14. ODTÜ Onur Yürüyüşü kampüste coşkuyla gerçekleştirildi. ODTÜ LGBTİQA+ Dayanışması’nın çağrısıyla üniversiteliler Matematik Bölümü’ndeki “Kadın Duvarı” önünden C Heykeli’ne yürüdü

14. ODTÜ Onur Yürüyüşü kampüste coşkuyla gerçekleştirildi. ODTÜ LGBTİQA+ Dayanışması’nın çağrısıyla üniversiteliler Matematik Bölümü’ndeki “Kadın Duvarı” önünde bir araya geldi. Sloganlarla yürüyüşe geçen LGBTİ+’lar Fizik Çimlerinden Merkez Mühendislik önüne yürüdükten sonra C Heykeli önünde basın açıklaması yaptı.
Cinsiyet uyum süreçlerine getirilen hukuksuz yasaklardan, mülteci düşmanlığına, devlet ve erkek şiddetine, hormona erişimin zorlaştırılmasına, devlet eliyle kurumsallaştırılan ve “Aile 10 Yılı” adı altında LGBTİ+’ları hedef alan nefret politikalarına karşı ses çıkartan LGBTİ+’lar, “Yasaklarınıza, yasaklarınıza, nefretinize, karşı trans inat!” dedi.
LGBTİ+’ları sağlık sisteminden dışlayan ve erişimi zorlaştıran uygulamalardan bahseden üniversiteliler, erkek-devlet eliyle örgütlenen politikaların bir kamusal sağlık krizine dönüştüğüne işaret etti.
Transların kamusal yaşamdan dışlanmasıyla yetinmeyen iktidarın LGBTİ+ların bedenleri üzerinde de denetim kurmaya çalıştığını ifade eden üniversiteliler, cinsiyet uyum süreçlerine yönelik kısıtlamalar bilimsel değil ideolojik olduğuna işaret etti. LGBTİ+’lar ayrımcılıktan uzak ve erişebilir sağlık hizmetleri istediklerini söyledi.
LGBTİ+’lar hormon yaşının 21’e yükseltilmesini, cinsiyet uyum süreçlerine getirilen engelleri kabul etmediklerini haykırdı.
Hukuksuz biçimde hedef gösterilip gözaltına alınan LGBTİ+’lar hatırlatılırken bu saldırıların tesadüf olmadığı, LGBTİ+’ların kamusal alandaki varlığını kriminalize etmeye çalışan politikaların sonucu olduğu vurgulandı.
Yapılan açıklamada katledilen translar da anıldı. İntihara sürüklenen üniversiteli Arya ve Deniz Soydam’a değinen üniversiteliler hapishanelerde trans mahpuslara yönelik hak ihlallerine trans mahpus Poyraz’ın “şüpheli ölümü” hatırlatıldı. Katledilen ve ölüme sürüklenen transların isimlerini sayan üniversiteliler “Faşist saldırılara ve yıldırma politikalarına rağmen yaşamda, isyanda ve inatta diretenleriz biz. Bizden çalınan yaşamları dayanışmamızla, mücadelemizle ve inadımızla yeniden kuracağız. Ne kayyumlarınız, ne nefretiniz, ne baskınız buna engel olamayacak!” dedi.
Açıklamanın sonunda ise ODTÜ’ye atanan kayyum Rektör Ahmet Yozgatlıgil eliyle yürütülen LGBTİ+ düşmanı politikalara değinilerek şunlar söylendi:
Bugün ODTÜ’nün atanmış rektörü Ahmet Yozgatlıgil Akp- MHP iktidarının LGBTİ+ düşmanı politikalarını kampüsümüzde uygulamakla yükümlü bir aparatıdır. Lubunyalar eli palalı faşistler tarafından saldırıya uğradığında okulun devrimci öğrencilerini polise fişleyen, soruşturmalar açan rektörlük bu fobik- faşist saldırganlara hiçbir yaptırım uygulamayarak LGBTI+ lara yönelik saldırılara destek çıkıyor, önünü açıyor. Okuldaki lubunyaların bilgilerini ÖGB ile paylaşıp okulda takip ettirilip taciz ettiriyor. Yine ÖGB aracılığıyla rektörlükle işbirliğine zorlanan ama bunu reddeden lubunyaları okula polis sokmakla, gözaltı ve işkenceyle tehdit ediyor. Bu yıldırma politikalarını, yaratılan korku iklimini biz çok iyi tanıyoruz.







Sendika.Org (Fotoğraflar: Berk H. Topaktaş)