İran’da “ahlak” polisi tarafından işkenceye uğrayan Mahsa Amini’nin yaşamını yitirmesi üzerine eylemler: “Kadın, yaşam, özgürlük”

Mahsa Amini gözaltına alındıktan iki gün sonra hayatını kaybetti. Tahran'da eylemler başladı

İran’da “ahlak” polisi tarafından işkenceye uğrayan Mahsa Amini’nin yaşamını yitirmesi üzerine eylemler: “Kadın, yaşam, özgürlük”

Fotoğraf: KHRN

İran’da Tahran polisi tarafından 14 Eylül Çarşamba günü işkenceye uğrayan ve ardından beyin sarsıntısı geçiren Mahsa Amini, yaşamını yitirdi. Mahsa Amini’nin yaşamını yitirdiği haberini ailesi duyurdu.

İran’nın Saqez ilinde yaşayan 22 yaşındaki Mahsa (Zhina) Amini akrabalarını ziyaret etmek için ailesiyle birlikte 13 Eylül Salı günü Tahran’a gitmişti. İrşad polisi tarafından giyinme şekli hedef gösterilerek gözaltına alındı. Mahsa Amini’nin yanında bulunan erkek kardeşinin itirazı üzerine polisler, Mahsa Amini’yi “bilgilendirme dersi” için götüreceklerini ve bir saat sonra serbest bırakacaklarını söylediler. Birkaç saat sonra, Mahsa Amini’nin karakolda fenalaştığı ve ambulansla hastaneye götürüldüğü öğrenildi. 13 Eylül Salı günü “Vozara” gözaltı merkezine götürülen Mahsa Amini’nin devriye aracındaki memurlar tarafından darp edildiği, ayrıca gözaltı merkezinde saldırıya uğradığı öğrenildi.

Tutuklanmasını protesto ederek güvenlik güçleri tarafından ağır bir şekilde dövüldü ve aldığı yaraların ağırlığı nedeniyle Tahran’daki Kasra Hastanesi’ne kaldırıldı. Mahsa Amini’yi muayene eden doktorlar, Mahsa Amini’nin aynı anda hem kalp krizi hem de beyin ölümü geçirdiğini açıkladı. Mahsa Amini’nin beyin ölümünün kafasına aldığı ağır darbeler sonrası kafatasının kırılması sonucu olduğu iddia edildi. Ayrıca ölüm haberinden sonra polisler hastane önünü ablukaya aldı.

İslam Devrim Muhafızları sosyal medya denetim başkanı Moslem Moin, Twitter’da Mehsa Amini’nin komaya gitme nedenini önceden olan sağlık sorunu olarak nitelendirmişti. Mahsa Amini’nin ölüm haberi yaşananları ilk günden itibaren yakından takip eden gazeteci Atefeh Daneshgar’ın Ekmek ve Gül’e verdiği demeçte “Mahsa’nın annesi ve dayısı hiçbir sağlık sorunu olmadığını ve bunun belgelerinin mevcut olduğunun altını çizdiler. Gözaltılar sırasında sadece Mahsa darbedilmedi. Darbedilenlerin içinde hamile bir kadın bile vardı. Bizim bu olayı yakından anlatan 4 şahidimiz var” diye konuştu.

Tahran Adli Tıp Genel Müdürü, Mahsa Amini’nin ölüm nedeninin önümüzdeki üç hafta içinde açıklanacağını söyledi.

İran Ulusal Direniş Konseyi Kadın Komitesi, 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin mollaların kadın düşmanı rejiminin baskıcı güçleri tarafından öldürülmesini şiddetle kınadı. İran Ulusal Direniş Konseyi’nin (NCRI) seçilmiş başkanı Maryam Rajavi protestoya çağrı yaptı.

Sabah saatlerinde kadınlar mezarlıkta başörtülerini çıkartarak bir araya geldi. Mezarlık başında “Kadın, yaşam, özgürlük” ve “Diktatöre ölüm” sloganları atıldı.

Mezarlık başındaki eylemden sonra “canım, ölmeyeceksin, adın şifre olacak” yazılı dövizler mezara bırakıldı. Ancak cenazenin gömülmesinin ardından yürüyüşe geçmek isteyenlere polis saldırdı.

Çok sayıda kişi ağır yaralandı

İrşad devriyelerinin şiddet uygulayarak bir kadının ölümüne yol açması üzerine eylemler ölümün duyurulmasından beri devam ediyor. Eylemlerde polis ateşli silah kullanıyor. Saqez protestoları sırasında en az 13 kişi yaralandı ve yedi kişi tutuklandı. Ancak Twitter’da bazı kullanıcılar çok sayıda kişinin ağır yaralandığını söyledi. Ayrıca polis tarafından darp edilip yerde kanlar içinde yatarken bulunan bir gencin Baran Hastanesi’ne koşarak yetiştildikten sonra hayatını kaybettiği ileri sürüldü. İran’ın birçok kentinde Mahsa Amini’nin öldürülmesi protesto edildi. Eylemlerde “Hamaney’e ölüm” ve “Diktatöre ölüm” sloganları atıldı. Kasim Süleymani’nin posterleri taşlandı ve yırtıldı. Tahran’da polis, eylemcilere saldırdı. Saldırılara rağmen eylemler Arjantin Meydanı’nın ara sokaklarında devam etti. Kadınların öncülük ettiği eylemlere herkes katıldı.

İran’ın “ahlak polisi”: “Gaşt-e Erşad”

Independent Türkçe’den Abdulhakim Günaydın’a konuşan İran uzmanı gazeteci yazar Dr. Savash Porgham, “ahlak polisi” olarak bilinen birimin kurumsallaşmasının 2005 yılına tekabül ettiğini söyledi.

Porgham’ın verdiği bilgiye göre bu grubun gerçek ismi “ahlaki emniyet polisi”. Yapının görevi, “sosyal yaşamın güvenliğini artırmak” ve Kültür Devrimi Yüksek Konseyi’nin belirlediği toplumsal eylem planlarını sahada uygulamak.

1979 İslam Devrimi’nden bu yana farklı isimler altında rejimin sokaklarda halkın yaşam ve giyim tarzına hep müdahale ettiğini belirten Porgham, “Ancak bu görevin resmen özel bir polis birimine verilip kurumsallaşması 2005 yılına tekabül ediyor” dedi.

Ahlaki emniyet polisine sokaklarda Gaşt-e Erşad (irşad devriyesi) denildiğini, birimlerin en az 3 kişilik kadın ve erkek polislerden oluştuğunu aktaran Porgham, “Bunlar genelde minibüsle devriye atıyor. Bu birimde görev yapacak olan polisler en radikal olanlardan seçiliyor. Çünkü ideolojik ve dini doktrini yeterince benimsemeyen bir polis sokaklarda böylesi bir görevi layıkıyla yapamaz” diye konuştu.

Porgham, şöyle devam etti:

Sokak, cadde, park, yeşil alan, kafe, restoran, sinema, tiyatro ve toplumsal yaşamın akla gelen her alanında irşad devriyesinin uygulama noktaları bulunuyor. Ahlaki emniyet polisi, ramazan ayında oruç tutmayanları denetlemekten tutun, insanların kılık ve kıyafetlerine müdahale edebiliyor. Bunlar insanların hayatına karışmayı şeri ve hukuki görev olarak görüyor.

İrşad devriyelerinin asıl hedeflerinin öncelikle her zaman kadınlar olduğunu vurgulayan Dr. Savash Porgham, “Bunların sokaklara salınmasının en temel sebebi kadınları toplumsal yaşamın içinde pasifize etmek, giyim tarzını kontrol altında tutmak ve zorunlu başörtüsü dayatmasına mutlak surette uymasını sağlamak. Yani asıl hedefleri her zaman kadınlar oldu. Yıllarca irşad devriyesi her nevi sert müdahaleyi yaptı ve en son Mahsa Amini’nin örneğinde olduğu gibi pek çok kadının hayatını yitirmesine sebep oldu. İran’da kadın hareketinin son yıllardaki yükselişi ve özellikle zorunlu başörtüsüne karşı yapılan geniş sivil itaatsizlik eylemleri rejimin ayarlarıyla oynuyor ve bunun yansıması da sokaklarda irşad devriyesinin kadınlara yönelik sert müdahaleleri oluyor” değerlendirmesinde bulundu.

Sosyal medyada da tepkiler geldi:

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur