Aydın’daki KYK yurdunda meydana gelen asansör faciasında hayatını kaybeden Zeren Ertaş’ın ailesine, karar duruşması öncesinde gönderilen tehdit mesajına ilişkin soruşturmada takipsizlik kararı verildi. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, +63 kodlu hattın Filipinler kaynaklı ve sanal/VoIP numara olabileceğini, gerçek kullanıcının tespit edilemediğini belirtti

Aydın’daki Güzelhisar Kız Öğrenci Yurdu’nda meydana gelen asansör faciasında hayatını kaybeden Zeren Ertaş’ın ailesine gönderilen tehdit mesajına ilişkin soruşturmada İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.
Zeren Ertaş’ın annesi Serpil Ertaş’a karar duruşması öncesinde yurt dışı kaynaklı bir numaradan WhatsApp üzerinden tehdit mesajı gönderilmişti. Mesajın ardından aile, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştu. Aileye gönderilen tehdit mesajında, “Zeren öldü, en kısa sürede duruşmadan çekilmediğiniz takdirde kızınızı mezarından çıkarıp yakarız. Size son uyarımızdır. Bunu dikkate al yoksa seni de kocanı da leş ederiz” cümlelerine yer verilmişti.
24 Saat’ten Tolga Çifci’nin haberine göre Başsavcılığın verdiği kararda, dosya kapsamında yapılan siber araştırmaya dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, siber araştırma raporu ile +63 ile başlayan GSM hattının Filipinler kaynaklı bir numara olduğu tespit edilmiş olup hat sahibinin açık kimlik ve adres bilgisinin tespiti yapılamadığının, +63 ile başlayan GSM numarasının sanal bir telefon numarası olabileceği, sanal numaraların VoIP numara olarak adlandırıldığı, ilgili numaraların birden fazla yurt dışı kaynaklardan elde edildiğinden tespitinin yapılamadığının rapor edildiği, müştekiyle irtibat kuran numaranın yabancı iletişim hattı olduğunun görülmesi karşısında özellikle bilişim sistemiyle işlenen suçlarda kimlik tespitinin önüne geçilmesi amacıyla bu şekilde işlemler yapıldığının bilindiği ve gerçek hat kullanıcısının tespitinin mümkün olamayacağı kanaatine varıldığı, yapılan şikayetle ilgili maddi delil elde edilmesinin mümkün olmadığı, söz konusu mesajlaşma içeriklerine ulaşmanın mümkün olmadığı, fotokopi evraklarda mesajların kim tarafından gönderildiğinin belirsiz olduğu, mesajların gerçek olup olmadığı noktasında somut bir tespit yapılamayacağından fotokopi niteliğinden sunulan evrakların delil değeri taşımayacağı anlaşılmakla,
Üzerine atılı suçtan dolayı şüpheli hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına…
