"Onlar işgalci, biz ev sahibiyiz! NATO defol!" yazılı bir pankart açıp, "NATO defol, bu memleket bizim!" sloganlarıyla ve meşalelerle Okmeydanı sokaklarında yürüyen Halkevcilere mahalle halkı da pencerelerden alkışlarla destek verdi

Halkevleri, Öğrenci Kolektifleri ve Liseli Genç Umut, İstanbul Okmeydanı'nda bir yürüyüş düzenleyerek 7-8 Temmuz'da Türkiye'de düzenlenecek olan NATO zirvesini ve bu zirve için Ankara halkı ve toplumsal muhalefet üzerinde terör estiren iktidarı protesto etti.
"Onlar işgalci, biz ev sahibiyiz! NATO defol!" yazılı bir pankart açıp, "NATO defol, bu memleket bizim!" sloganlarıyla ve meşalelerle Okmeydanı sokaklarında yürüyen Halkevcilere mahalle halkı da pencerelerden alkışlarla destek verdi.
Halkevciler yürüyüş esnasında yaptıkları konuşmalarda, bu ülkenin gerçek sahiplerinin NATO zirvesi için dünya haklarının katillerinin Ankara'da buluşmasına sessiz kalmayacağını, NATO zirvesi için Ankara sokaklarında terör estiren Saray iktidarının da halkın öfkesiyle yüzleşeceğini söyledi. Daha sonra Okmeydanı Aile Sağlığı Merkezi önünde bir basın açıklaması yapıldı.
Basın açıklaması şöyle:
NATO’nun Ankara’da gerçekleştireceği 26. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne sayılı günler kaldı. Türkiye’yi yönetenler zirveye ev sahipliğine pek hevesli… Elbette misafirperverlikten değil ABD emperyalizminin yeni stratejik yönelimlerine uyum sağlamak ve konum almak için sahip oldukları hevesten kaynaklı.
Suriye’yi, Libya’yı, Filistin’i, Lübnan’ı, Yemen’i, Ukrayna’yı kan gölüne çeviren ABD ve onun emlak patronu, Epstein’ci başkanı NATO üzerinden yeni planları hayata geçirmeye hazırlanıyor. ABD, NATO içinde yük paylaşımını arttırmak, ABD çıkarları için dünyanın silahlandırılmasında Türkiye’yi bir silah üretim merkezi haline getirmek, kendi askeri yığınağı için topraklarımızı kullanmak istiyor. Saray iktidarı isteklere cevap vereceğini garanti etmek adına şimdiye kadar birçok adım attı. Adana ve İstanbul Boğazında yeni kolordu ve donanma merkezleri, İtalya’ya ait SAMP/T hava savunma sisteminin “NATO Daimi Savunma Planı kapsamında” Konya’da 3. Ana Jet Üssü’ne yerleştirilmesi gibi gelişmeler ABD’nin yeni askeri yığınağının parçası. Saray iktidarı buna ortak olarak NATO’da merkezi bir pozisyon tutma hedefini önüne koyuyor. Bunun tercümesi dünyayı işgal ve sömürgecilik temelinde talan eden, yeni savaşlara yol açan emperyalist saldırganlığın önemli bir parçası olmaktır.
Ankara’nın bütün yollarının kapatılması, normal zamanda yapılmayan çevre düzenlemelerinin NATO’culara kendini beğendirmek için adeta bir makyaj misali ortaya çıkması, halkın yaşadığı evlerden utandıkları için önlerinin panolarla kapatılması ve Saray’da süren hazırlıklar… Hiçbiri de sömürgeci efendilerini ağırlamaya hazırlanan bir sömürge valisinin icraatlarından farklı değil.
Onlar işbirlikçiliğini kanıtlamak için ne kadar hevesliyse bu topraklarda yaşayan, yaşadığı toprakları seven, bu topraklarda insanca ve güvenceli bir şekilde yaşamak isteyen milyonlar da başta Saray iktidarı olmak üzere sömürgecilerin ayağımıza doladığı bağlardan kurtulmakta o kadar hevesli. İşte tam da bu yüzden NATO Zirvesinin hazırlıkları kapsamında panikleyen iktidar potansiyel protestocuları, halkın sömürgecilere olan nefretini ifade edebilecek herkesi şimdiden suçlu ilan etmeye, gerçekliği olmayan gerekçelerle ve hukuksuz bir şekilde gözaltına almaya başladı.
Temel hedefleri halkın emperyalizme sokaktan yükselecek itirazını engellemek, korku ve panik yaratmak, efendilerine de ne kadar kararlı olduğunu göstermektir. Ama unuttukları bir gerçeği biz hatırlatalım; yasaklamalara dayalı önlemlerin faydası yok! Büyük hevesle ağırlamaya hazırlandıkları misafirleri bu topraklara gelen işgalcilerdir, işbirlikçiler de bu işgalci ve sömürgeci güçlerin parçasıdır, ama biz bu toprakların halkıyız. Yasaklarla kuşattıkları kentlerin caddeleri, ara sokakları, mahalleleri bizi iyi tanır… Hangi ara sokak hangi meydana çıkar iyi biliriz, hangi mahallenin öfkesi işbirlikçilerin karşısına dikilir iyi biliriz…
Uyarıyoruz! Emperyalist sömürgecileri misafir edeceklerin suçlarına ortak olmayın! Halkı yasaklarla kısıtlamaya, göz altılarla korkutmaya kalkmayın, bunun için atılan adımlara ortak olmayın. İşgalciler gelip geçicidir, kalıcı olan, her gün yaşam kavgasına giren, hakkı için mücadele eden, sokaklara çıkan ve memleketini işgalciye, sömürgeciye, işbirlikçiye karşı savunacak olan bu topraklarda yaşayan halktır.
Çağrı yapıyoruz; yaşadığımız toprakların Trump’ların, Elon Musk’ların, çokuluslu şirketlerin, savaş tekellerinin çıkarları için sömürülmesine itirazımızı yükseltelim. Bundan daha doğal, daha meşru bir hakkımız yok! Emperyalistleri de işbirlikçilerini de yenilgiye uğratacağımız tek yol bu topraklarda yükselteceğimiz mücadeledir.
Unutmayalım! Geçici olan onlar, biz bu topraklarda kalıcıyız çünkü bu toprakların sahibiyiz!
Sendika.Org