Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü, 27 Ekim’de yaşanan faşist provokasyona dair yaptığı açıklamada faşistleri aklama çabasına girse de açıklama faşistleri tatmin etmedi. Faşist çeteden ve önceki dönem "kampüs reislerinden" Alparslan Türk, kayyum Rektör Cahit Güran'ı üniversitelileri "cezasızlıkla" ödüllendirmekle suçladı. Türk, kendi tepkilerinden çekindiği için iki yıl önce Güran'ın "partilerinden" randevu aradığını iddia etti

Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü, 27 Ekim’de yaşanan faşist provokasyona dair yaptığı açıklamada faşistleri aklama çabasına girse de açıklama faşistleri tatmin etmedi. Faşist çeteden ve önceki dönem "kampüs reislerinden" Alparslan Türk, kayyum Rektör Cahit Güran'ı "nabza göre şerbet vermek" ve Boğaziçi Üniversitesi'nin eski kayyum Rektörü Melih Bulu gibi olmamak için üniversitelileri "cezasızlıkla" ödüllendirmekle suçladı.
Türk, kendi tepkilerinden çekindiği için iki yıl önce Güran'ın "partilerinden" randevu aradığını iddia etti.
Üniversitenin resmi hesabından yayımlanan açıklamayı alıntılayan Türk, şunları ifade etti:
Bu iş böyle olmayacak sen böyle kararsız kalıp nabza göre şerbet dağıttıkça günü kurtaracaksın. 2 kere yüzüne söyledim Kenan Evren olmadığını. Sen de Melih Bulu olmamak için cezasızlıkla ödüllendiriyorsun p*çleri. Tepkimizden çekindiğin için de partimizden yana yakıla randevu aradığını hatırlıyorum 2 yıl önce. Bu üniversiteye aynı yıl girdik senin korumakla mükellef olduğun Türk kamu düzenini sana rağmen inisiyatif alan biz Türk gençleri koruduk. Bunun için de cezalandırıldık. Şimdi de utanmadan sana emanet edilen devlet malını tarumar eden piçleri basit ithamlarla kamuoyuna tanıtıyorsun. Nacho cafeye verdikleri zararı neden açıklamıyorsun? Neyse, biz kimin ne olduğunu çok iyi biliyoruz, siz de bize dokunmaya kalkanın götü nasıl yanar onu biliyorsunuz, biliyorlar…


Açıklama grupları eşitleyen bir dille yazılmış ve alışılmış “karşıt görüşlü gruplar” kurgusu işlenmiş. Ne “saldırgan” ifadesi geçiyor ne de palaların sadece faşistlerin elinde olduğu belirtiliyor. Açıklamanın sonunda da “Üniversite yönetimi olarak, tüm taraflara eşit mesafede durulmakta” ifadesi geçiyor.
Özel güvenliklerin palalı saldırganların adeta sırtını sıvazladığı görüntüler ortadayken açıklamada bu inkar edilmiş, olay “güvenlik personelinin sağduyulu ve serinkanlı tutumuyla ilgili kişinin kolluk kuvvetlerine teslim edilmesi” şeklinde ifade edilmiş. Özel güvenliklerin çok sınırlı yetkileri olduğu söylenerek onlar da aklanmaya çalışılmış.
Açıklamanın tamamı şöyle:
27 Ekim 2025 Pazartesi günü Beytepe Yerleşkesinde meydana gelen olaylara ilişkin kamuoyunu bilgilendirme ihtiyacı doğmuştur:
Belirtilen tarihte karşıt görüşlü öğrenci gruplarının sıcak temas kurma ihtimaline karşı Üniversitemiz Koruma Güvenlik Müdürlüğü tarafından güvenlik önlemleri alınmış ve ayrıca Ankara Emniyet Müdürlüğüne gerekli tedbirlerin alınması için resmi bildirimde bulunulmuştur. Saat 12.00-13.00 arasında karşıt görüşlü öğrenci grupları farklı alanlarda gerçekleştirdikleri eylemlerini sonlandırarak dağılmıştır.
Saat 15.00 civarında tekrar hareketlenmeye başlayan karşıt görüşlü öğrenci gruplarının temas etmesinin önüne geçmek amacıyla bölgeye üniversitemiz güvenlik görevlileri sevk edilmiştir. Ancak taraflar arasında başlayan karşılıklı slogan atışmaları, taş, sopa ve kesici aletlerin kullanıldığı fiziki çatışmaya dönüşmüştür. Bu esnada üniversitemizin güvenlik personeli tarafından taraflara defalarca uyarı yapılmış; olayların büyümesini engellemek amacıyla Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı güvenlik kuvvetleri tekrar Kampüse davet edilmiştir. Kolluk kuvvetlerinin olay yerine intikaliyle olayların kontrol altına alınması mümkün olabilmiştir. Bazı sosyal medya ve dijital haber platformlarında kullanılan elinde kesici alet bulunan kişinin üniversitemiz güvenlik personeli eşliğinde yürüdüğü görüntü, güvenlik personelinin sağduyulu ve serinkanlı tutumuyla ilgili kişinin kolluk kuvvetlerine teslim edilmesi şeklinde gerçekleşmiştir. Yaşanan üzücü olaylar sonucunda Üniversitemiz öğrencilerinden iki kişi hafif şekilde yaralanmış; Ankara Emniyet Müdürlüğü ekiplerince olaylara karıştığı tespit edilen iki gruptan toplam 9 kişi gözaltına alınmıştır. Olaylara karıştığı tespit edilen üniversitemiz öğrencileri hakkında 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu uyarınca disiplin soruşturması süreci başlatılmış, bazı fiiller nedeniyle de ilgililer hakkında suç duyuruları yapılmıştır.
Olayların yaşandığı gün, bazı kişilerin C nizamiyesinden ikazlara uymayarak yerleşkeye araçta izinsiz giriş yaptığı tespit edilmiş, ilgili araçların plakaları tespit edilerek yetkili makamlara bildirilmiştir. Ayrıca Üniversitemizin özel güvenlik görevlilerinin 5188 Sayılı Kanun kapsamında “yerleşkeye giriş yapan kişilerin kimliklerini kontrol etme, araçların taşıt pulu kontrolü ve kayıt teyit işlemlerini yapma, giriş-çıkışları gerekli hallerde tutma” gibi sınırlı yetkilerinin bulunduğu ve özel güvenlik görevlilerinin el ile üst araması yapma yetkisinin bulunmadığı da bilinmelidir.
Hacettepe Üniversitesi olarak, bilimsel özgürlük ve eğitim-araştırma ortamının korunması birinci önceliğimiz olup şiddetin her türlüsünü kesin bir şekilde reddediyoruz. Üniversitemiz Beytepe Yerleşkesindeki huzur ortamını sabote etmeye çalışan çevrelerin bir süredir devam eden provokasyonları ve 27.10.2025 tarihinde karşıt grupların karşılıklı saldırıları ile farklı bir boyuta taşınan üzücü olayları kınıyoruz.
Üniversite yönetimi olarak, tüm taraflara eşit mesafede durulmakta ve hukukun üstünlüğü ilkesi doğrultusunda hareket edilmektedir. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Üniversitemizdeki huzur ortamını bozan, şiddete başvuran ve suç teşkil eden eylemlere hiçbir şekilde müsaade edilmeyecek ve müsamaha gösterilmeyecektir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Hacettepe Üniversitesi’nde 27 Ekim’de faşistler “reis değişimi” adı altında provokasyon yarattı. Faşist provokasyonun püskürtülmesinin ardından polis kampüslerini koruyan üniversitelilere karşı saldırıya geçerken, kampüsün farklı yerlerinde pusu kuran faşistler de bu saldırıya palalarla dahil oldu. Bir öğrenci başından yaralanırken altı öğrenci de gözaltına alındı. Faşistlerin saldırıp yaraladığı öğrenciler tedavi gördükleri Bilkent Şehir Hastanesi’nden polislerce zorla ifadeye götürüldü. Bu duruma itiraz eden 23 kişi de hastanede polis saldırısıyla gözaltına alındı.
Faşistlerin palayla saldırısında başından yaralanan üniversitelinin tedavisi bitmeden hastaneden çıkarılmaması için adeta bir seferberlik hali oluştu. Avukatlar, milletvekilleri, üniversitelinin sıra arkadaşları yaralı üniversiteliyi tedavisi bitmeden polise teslim etmedi.
Gözaltına alınan üniversitelilerin tamamı serbest bırakıldı.
Sendika.Org