Antalya'nın Serinkaya Köyü'nde Manavoğlu İnşaat Nakliyat Madencilik Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılması planlanan maden ocağı ve kırma eleme tesisi projesine karşı mahalle halkının tepkileri karşılık buldu, "ÇED gerekli değildir" kararı Antalya 1. İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi

Antalya'nın Gündoğmuş ilçesine bağlı Serinkaya Mahallesi'nde, Manavoğlu İnşaat Nakliyat Madencilik Ticaret Limited Şirketi tarafından, yapılması planlanan taş ocağı ve kırma-eleme tesisi projesi için verilen "ÇED gerekli değildir" kararı Antalya 1. İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi. Mahalle halkının projeye karşı itirazları karşılık buldu.
Sendika.Org'un mahalle sakini Nurettin Sönmez ile yaptığı görüşmeye göre; proje kapsamında şirkete taş ocağı ve kırma-eleme tesisi kurulması için ihale verilmiş, ardından proje için "ÇED gerekli değildir" kararı alınmıştı. Bu kararın ardından inşaat çalışmalarının başlaması planlanırken, mahalle halkının projeye karşı iki büyük eylem düzenledi ve eş zamanlı olarak hukuki mücadele başlattı.
Mahalle halkı, süreç boyunca çevre ve ekoloji örgütleri, sendikalar ve çeşitli demokratik kitle örgütlerinin yanı sıra çevre mahalleler ile ilçe merkezindeki yurttaşlardan da destek gördüklerini belirterek, bu dayanışmanın hem hukuki süreçte hem de mahallede gerçekleşen mücadelede önemli bir rol oynadığını ifade etti. Ayrıca, bilirkişi raporunun da halkın itirazlarını doğruladığını ve mahkemenin iptal kararında etkili olduğunu ifade etti.
Taş ocağının faaliyete geçmesi durumunda mahallenin yaşanmaz hale geleceğini dile getiren Sönmez, projenin yalnızca yerleşim alanlarını ve halkın geçim kaynağı olan tarım ve hayvancılığı değil, çevredeki yaylaları ve doğal yaşamı da olumsuz etkileyeceğini vurguladı. Son yıllarda yaşanan orman yangınlarının bölgenin bir kısmına zaten büyük zarar verdiğini belirten Sönmez, bu süreçte çevre konusunda toplumsal farkındalığın arttığını ve doğayı koruma mücadelesinin daha da güçlendiğini ifade etti.
Mücadele sürecinde çeşitli engellemelerle karşılaştıklarını belirten Sönmez, şirketlerin kamuoyunda farklı bir algı oluşturmaya çalıştığını ifade etti. Projenin mahalle halkına ekonomik fayda sağlayacağı yönündeki söylemlerle halkın ikna edilmeye çalışıldığını ifade eden Sönmez, buna rağmen yaşam alanlarını korumak için mücadeleden vazgeçmediklerini aktardı.
Görüşmede belirtilene göre; bölgede yalnızca Serinkaya Mahallesi'nin değil, birçok mahallesinde taş ocağı başvurularıyla karşı karşıya. Daha önce Naracağı Mahallesi'nde benzer bir projeye karşı yürütülen hukuki mücadelede de iptal kararı alınmıştı.
Mahkemenin iptal kararının önemli bir kazanım olduğunu belirten Sönmez, endişelerinin tamamen sona ermediğini ifade etti. Bölgede çok sayıda maden ruhsatı başvurusu bulunduğunu hatırlatan Sönmez, benzer projelerin yeniden gündeme gelebileceğini söyledi. Gündeme gelebilecek olan madencilik faaliyetlerinin yaygınlaşması durumunda bölgenin ekolojik dengesinin zarar göreceğini ifade eden Sönmez, bölgede çok sayıda endemik bitki türünün yanı sıra geyik ve dağ keçisi gibi yaban hayvanlarının yaşam alanlarının bulunduğunu vurguladı. Ayrıca kontrolsüz madencilik faaliyetlerinin doğal yaşam üzerinde geri dönüşü olmayan tahribata yol açabileceği konusunda da uyardı.
Sendika.Org