Marmaris’te bilirkişi keşfi: “Kentin silüetini tamamen değiştiren ağaç kesimleri, dağın tıraşlanarak yok edilmesi çok üzücü”

Sinpaş/Kızılbük Thermal Resort Otel ve Devremülk projesi için verilen ÇED gerekli değildir kararının iptali için açılan davada bilirkişi keşfi yapıldı

Marmaris’te bilirkişi keşfi: “Kentin silüetini tamamen değiştiren ağaç kesimleri, dağın tıraşlanarak yok edilmesi çok üzücü”

Marmaris’in İçmeler mahallesi Kızılbük mevkiinde yapımı süren “Kızılbük Resort Otel ve Devremülk” projesi için Çevresel Etki Değerlendirilmesi (ÇED) Raporunun iptali için Marmaris Kent Konseyi üyelerince Muğla 3. İdare Mahkemesi’nde açılan davanın bilirkişi keşfi, bugün (30 Aralık) yapıldı. Keşfe, hakim, bilirkişiler, söz konusu raporu veren davalı taraf Muğla Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, kurumun yanında davaya müdahil olan SİNPAŞ ve Kızılbük GYO ile davacı Kent Konseyi üyeleri, üyelerin lehindeki müdahil sivil toplum örgütleri Türkiye Ormancılar Derneği ile Muğla Barosu’nun temsilcileri katıldı.

Heyet, keşfe çıkmadan şantiyenin idari binasındaki toplantı salonunda hakime iddia ve savunmalarının gerekçelerini anlattı. Davacılar, Milli Parklar alanında doğaya, çevreye, fauna ve floraya geri döndürülemez zarar verildiğinin altını çizerek “ÇED gerekli değildir” kararının iptal edilmesi gerektiğine yönelik düşüncelerini bir kez daha paylaştı. Milli Park alanında ağaç kesildiği ve kaçak yol açıldığı, konuyla ilgili Milli Parklar Müdürlüğü’nün işlem yapıp, Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunun altı çizildi. Davalı tarafın avukatları ise bahsedilen zararlara yol açmadıklarını, açmayacaklarını, orman alanlarını kapsayan hiçbir inşai faaliyette bulunmadıkları ve bulunmayacaklarını anlattı.

6 katlı bina 9 kat olmuş

Daha sonra inşaat sahasında incelemelerde bulunuldu. Alanda denize sıfır beton santralinin kurulduğu, villaların yapılacağı, yolların açılacağı kesimlerde dağ eteklerinin tıraş edildiği, İnşaat sahibi firmanın resmi evraklarında dinamit kullanmayacağı beyanına rağmen bunun için dinamit kullanıldığını adeta belgeleyen manzaralarla karşılaşıldı. Sahada yer alan ve yaklaşık 30 yıldır atıl duran otel binasının kat sayısının da 6’dan 9’a çıkarıldığı göze çarptı.

“Bir hamamı bile ısıtmaz”

Bilirkişi heyetinin termal kuyuyu incelemek istediğinde firma temsilcilerinin kuyu yerini göstermekte zorlandıkları, yerini bilmedikleri görüldü. “Termal tesis” olarak pazarlanan projenin jeotermal kaynak sondaj kuyusu ise görenleri şaşırttı. Davacı tarafın teknik ekibinde yer alan petrol ve doğalgaz mühendisi, 1-2 metrekarelik yüzeye sahip etrafı brandalarla çevrili kuyu hakkında şu ifadeleri kullandı:

Kuyu başına açık vana konulmuş, artezyen şeklinde yukarı gelmiyor. Kuyunun kapasitesinin, tesis kapasitesini karşılaması mümkün görünmüyor. Ayrıca, kaynak suyun sıcaklığının 18 derece olduğu söyleniyor. Bu sıcaklıktaki kaynak termal olarak nitelendirilemeyeceği gibi bir hamamı bile ısıtmaz.

Marmaris Kent Konseyi’nden açıklama

Keşif sonrası yazılı bir açıklama yapan Marmaris Kent Konseyi Yürütme Kurulu şu ifadelere yer verdi:

Kentin silüetini tamamen değiştiren ağaç kesimleri, dağın tıraşlanarak yok edilmesi çok üzücüdür. Sinpaş GYO ve Kızılbük GYO temsilcileri beyanlarıyla tam olarak iddiamızı doğrulamışlardır. Çabamız burada bir inşaat yapılacaksa bunun çevresel etkilerinin değerlendirilmesi gerektiğidir. Firma temsilcileri alandaki tüm tahribatı ruhsatımız var savunmasıyla cevaplamış, süreç içerisinde ticari fayda doğrultusunda proje genişletilebilir demişlerdir. Hakimin sorusu üzerine projenin milli park içerisinde olduğunu kabul etmişlerdir. Zaten Kent Konseyi de bu projenin entegre bir tesis olduğu, etap etap bölünerek çevresel etki değerlendirmesinden kaçırmak istendiğini vurgulamaktadır. Kanalizasyonu olmayan bir bölgeye yaklaşık İçmeler kadar bir nüfusu nasıl getirip, yerleştirirsiniz? Korunan alanın silüetini nasıl değiştirişiniz? Ayrıca belirtmek ve vurgulamak isteriz ki, 1. derecede deprem bölgesinde bulunan alanın karayolu kenarındaki dev kaya kütlesinin çatlamış olduğunu da gözlemledik. Bu çatlağa yenileri, eklenebilir, herhangi bir sarsıntıda faciaya yol açabilir. Umuyor ve inanıyoruz ki, bilirkişilerin bilim ışığında vereceği karar, “ÇED gerekli değildir” raporun iptal almasına sebep olacaktır.

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur