Dijital dönüşüm ve yapay zeka dolayındaki sınıf mücadeleleri enternasyonal ve evrensel bir karakter kazanmaktadır. E-ticaret dijital platform kurye işçilerin dünya çapındaki grev dalgaları ve örgütlenme girişimleri, içerik moderasyon şirketleri ve veri merkezi şirketlerinin her bölge ve ülkede hızla yaygınlaşmasıyla bu alanlarda birçok farklı ülkede görülen grev ve direnişler, Amazon, Samsung grevlerinin çok sayıda ülkeye yayılması, yeterli göstergeler

Yapay zeka ve sınıf mücadelesi I’den devam…
Yazılım geliştirici sayısı dünya çapında 26-30 milyon kişi, Türkiye’de 300 bin kişi civarında tahmin ediliyor (GitHub, SlashData, Evans Data 2023 verileri). Dünyada 2030 itibarıyla, dijital dönüşümün hızlanması ve yapay zeka/makine öğrenmesi, mobil ve web uygulamalarının yaygınlaşmasının itkisiyle, yazılımcı sayısının 40-45 milyona çıkması bekleniyor. Fakat yazılım emeğinde yığınsallaşma, ortalama ücretlerde belirgin düşüş, güvencesizlik, çalışma yoğunluk ve saatlerinde belirgin artışla birlikte gerçekleşiyor. Yazılımcıların iş bulma için, başlıbaşına işkenceli bir iş haline gelen (bazan 20-30’u bulan) İK iş mülakatlarından geçmek zorunda kalması, iş başvurusunda bulunanlara “deneme” adı altında parasız yaptırılan yazılımlar, ya da parasız “deneme” çalıştırması, cabası.
Juniorlarda (çalışma deneyimi 1-4 yıl olanlar) düşük ücretler, yetersizlik baskısı, durmaksızın yeni yazılım dil, framework ve araçları iş saatleri dışında öğrenmek zorunda kalma, yazılım projelerini tamamlama sürelerinin durmaksızın kısalması, Seniorlarda (çalışma deneyimi 5-8) yıl olanlarda, tükenmişlik sendromu, depresyon ve bel, boyun, göz, kalp sağlığı problemleri, şirketlerin daha kolay yarışa sürdükleri gençleri yeğlemesi nedeniyle eski yüksek ücretleriyle iş bulamama ve zaten yazılım geliştirme işindeki eski idealizm ve heveslerini kaybetmiş olma yaygın görülen sendromlar. Yazılım endüstrisinde çevik üretim modellerinde “scrum” (hamle yaklaşımı) ve “sprint” (projeleri daha basit parçalarına ayırmak, her parçayı daha kısa zamanda tamamlamak) yöntemleri, yazılım işletmeciliğinin “yarı zamanda iki kat fazla iş yapmak” sloganıyla meşhurdur. (Sutherland, 2014) Türkiye gibi outsource yazılımcılığın yaygın olduğu ülkelerde, hemen her yazılım projesinin sonlarına doğru ücretsiz fazla mesai yaygın bir uygulamadır. Türkiye’de Trendyol’un yazılımcılara “günde 16 saat çalışmayacaksınız yazılımcı olmayın” demesinin (Trendyol Techdays 2020) sosyal medyaya yansıması, ciddi tepkilere yol açmıştı. Özellikle dijital oyun sektöründeki yazılım geliştirmede (gamedev), proje teslim tarihinin yaklaşmasıyla haftalar, bazan aylar boyunca yazılımcıların ücretsiz aşırı fazla mesaiye zorlanması ise, haftada 80-100 saate varabilen çalışma saatleri ile “ölüm maratonu” (crunch-time) olarak bilinir. (Schreier, 2024) Türkiye’deki iş yönergelerinde bile yazılımcıların saat başı bedenlerini hareketlendirmek ve gözlerini dinlendirmek için 10 dakika ara verme hakkı varken, tabii ki iş yetiştirme baskısı nedeniyle uygulanmıyor. Bir çok geleneksel sektör şirketinin, hatta taşeron yazılım şirketinin teknolojiye yatırım yapmadan, işe aldığı yazılımcılardan en hızlı ve en ucuz çözümler istemesi, yazılımcıların iş yükü, yoğunluk ve stresini daha da artırıyor. Taşeron yazılım şirketine yazılım siparişi veren müşteri şirketlerin yazılım projesi ödemesini geciktirmesi veya projeyi iptal ettirmesi/geri çevirmesi, yazılımcılara da bu vesileyle ücretlerinin ödenmemesi veya geç ve eksik ödenmesi, yaygınlaşan bir diğer sorun.
“Ortalama bir teknoloji çalışanı teknolojinin durumundan bıkmıştır, daha iyi olabileceğini bilir. Açık kaynak kodlu projelerde veya kalite seviyesinin çok daha yüksek olduğu kişisel projelerde çalıştıkları için, bunun çalıştıkları şirketlerde de günlük nitelikli deneyimleri olmasını arzu ederler. Bu olamaz çünkü şirketin daha fazla para kazanması için işleri alelacele yapmanız gerekir. Burada da şirketler ile teknoloji işçilerinin zıt motivasyonları var. Bu teknoloji işçisinin ürettiği şeyin niteliğiyle kurduğu duygusal bağdır. Teknoloji işçilerinin kültüründe çok güçlüdür. Tıpkı tasarımcıların ve yazılımcıların mükemmelliyetçiliği ve ürettikleri şey hakkındaki titizliği gibi. Bu da, sonuçta kapitalizmle çatışmanın bir dinamiği olabilir: ‘Birileri daha fazla kar edecek diye bu şekilde çalışmak zorunda kalmak utanç verici’.” (Robutti, 2023)
Teknoloji işçilerinin bu gerilim eksenleri, mesleki özerklik, statü, vasıf, cazibe kaybı, ücret düşüşleri, çalışma yoğunluk ve sürelerinin artması, güvencesizleşme ile de birleşince, dayanışma, örgütlenme, mücadele arayış ve eğilimleri de artıyor. 2010’lu yılların sonlarından itibaren, bir teknoloji işçileri hareketinin oluşum sürecinde olduğu söylenebilir. (Tarnoff, 2020)
ABD ve AB’deki büyük teknoloji tekellerinde çalışan yazılım geliştirme işçilerinin, askeri ve gözetim yazılımlarında çalışmayı reddetme, teknoloji şirketlerinde yaşanan cins ve ırk ayrımcılığına, cinsel taciz ve mobinge karşı mücadeleler, teknoloji şirketlerinin “yeşil dönüşüm” sahtekarlığını protesto etme, kitlesel işten çıkarmalara karşı direniş, ücret artışı ve çalışma saatlerinin düşürülmesi için grev ve sendikal örgütlenme girişimleri artıyor. Çin’de özel teknoloji şirketlerinin dayattığı 996 sistemine (haftada 6 gün 72 saat, günde sabah 9’dan akşam 9’a kadar 12 saat çalışma) karşı yüzbinlerce yazılımcının yürüttüğü protesto hareketleri görülüyor. (Filizler, 2022)
ABD, İngiltere, Almanya, İtalya’da yoğunlaşan ve bir dizi başka ülkeye doğru yayılmaya başlayan Tech Workers Coalition (Teknoloji İşçileri Koalisyonu), teknoloji işçileri hareketinin gelişiminde önemli bir işlev görüyor. (https://techworkerscoalition.org/) TWC, kendini bir sendika olarak değil, geleneksel sendikaların teknoloji işçilerine ilgisizliği ya da teknoloji işçilerini örgütlemedeki beceriksizliğinin boşluğu dolduran, teknoloji işçilerinin mücadeleci sendikalarla bağını kuran veya kendi taban sendikalarını kurmasına ön ayak olan, tabandan örgütlenme ve mücadele inisiyatiflerini destekleyen bir “tamamlayıcı” örgütlenme ve mücadele platformu olarak tanımlıyor. (Ancak İngiltere ve Hindistan’da olduğu gibi TWC şubeleri, kendi taban inisiyatifleriyle teknoloji ya da platform işçileri sendikalarına dönüşebiliyor.) TWC, teknoloji işçilerine online, yerel ve uluslararası örgütlenme ve mücadele eğitimleri veriyor, teknoloji işçilerini biraraya getirip toplantı, konferanslar düzenliyor, gönüllü aktivistler yetiştiriyor, teknoloji işçilerinin sendikal örgütlenmesi ve siyasallaşmasına dair kampanya ve politikalar üretmeye çalışıyor. TWC’nin ağırlık merkezini ayrıcalık ve güvencelerini kaybeden orta kademe teknoloji işçileri oluştursa da, dijital emek platformu gig işçileri dahil dijital teknolojilerle çalışan/çalıştırılan tüm işçileri teknoloji işçileri kapsamında görmesi, ve farklı işçi katman ve parçaları arasında dayanışma ağları geliştirmeye çalışması önemli.
Dijital platform şirketlerinde teknoloji işçileri ile algoritmik kontrol altında çalışan gig işçileri arasında etkin dayanışma ve giderek birlikte örgütlenme eğiliminin örnekleri de var. (Niebler. 2023)
Çip/yarı-iletken endüstrisi tüm dijital teknolojilerinin stratejik yapıtaşıdır. Çip endüstrisinde çok yüksek yatırım, Ar-Ge ve üretim maliyetleri, çip tekellerinin işçiler üzerindeki ücret, sağlık, verimlilik ve aşırı çalışma baskısını alabildiğine artırır. Pandemi krizi ve sonrasındaki çip krizi (çip üretiminin hızla artan talebe yanıt verememesi, çip tedarik zincirlerinde kesintiler) ve emperyalist kapitalist güçler arasında kızışan çip rekabet ve savaşları, çip işçileri üzerindeki Ar-Ge ve üretim baskısını daha da ağırlaştırmıştır. TMSC (Tayvan), Samsung (Güney Kore) gibi büyük yarı-iletken tekellerinde, işçiler genellikle 12 saatlik vardiyalar, ve sık zorunlu fazla mesailerle, yoğun psikolojik ve fiziksel üretim ve verimlilik baskısı altında çalıştırılır. Yarı-iletken üretiminde kullanılan kimyasallar (arsenik, fosfin, kadmiyum) kanserojendir. (Dong Wook-Lee ve ark, 2023)
Bir yandan ağır koruyucu kıyafetler içinde hareket kısıtı, diğer yandan “temiz odalar” denilen üretim alanındaki yalıtım ve sıfır partiküllü hava, dahası sürekli tekrarlayan hareketler ve ayakta çalışma, ciddi solunum, kas-iskelet ve psikolojik rahatsızlıklara yol açar. Taşeron, geçiçi ve göçmen işçiler, asgari ücret veya altında ücretlerle, aşırı güvencesizlikle çalıştırılır. Kapitalist çip endüstrisi en sendika ve işçi düşmanı sektörlerden biridir. Buna karşın TSMC işçilerin aşırı çalışmaya karşı sıklaşan eylemleri, Samsung mavi yakalı işçilerin 2021’de kendiliğinden fiili grevi ve 2024’te Samsung’un Güney Kore, Vietnam ve Hindistan’daki fabrikalarında mavi yakalı işçiler çoğunluğunun ilk kez sendikal örgütlenme başarıları ve 1 aydan fazla süren fiili grevleri, çip işçilerinin sesini daha fazla duyurmaya başlamıştır. (Kannan, 2024)
Elektronik imalat ve montaj işçileri:
Dijital/elektronik (yarı-iletken, bilgisayar, akıllı telefonlar, TV) donanım ve montaj işçilerinde, uzun süreli ayakta durma veya oturma, yüksek tempolu ve tekrarlı hareketler, kalıcı kas-iskelet rahatsızlıklarına (bel, boyun, omuz, el bileği ağrıları, sinir sıkışmaları ve tekrarlayan hareket yaralanmaları, karpal tünel sendromu ve tendinit gibi hastalıklar); sürekli ayrıntılı dikkat odaklanması, göz bozukluklarına; sürekli mikroskop ve büyüteç gibi aletlerin kullanımı durumunda göz kuruluğu ve kalıcı baş ağrılarına; mikro lehimcilerde solunum rahatsızlıklarına; sinir sistemi hasarı ve kan hastalıklarına; çözücü ve kimyasal kullanılan alanlarda solunum rahatsızlıkları ve kanserojen etkilere; yüksek tempolu ve tekdüze seri ayrıntı işleri yoğun strese ve tükenme sendromuna; vardiyalı çalışma uyku bozukluklarına, uzun vadede metabolik hastalıklara yol açar.
Sektör ABD Silikon Vadisi’nden Çin’e kadar sendika düşmanıdır. Ücretler genel olarak çok düşüktür. Çin’de, Foxconn’da işçilerin büyük mücadelelerle ücretlerini kısmen yükseltmesi (aylık 500 dolar, ki bu dahi Türkiye’deki asgari ücretin dolar karşılığından düşüktür) bile, Foxconn’da robotizasyonu hızlandırdı (2014’te 1 milyon 300 bin olan işçi sayısı, 2018’de 800 bin işçiye kadar düşürüldü) ve büyük çaplı elektronik imalat/montaj tedarik zincirlerinin, ücretlerin bunun yarısı civarında olduğu Vietnam, Tayland, Malezya, Endonezya ve Hindistan’a doğru kaymasını başlattı. Samsung, dünyanın Foxconn’dan sonra en büyük elektronik montaj fabrikalarını (yaklaşık 150 bin işçi) Vietnam’da kurdu. (Matsuzaki, 2018) Elektronik işçilerinin Asya’da yüzde 60’ını, dünya genelinde yüzde 52’sini, montaj hatlarında en düşük ücretli ve taşeron olarak çalıştırılan kadın işçiler oluşturur. Taşeron, geçici, esnek, güvencesiz, göçmen ve iç göçmen işçilik sistemi yaygındır. Son dönemde sektörde büyüyen mücadeleler, sektördeki kritik teknolojik dönüşümler (yapay zeka, endüstriyel internet, cobotlar, vd) ve coğrafi kaymalar paralelinde sürüyor.
Endonezya’da Metal İşçileri Sendikaları Federasyonu’nun öncülüğünde 2012’de yüzden fazla fabrikada taşeron ve güvencesiz işçilerin kadroya alınması talebiyle yürütülen ve haftalar süren fiili grev ve işgallerle 100 bine yakın taşeron işçinin kadroya alınması gibi önemli bir kazanım sağlandı.
Meksika’da ABD sınırında çoğunluğu elektronik tedarik ve montaj fabrikalarından oluşan, toplam 600 bin işçinin çalıştığı serbest bölgelerde (Maquiladoras), 2021-24 grev dalgaları, ilk kez bağımsız sendikaların ucunu açtı. 2022’de Panasonik işçileri satış sözleşmesini tanımayarak fiili grevle ücret ve sosyal hakları artırmayı, çalışma koşullarını iyileştirmeyi, işten atılan işçileri geri aldırmayı ve ilk kez Maquiladoras’a bağımsız bir sendikal örgütlenme sokmayı başardılar. Sendikaların krimanilize edilerek sert askeri baskı altında tutulduğu Filipinler’de, ilk kez bir büyük elektronik fabrikasında (Samsung, Tesla, Xiaomi’ye yarı-iletken tedariği yapan Çin merkezli NXP Semiconductors fabrikası, çoğunluğu kadınlardan oluşan 1800 işçi çalışıyor), kadın sendika lideri Mary Ann Castillo’nun önderliğinde, 2023-24 yılları boyunca büyük mücadeleler ve grevlerle, bağımsız bir sendika örgütlendi ve önemli ücret, hak, kısmi demokratik kazanımlar elde edildi.
Vietnam, Filipinler ve Endonezya’dan 200 binden fazla göçmen işçinin çalıştığı Tayvan’daki en büyük teknoloji holdinglerinden biri olan ASSOS’ta, göçmen işçi yatakhanelerinde işçilerden fahiş elektrik parası alınması ve işçilerin holdingin fabrikaları arasında oradan oraya sürülmesine karşı başlayan direnişle, Filipinli işçiler ilk kez grevle bir göçmen işçi sendikası örgütlenmesini başardı.
Vietnam’da elektronik tedarik ve montaj fabrikalarında grev dalgalarıyla, 150 bin işçinin çalıştığı Samsung fabrikalarında işçiler, son dönemin işçi mücadelelerinde nadir görünen bir kazanıma imza attılar, Samsung’un yasadışı, mafyatik yöntemlerle sendikalaşmaya engel olmaya çalışan yöneticilerine, inatçı ve geniş bir toplumsal destek kazanan grevler eşliğinde açtıkları davayı kazanarak, 8 yöneticiyi tutuklatmayı başardılar. Dünya çapındaki elektronik/teknoloji tedarik zincir ve ağlarının önemli bir bölümünü kontrol eden ve sendika düşmanlığının rol modeli olan ABD Silikon Vadisi devlerinin sendika yasağı ise, 2022-23’te ilk kez Apple ve Amazon’un dağıtım merkezi depolarına bağımsız sendikaların girmesiyle delinmeye başlandı. (Merk, 2025)
Dijital altyapı ekipman ve malzemelerini (fiber optik kablolar, uydu parçaları, baz istasyonları, vd) üreten işçiler; fiber optik kabloların okyanus, deniz, yer altı döşemesini, uyduların, baz istasyonu, anten ve güç kaynaklarının kurulumunu ve sürekli bakım onarımını yapan işçiler, elektrik/enerji işçileri bu kapsamdadır.
Bu işlerin hiçbiri kendiliğinden yürümez. Fiber optik kablolar ve özel iletişim uydusu parçalarının bir kısmı, Türkiye gibi bağımlı kapitalist ülkelerdeki teknoloji alt tedarik sanayi şirketleri tarafından, düşük ücretle ve ağır koşullarda çalışan işçiler tarafından üretilir. Kablo, baz istasyonu, enerji sistemlerinin bakım onarımı ise genellikle taşeron şirketlere havale edilir, düşük ücretlerle, kablo gemilerinde, ücra arazilerde, yüksekte, her türlü hava koşulunda, iş cinayeti ve yaralanma riskleri yüksek olan taşeron işçiler tarafından yapılır. Fiber optik kabloların üretimi, temizlenmesi, taşınması, onarımı sırasında kullanılan kimyasallar, laserli test sistemleri, yanıcı ve parlayıcı maddeler, kesici ve delici aletler ve bizzat havaya saçılan gözle görünmez fiber (cam elyafı) parçacıkları göz ve bedene yapıştığında, solunduğunda, suya ve gıdalara karıştığında ağır işçi/halk ve ekolojik sağlık ve güvenlik sorunları yaratır. Açık havada, denizde, kötü hava koşullarında yapılan kablo, yüksekteki baz istasyonu, elektrik dağıtım şebekesi bakım ve onarımı ise, bunu, dünya çapında işçi sağlığı ve güvenliği riskinin en yüksek alanlardan biri haline getirir.
Bilişim-iletişim altyapısının merkezinde yer alan telekom şirketlerinde yüksek tekelleşmeye karşın çok düşük kar oranları kapitalizm açısından ciddi bir sorun alanını oluşturur. Telekom sektörünün gerektirdiği giderek daha büyük çaplı, daha yüksek maliyetli, daha uzun vadeli yatırımların (fiber optik genişletme, 5G, geniş bant sistemi, baz istasyonları, yüksek enerji maliyetleri, lisans bedelleri, vd) amortismanının çok yavaş olması ve büyüyen borç yükleri, Marx’ın açıkladığı kar oranlarının düşme eğilimi yasasının günümüz “dijital sermaye”sindeki tipik örneklerinden biridir. Telekom sektörü kronikleşmiş bir aşırı birikim ve aşırı üretim krizi içindedir. Bir çok ülkede telekom sektörünün özelleştirilmesi, telekom saha işlerinin taşeronlaştırılması, telekom operatör şirketlerinin sanki altyapı ve sanayiden azadeymiş gibi “hizmet sağlayıcı” şirket kılığına bürünmesi, yol açtığı korkunç yolsuzluk, yağma, spekülasyon; telekom işçilerinin yıkımı, fahiş fiyatlamalara karşın kar oranlarının düşüklüğüne ve altyapı yatırımlarının yavaşlamasına çare olmadı.
Sonuçta, Telekom sektörü, “dijital sermaye”yi yüzündeki kan lekeleri ve sertleşen sınıf mücadeleleri ile birlikte anlamak için bir mihenk taşıdır. Burada Fransa’da telekomun özelleştirilme ve taşeronlaştırılma sürecinde 60 işçinin intihara sürüklenmesini, bir dizi bağımlı kapitalist ülkede telekom taşeron işçilerinin asgari ücretin altında çalıştırılmasını, İngiltere’de 55 bin telekom işçisinin yarısının işten çıkarılması, Fransa’da telekom çağrı merkezlerinin Fas’a taşınması planlarına karşı grev ve direnişleri (2023-2024), ABD’de 45 bin Verizon işçisinin grev dalgaları (2016, 2020), Almanya’da telekom işçilerinin iş güvencesi ve ücret artışı için uzun grev dalgalarını (2023), Hindistan, Brezilya, Güney Afrika, Kolombiya, Kenya gibi sayısız ülkede telekom sektöründe grev yasaklarına ve sert anti-sendika baskılarına karşı telekom taşeron işçilerinin grev, direniş ve sendikalaşma mücadelelerini (2020-2025), Türkiye’de Türk Telekom ve taşeronu Netaş’ta büyük grevler (2015-2016), Vodafone taşeron çağrı merkezi işçilerinin grevi (2018), Türk Telekom ve Turkcell taşeron fiber saha işçilerinin eylemleri ve örgütlenme mücadelelerini (2020-2023), telekom yerel taşeron işçilerinin grevlerini (2023-2025; Antep, Adana, vd) anımsatmak yeterli olacaktır.
Nadir toprak elementleri dijital ve elektronik endüstrisinin vazgeçilmez, stratejik ve önemi giderek artan girdilerinden biridir. NTE madenciliği (ve rafinasyonu) klasik madenciliğin ağır risklerinin (çökme, havalandırma sorunlarından ölümler) yanı sıra, daha yüksek toz maruziyeti (silikosis, pnömokonyoz), radyoaktivite (kanser, genetik bozukluklar), kimyasallar (deri hastalıkları ve nörolojik rahatsızlıklar) ile bilinir. Kongo (kobalt), Çin (neodimyum), Brezilya, Kolombiya, Endonezya, Malezya, Myammar ve Grönland’daki NTE maden ve rafinasyon tesislerinde, yerli halklar ve köylülerin zorla yerinden edilmesi, NTE madenciliğinde kullanılan asit liçi nedeniyle toprak, su ve havanın zehirlenmesi, NTE işçiliğinin günlük 1-5 dolar arası aşırı düşük ücretleri, ölümcül işçi sağlığı ve güvenliği sorunları, çocuk işçiliği ve zorla çalıştırma NTE üretimini tam bir insanlık dışı emek ve doğa yıkım sektörü haline getirir. (Seo-Ho Shin ve ark, 2019. Filizler, 2022. Atabey, 2022)
NTE madenciliği dünya çapında yayılırken, mücadeleler de yükselmektedir. Tesla, Apple ve BMW’nin NTE Afrika tedarikçilerinde çocuk işçiliği ve zorla çalıştırmaya karşı uluslararası ve yerel kampanya ve mücadeleler kısmi kazanımlar sağladı (2022). Kongo’da Çin merkezli NTE şirketlerine karşı işçiler ödenmeyen ücretler ve ölümlere karşı fiili militan grevler yaptı, polisle sert çatışmalar yaşandı (2020). Şili’de lityum maden işçilerinin ücret artışı ve sosyal haklar için 20 günlük grevi kazanımla sonuçlandı (2021). Bolivya’da Uyuni Lityum maden projelerine karşı yerli halkın su kaynaklarını koruma mücadelesinde projeler durduruldu. Endonezya’da Çin merkezli NTE maden işçilerinin grevinde sert çatışmalar yaşandı (2024). Globalwatch’un raporuna göre, 2021-23 döneminde 14 ülkede çoğunluğu kobalt, nikel, lityum olan madenlerde 101 şiddet eylemi gerçekleşti (işçi, yerel halk ve ekoloji eylemleri ve polis ve emperyalist şirket çetelerinin eylemcilere karşı ateş açması) ve en az 23 eylemci öldürüldü.
Dijital geri dönüşüm (e-atık):
E-ürünlerin yaşam döngüsünü olabildiğince kısaltarak ve bakım onarım olanaklarını azaltarak karlılığını artırmaya dönük tasarım biçimleri, çoğunluğu aşırı düşük ücretli ülkelerdeki yoksul ve göçmen işçi topluluklarının ve doğasının yıkıcı e-atık yükünü artırır. (Addae ve ark, 2023)
E-atıklar (bilgisayar, cep telefonu, ve diğer elektronik/dijital cihaz parçaları, piller, ekranlar, vd), kurşun, cıva, kadmiyum, arsenik, dioksinler, nikel, krom, bromlu alev geciktiriciler gibi tehlikeli madde ve kimyasallar içerir. Bu maddeler uzun süre maruz kalanlarda kanser, solunum hastalıkları, sinir sistemi bozuklukları, cilt hastalıklarına yol açar. E-atıkların genellikle yasa dışı biçimlerde Hindistan, Güney Afrika, Nijerya, Gana, Etopya gibi ülkelere gönderilmesi, ya da ABD’de olduğu mahkum işçilere yaptırılması, herhangi bir işçi sağlığı ve güvenliği ve ekolojik denetimden yoksun ve ilkel yöntemlerle (açıktan yakma, asitle ayrıştırma, vd) aşırı düşük ücretli, sigortasız, koruyucu ekipmansız, göçmen genç ve çocuk, kadın işçiler tarafından işlenmesi, ağır emek ve doğa kıyım ve yıkımına yol açıyor. (Green Biz, 2023)
ILO, 2020’de dünya çapında e-atık işlerinde 12.9 milyon çocuk ve milyonlarca kadının çalıştırıldığını tahmin ediyordu. E-atıklar, anne karnındaki bebeklerde, çocuklarda, işçilerde, prematür doğum, zeka geriliği, kanser ve kalp hastalıkları, astım, troid ve DNA bozukları, bağışıklık sisteminin çökmesi gibi yıkıcı sağlık sorunlarına yol açıyor. E-atık alanlarındaki toksik maddelerin suya, toprağa, havaya, denize ve çevre alanlarda üretilen gıdalara karışması, çevre yıkımına ve toksik gıdalarla sağlık yıkımına yol açıyor. Emek, sağlık, çevre örgütlerinin, e-atık emek ve doğa yıkımına karşı, e-atıkların uluslararası ticaretinin yasaklanması, e-atıklarda mahkum ve çocuk emeğinin ve zorla çalıştırmanın yasaklanması, e-ürünlerde kullanılan toksik maddelerin azaltılması, e-ürün üreten şirketlerin bakım-onarım servisleri açması ve bu ürünler kullanılmaz hale geldikten sonra tüketicilerden geri toplaması, e-atık ve e-geri dönüşüm merkezlerinde çalışanlar ve ekoloji için gerekli önlemlerin alınması gibi taleplerle yürüttükleri kampanya ve mücadeleler kısmi kazanımlar sağladıysa da, e-atık yıkımı yasa dışı ticaret, taşeronluk sistemi ve binbir kılık altında hızla büyümeye devam ediyor. (Ogunseitan, 2023) Daha radikal emek, sağlık, ekoloji örgütlerinin e-atık emek ve doğa kırımına karşı mücadeleleri ise doğrudan dijital ve elektronik tekellerini hedefe koyan daha eylemli kampanyalara doğru evriliyor.
1- Dijital dönüşüm ve yapay zeka, sınıf mücadelesinin önem ve ağırlığı giderek artmakta olan yeni cephesidir.
2- Dijitalleşme ve yapay zekanın işçi sınıfı üzerindeki ilk eldeki dağıtıcı etkilerine karşın, işçiler zamanla yeni teknolojilerin iç zayıflık ve çelişkilerini öğrenmekte, yeni örgütlenme ve direniş biçimleri geliştirebilmektedir.
3- Dijital dönüşüm ve yapay zeka dolayındaki sınıf mücadeleleri enternasyonal ve evrensel bir karakter kazanmaktadır. E-ticaret dijital platform kurye işçilerin dünya çapındaki grev dalgaları ve örgütlenme girişimleri, içerik moderasyon şirketleri ve veri merkezi şirketlerinin her bölge ve ülkede hızla yaygınlaşmasıyla bu alanlarda birçok farklı ülkede görülen grev ve direnişler, Amazon, Samsung grevlerinin çok sayıda ülkeye yayılması, yeterli göstergeler. Özellikle veri merkezlerinin yaygınlaşma hızı gözönüne alındığında, veri merkezlerinin sınıf mücadelesinin bir yoğunlaşma alanı olmaya aday görünüyor. Yarı-iletken/çip üretim yatırımlarının görülmemiş toplam büyüklüğü ise, hem bu alanda ciddi bir aşırı birikim krizini hem de bu en stratejik alandaki sınıf mücadelelerini körükleyecektir. Önümüzdeki süreçte ABD’de pilot uygulamaları yapılan limanlarda yapay zekalı operatörsüz vinçler, hastanelerde hasta bakım süreçlerinde de yapay zeka kontrolünün yaygınlaşmasıyla bu alanlarda da grev ve direnişler yaygınlaşabilir. Dünya çapındaki dijitalleşme ve yapay zeka bağlamındaki sınıf mücadelelerinin izlenmesi ve incelenmesi, hangi alanlara nasıl sendikal-siyasal yığınak yapılması gerektiği açısından da bir göstergedir.
4- Dünya çapında dijitalleşme ve yapay zeka bağlamındaki emek araştırmaları, daha ziyade dijital emek platformları ve Amazon dağıtım merkezi depolarında yoğunlaşıyor. Bu açıdan, sermayenin yeni tekno-sınıf savaşımı araçlarına karşı işçilerin hangi yeni direniş yöntemlerini geliştirdiğine, bu direnişlerin açığa çıkardığı tekno-araçların iç çelişki ve zayıflıklarına dair daha pek çok araştırmanın yapılması gerektiği alanlar var. Kuşkusuz sınıf mücadelesi kendiliğinden mücadele deneyimleriyle sınırlanamaz, ancak bu mücadele deneyimleri işçilerin bu sermaye araçlarıyla mücadele edilebilirliğini görmesi, birbirinden öğrenmesi ve bizzat mücadele içinden teorik inceleme-araştırmaların sınanıp geliştirilmesi açısından önemlidir.
5- Dijitalleşme ve yapay zeka bağlamında işçi sınıfına tarihsel-somut örgütlenme ve mücadele politika ve perspektifleri üretmek, bu alanlardaki dünya çapındaki ve Türkiye’deki sınıf mücadelelerin yakından takibi ve incelenmesini ve, bu alanlardaki mücadelelerle aktif devrimci ilişkilenmeyi gerektirir.
Kaynaklar:
Addae, OA ve ark. Alomirah vd, Exploring Influencing Safety and Health Factors among E-waste Scavengers in Accra, Ghana. Mdpi.com, 17 June 2023
Altenried, M. The Digital Factory: The Human Labor of Automation. The Un of Chicago Press, 2022.
Atabey, E. Akıllı Telefonlardaki Kanlı Madenler. Temizmekan.com, 17/11/2022
Blum, K. California nurses protest ‘untested’ AI as it proliferates in health care. Association of Health Care Journalists, Aug 9, 2024
Butollo, F and Nuss, S (ed), Marx and the Robots; AI and Human Labour. Pluto Press, 2022.
Dong Wook-Lee ve ark. Lymphohematopoietic cancer mortality among Korean semiconductor manufacturing workers. BMCPublicHealth (Springer Nature), 2 Aug 2023
Filizler, FY. Dijital Sermaye: Sibernetik, Sınıf, Sosyalizm. Yayına hazırlanmakta olan kitap çalışması, 2025-2026?
Filizler, FY. Emtia Krizleri, Emek ve Doğa. Polenekoloji org, 11 Ekim 2022.
Filizler FY, Xi Jinping Döneminde Çin’de Sınıf Savaşımları ve Covid İsyanı. Devrimci Proletarya E-Kitap Dizisi, Aralık 2022
Green Biz, The enormous opportunity of E-waste recycling. Weforum.org, Mar 24, 2023
Grey, D. India’s Hyperscale Ambitions: GW-scale data centers ‘inevitable’. w. media Cloud & Data Center Magazine, Nov 1, 2024
Irani, L. The hidden faces of automation. The ACM Magazine for Students, Vol 23 Issue 2, 2016
Irani, L ve Silberman, S. Turkopticon: Interrupting Worker Invisibility in Amazon Mechanical Turk. Changing Perspectives CHI, 2013.
Jimenez IW, Workplace violence and harassment in the age of Artificial Intelligence and People Analytics. linkedin.com, 14 Jan 2022
Kannan, S. Samsung Workers’ Indefinite Strike. Peoples Democracy, Oct 06, 2024. Jin Yu Young and Meaghan Tobin, Samsung Workers Strike, the First in the Company’s History. The New York Times, June 4, 2024
Karanja, N. Data from the South, AI in the North: An Uneven Distribution of Value. Stratmore Un. Cipit. Strathmore.edu, March 27, 2025.
Leahy, G. ‘Trust nurses, not AI’: Workers protest use of artificial intelligence at Kaiser hospitals. The San Francisco Standart, Apr 22, 2024.
Lizdon, J. 31% of employees are actively ‘sabotaging’ AI efforts; Here’s why. Fastcompany.com, 3-21-2025
Magee,T. Millions of ‘cloud workers’, upon whom AI depends, have no basic labour rights. Raconteur.net, 05 June 2025
Mahnkopf, B. The Future of Work in the Era of ‘Digital Capitalism’. Socialist Register 56, 2020
Marx, K. Kapital Cilt 1, Sol yay.
Matsuzaki, K. More robots, fewer rights: labor trends in electronic manufacturing. Equaltimes.org, 13 Dec 2018
Merchant, B. Yes, the striking docworkers were Luddites. And they won. Blood in the Machine, Oct 10, 2024
Merk, J. No Union, No Voice: Nine Ways the Electronics Industry Cracks Down on Labour Rights. GoodEletronics Network, March 3, 2025
National Nurses United, AI’s impact on nursing and health care. https://www.nationalnursesunited.org/artificial-intelligence
Niebler, V. Transcending Borders? Horizons and Challenges of Global Tech Worker Solidarity. Journal of Political Sociology 1(2), Dec 2023
Niebler V. Coalitional Power in the Digital Economy: Alliances of Gig and Tech Workers. Trajectories of Platform Capitalism and Platform Work içinde, Freidrich-Ebert Stiftung, 2023
O’Brien, I. Data center emissions probably 662% higher than big tech claims. Can it keep up the ruse? The Guardian, 15 Sep, 2024
Ogunseitan, OA. The Environmental Justice Agenda for E-Waste Management, Environment: Science and Policy for Sustainable Development, 27 Feb 2023
Olsthoorn, L. Ghost Workers, belgesel film (Uluslararası İşçi Filmleri Festivali 2025’te gösterildi), Hollanda, 2024Pasquenelli, M. Patronun Gözü: Yapay Zekanın Sosyal Tarihi. Metis yay, 2025. Perrigo, B. Inside Facebook’s African Sweatshop. The Time, Feb 12, 2022. Robutti, S. The State of the Tech Workers Global Movement. networkcultures.org/blog/2023/11/16Schaupp, S. Cybernetic proletarianisation: Spirals of devaluation and conflict in digitalized production. ResearchGate, April 2021
Seo-Ho Shin ve ark. Worker Safety in the Rare Earth Elements: Recycling Process From the Review of Toxiciy and Issues. Afety and Health at Work, Dec 2019.
Skelton, SK. AI interview: Krystal Kauffman, lead organiser, Turkopticon. Computer Weekly, 9 Aug 2023
Schreier, J. Blood Sweat and Pixels: The Triumphant Turbulent Stories Behind How Video Games Are Made. Harper Paperbacks, 2024
Steinhoff, J. Automation and Autonomy: Labour, Capital and Machines in the Artificial Intelligence Industry. Palgrave, 2021.
Sutherland, J. Scrum: The Art of Doing Twice the Work in Half the Time. Crown Currency, 2014
Tarnoff, B. The Making of the Tech Worker Movement. Logicmac.io, May 04, 2020
Yavuz H, Telus’ta Neler Oluyor: Direniş ve Talepler. Umut-Sen Youtube, 15 Şubat 2025.
Yu Tao ve ark. Global data center expansion and human health: A call for emprical research. Eco-environment & Health, Vol 4 Issue 3 Sept 2025)
Zuboff, S. The Age of Surveillance Capitalism: The Fight for the Future at the New Frontier of Power.
Main. London: Profile Books, 2019.
Sendika.Org, yayın hayatına başladığından bu yana işçi sınıfı hareketinin, solun ve genel olarak toplumsal muhalefetin gündemine ilişkin, farklı politik perspektiflerden düşünsel katkılara açık bir tartışma platformu olagelmiştir. Sitemizde yayımlanan yazılar yayın kurulunun politik perspektifiyle uyumluluk göstermeyebilir. Amacımız, mücadelenin gereksinim duyduğu bilimsel ve politik bilginin üretimini zenginleştirecek tüm katkılara, yayın ilkelerimiz çerçevesinde, olabildiğince yer verebilmektir.