Adana Halkevi, Ulaşım Hakkı Raporu'nu düzenlediği bir basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu. Yapılan basın toplantısında Adana'da toplu ulaşımın kamu hizmeti olmaktan çıktığı ve binlerce yurttaş için ağır bir ekonomik yük haline geldiğini belirterek "Nitelikli, erişilebilir ulaşım hakkımız için kentin her yerinden sesimizi yükselteceğiz" denildi

Adana Halkevi'nin Haziran 2026 Ulaşım Hakkı Raporu yayımlandı.
Rapor, Halkevi şubesinde yapılan bir basın toplantısıyla duyuruldu. Basın toplantısında konuşan Adana Halkevi Başkanı Osman Erkut, Adana'da toplu ulaşımın bir kamu hizmeti olmaktan çıktığını; öğrenciler, işçiler, emekliler ve açlık sınırının altındaki asgari ücretle geçinmeye çalışan binlerce yurttaş için ağır bir ekonomik yük haline geldiğini belirterek son beş yılda ulaşım ücretlerinin katlanarak arttığını vurguladı.
Erkut, belediye otobüsü ve metro ücretinin bugün 41 liraya yükseldiğine dikkat çekerek 2023-2026 yılları arasındaki artışın yüzde 160’ı aştığını ifade etti. 2026 yılında asgari ücrete yüzde 27 zam yapılarak 28 bin 75 lira olduğunu hatırlatan Erkut, ulaşıma yüzde 70'ten fazla zam geldiğini belirterek ulaşım maliyetlerine dair şu verileri paylaştı:
Adana'da ulaşım giderlerinin büyük bir yük haline dönüştüğünü vurgulayan Erkut, "Bu tablo ulaşımın bir hak olmaktan çıkarılıp adeta bir ayrıcalığa dönüştüğünü göstermektedir" dedi. Sorunun sadece artan ulaşım maliyetinin olmadığına dikkat çeken Erkut, şu ifadeleri kullandı:
Adana’da ulaşım sistemi parçalı, düzensiz ve plansızdır. Her aktarmada yeniden ücret alınması, gece seferlerinin olmayışı, 22.30’den sonra ulaşım araçlarına erişememe, sefer saatlerinin belirsizliği, dolmuş sisteminin denetimsizliği ve raylı sistemin kentin büyük bölümünü kapsamaması yurttaşların günlük yaşamını zorlaştırmaktadır. Özellikle öğrenciler ve emekçiler, aktarma yapmak zorunda kaldıkları her gün daha fazla yoksullaşmaktadır
Adana Halkevleri olarak bir kez daha vurguluyoruz:
Toplu ulaşım belediyelerin kâr elde edeceği bir ticari faaliyet değil, sosyal devlet ve sosyal belediyecilik anlayışının en temel yükümlülüklerinden biridir. Bir belediye otobüsüne, metroya ya da aktarma sistemine yalnızca gelir-gider tablosundan bakılamaz. Çünkü kamusal hizmetler, kâr-zarar hesabıyla değil, toplumun ihtiyaçları ve yurttaşların hakları temelinde planlanır.
Bir öğrencinin okuluna gidebilmesi, bir işçinin işine ulaşabilmesi, yaşlıların ve engellilerin kent yaşamına katılabilmesi ekonomik güce bağlı bırakılamaz. Eğer insanlar yüksek ücretler nedeniyle işe, eğitime veya sosyal yaşama erişemiyorsa, burada yalnızca bir ulaşım sorunu değil, aynı zamanda bir hak ihlali ve eşitsizlik sorunu vardır.
Bu nedenle toplu ulaşımın amacı kâr etmek değil; herkes için erişilebilir, güvenli, düzenli ve ucuz ulaşımı sağlamaktır. Sosyal belediyecilik, bütçeyi yurttaşların temel ihtiyaçlarını karşılamak için kullanmayı gerektirir. Ulaşım hizmeti piyasaya terk edilemez; çünkü ulaşım bir meta değil, toplumsal bir haktır.
Eğitim hakkına, çalışma hakkına, sağlık hakkına ve kent hakkına erişimin ön koşulu ulaşım hakkıdır. İnsanların işe, okula, hastaneye ve sosyal yaşama erişebilmesi ancak kamusal, ucuz ve nitelikli bir ulaşım sistemiyle mümkündür.
Açıklamada şu talepler sıralandı:
Açıklama, Adana halkına yapılan çağrıyla son buldu.
Rapora erişmek için tıklayınız!
Sendika.Org