Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında CHP’ye yönelik saldırılarla ilgilerinin olmadığını iddia etse de Kemal Kılıçdaroğlu’nun sözleriyle CHP’yi hedef almaya devam etti

Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında CHP’ye yönelik saldırılarla ilgilerinin olmadığını iddia etmeye devam etti. Erdoğan her ne kadar “CHP’nin genel başkanlık koltuğunu kimin işgal ettiğinin bizim nazarımızda hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur” dese de Kemal Kılıçdaroğlu’nun sözleriyle CHP’yi hedef almaya devam etti.
Kılıçdaroğlu, Meclis’teki grup toplantısına katılma iddiasından vazgeçtikten sonra CHP Genel Merkezi’nde yaptığı toplantıda “CHP tarihinin hiçbir döneminde pavyonlarda kurultay pazarlıkları yapılmamıştır. Ben bunu söylediğim için eleştiriliyorum” demişti. Erdoğan da Kılıçdaroğlu ile paralel şekilde şu sözlere yer verdi:
Biz ilk günden itibaren şunu dedik; CHP’nin 38’inci Kurultayına ilişkin tartışmalarda kurultayı yapan da, kurultaya şaibe bulaştığını iddia eden de, bu iddiaları belgeleriyle birlikte mahkemeye götürüp hakkını arayan da CHP’lilerdir. Gazi Mustafa Kemal’in kurduğu partiyi, affınıza sığınarak söylüyorum, pavyon masalarına düşürenler de kendileridir. ‘Rüşvet aldım, rüşvet verdim, şu kişiye şu kadar para verdim’ diyenler aynı şekilde kendileridir. Dün ‘halkın umudu’ dediklerine bugün ‘hain’ damgası vuranlar da kendilerinden başkası değildir.
Erdoğan, altı beldede yapılan belediye seçimlerinde kendilerinin dört, müttefikleri MHP’nin de bir belediye kazandığını hatırlattı. CHP’nin “taşıma kalabalıklarla” kendisini olduğundan daha büyük göstermeye çalıştığını iddia eden Erdoğan, “Sandık sonuçlarının gelmesiyle hepsi birden ortalıktan kayboldu. Aslında benzer bir yüzsüzlüğe biz 14-28 Mayıs seçimleri sonrasında da şahit olduk. Nelerle karşılaşmadık ki. Geride olduklarını bildikleri halde ‘Öndeyiz’ diyerek halkımıza yalan söylediler. Kampanya döneminde sipariş anketlerle seçmenleri manipüle etmeye kalktılar. Seçim sonuçlandıktan sonra kabul etmek yerine milleti suçladılar” dedi.
Erdoğan her ne kadar CHP ile ilgilenmediklerini ifade etse de konuşmasının devamında şu sözlere yer verdi:
Türkiye’nin güçlü başarılı istikrar kadar vizyon ufuk ve hassasiyet sahibi muhalefete de ihtiyacı var. Er veya geç Türkiye’nin hak ettiği kalitede muhalefete ulaşacağına yürekten inanıyorum. Biz o gün gelene kadar kendimizle yarışmaya devam edeceğiz.
Erdoğan konuşmasının devamında 7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenmesi planlanan NATO Zirvesi’ne dair de şunları söyledi:
Ankara’daki NATO liderler zirvesine büyük önem atfediyoruz. ABD Başkanı Sayın Trump’ın zirveye bizzat katılacağının açıklanması ittifak için kıymetli bir adımdır, dünya genelinde de Ankara zirvesine dönük yoğun bir ilgi söz konusu. Ankara’daki zirvenin NATO’nun tarihinde bir referans noktası olması için hazırlıklarımızı yoğunlaştırdık.
Zirve nedeniyle Ankara’da adeta fiili bir OHAL ilan edilmiş durumda. Hafta boyunca eylem, etkinlik, konser, mezuniyet, şenlik gibi yasaklandı. KYK yurtları bile içinde kalan öğrenciler düşünülmeden zirvede görevli polislere tahsis edildi.
Sendika.Org