ilişkin ciddi endişelerimiz bulunmaktadır.
Bu kapsamda dikkat çekmek istediğimiz hususlar aşağıda sunulmuştur:
- Dosyada hâkim değişikliği olmuş, yeni görevlendirilen hâkimin tarafımızca yapılan talepleri sistematik şekilde reddettiği, dosyaya yeterince hâkim olmadığı ve olay yeri keşfi talebimizi kabul etmemiştir. Olay yerini görmeden ve dosyayı yeterince incelemeden sağlıklı bir yargılama yapılması mümkün müdür?
- Duruşmalar sırasında mahkeme salonunda ses sisteminin aktif ve sağlıklı şekilde kullanılmadığı, bu nedenle beyanları takip etmekte ciddi güçlük yaşadığımız, bu durumun defalarca bildirilmesine rağmen giderilmediği anlaşılmaktadır.
- Olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen belediye görevlileri hakkında soruşturma ve yargılama süreçlerinin yeterince işletilmediğine dair endişelerimiz artmaktadır.
- Dosyaya sunulan bilirkişi raporlarının birbirleriyle çelişkili olduğu ve bu durumun gerçeğin ortaya çıkarılmasını zorlaştırdığı görülmektedir.
- Tutuklu sanıklardan bazılarının hangi gerekçelere dayanılarak serbest bırakıldığı konusunda biz müştekilere tatmin eden bir açıklama bulunmamaktadır.
- Biz müşteki ve avukatlarımızın taleplerinin büyük ölçüde dikkate alınmadığı gözlemlenmektedir.
- Duruşmalar sırasında zaman zaman mahkeme salonundan çıkarılma tehdidiyle karşı karşıya kalmaktayız.
- Savcının yargılamadaki aktif rolü ve sorularının yönelimi konusunda tarafımızda ciddi soru işaretleri bulunmaktadır. Olayın aydınlatılması için sorulması gereken temel soruların yeterince sorulmadığı kanaatindeyiz.
- Dosyada görevli üç hâkim bulunmasına rağmen, iki hâkimin duruşmalara etkin katılım göstermediği, bugüne kadar sanıklara olayın esasına ilişkin (iş güvenliği, ruhsat, denetim ve ölüm nedenleri gibi) kritik soruların yöneltilmediği görülmektedir.
Kaynak: T24
Sendika.Org, yayın hayatına başladığından bu yana işçi sınıfı hareketinin, solun ve genel olarak toplumsal muhalefetin gündemine ilişkin, farklı politik perspektiflerden düşünsel katkılara açık bir tartışma platformu olagelmiştir. Sitemizde yayımlanan yazılar yayın kurulunun politik perspektifiyle uyumluluk göstermeyebilir. Amacımız, mücadelenin gereksinim duyduğu bilimsel ve politik bilginin üretimini zenginleştirecek tüm katkılara, yayın ilkelerimiz çerçevesinde, olabildiğince yer verebilmektir.