8 Mart Büyük Kadın Buluşması ve Feminist Gece Yürüyüşleri’nde, hakları için direnen maden işçilerinin eyleminde ve en son ODTÜ’de yaşanan olaylarda karşımıza çıkan İstiklal Kadınları Hareketi kimdir? Kurucu ve yöneticilerinin Zafer Partisi ile ilişkileri… İşçiler, kadınlar, üniversitelere yönelik planları ile ilgili itirafları ve silmeyi unuttukları paylaşımları…

Kendilerine “Türkçü”, “milliyetçi” diyen “Atatürkçü ve muhalif” olduklarını savunan bir grup 6 Mayıs akşamı ODTÜ’de hem üniversitelilerin attığı sloganları hem de Bahar Şenliği kapsamında konsere davet edilen İlkay Akkaya’yı yuhalamaya başlamış, yuhalamalara tepki arbedeye dönüşünce açtıkları büyük bir Türk bayrağının ardına saklanan grup, görüntüleri sosyal medya platformlarında “bayrağa saldırı” diye provokatif notlarla paylaşmış, üniversitelileri hedef göstermiş ve tüm bunların ardından muhalif üniversitelileri hedef alan polis operasyonları yaşanmıştı.
ODTÜ’DEKİ PROVOKASYON ADIM ADIM NASIL ÖRGÜTLENDİ
Üniversitelileri hedef gösteren ve AKP iktidarının troll gazetecileri gibi polis operasyonlarını önceden bildiren bu hesapların başını İstiklal Kadınları Hareketi çekti. Bu söz konusu grubun ilk provokasyonu değil. Daha önce de yine muhalefetin farklı alanlarındaki sokak eylemlerinde, muhalefeti hedef alan provokatif eylemler ve sosyal medya kampanyaları ile gündeme gelmişlerdi. Peki adeta birden ortaya çıkmış gibi gündeme gelen, sosyal medyada agresif bir dille taraftar toplayan, ODTÜ provokasyonunun ardından AKP polisi ile derin irtibatları olduğu açığa çıkan, gerçek siyasal kimliklerini gizleyen bu grup kimdir?
Söz konusu grup ilk olarak 31 Ocak’ta sosyal medya platformları X ve Instagram’da “Bu yıl Kadınlar Günü’nü kendilerine siper ederek meydanlarda Türk kadınını aşağılayan sloganlar atan gruplara rağmen, bizler yine kadınlarımız için yürüyeceğiz” paylaşımları ile kamuoyu önüne çıktı.
31 Ocak’ta yaptıkları paylaşımlarda 8 Mart’a katılacaklarını ilan eden İstiklal Kadınları Hareketi, 8 Mart’a giden süreçte Kürt kadınları ile omuz omuza mücadele eden feminist hareketi “Jin Jiyancılar” şeklinde hedef alarak kadın hareketini ayrıştırmayı hedefledi ve 8 Mart’ta “Teröre karşı Türk kadını meydanda” yazılı gönderiler paylaştı. Cinsiyetçi küfür içeren slogan atmaları ve taşıdıkları dövizlerin 8 Mart ve kadınlarla ilgili olmaması sebebiyle alanlarda tepki ile karşılanan grup, kadınlar gününde kadınları hedef gösterdi.
8 Mart 2026’da İzmir’de bir dernek merkezi kurduklarını ilan eden İstiklal Kadınları Hareketi, internet sitelerinde her ne kadar bağımsız bir sivil toplum hareketi olduklarını savunsalar da dernek başkanı Nursena Gür ve başkan yardımcısı Aslıhan Alkan Bat’ın Zafer Partisi ile yakın bağları dikkat çekiyor.

Dernek başkanı Nursena Gür, 7 Ekim tarihinde kendisine ait X hesabı üzerinden “Genel Başkanımız Sn. Ümit Özdağ ve Sn. Azmi Karamahmutoglu ile…” paylaşımı yaptığı görülüyor.
Gür kendi hesabından başta bu gönderi olmak üzere Zafer Partisi ile ilgili gönderilerin çoğunu kaldırmış olsa dahi partneri Arıkan Arı’nın Zafer Partisi Gençlik Kolları’nda geçmiş dönemde görevli olduğu biliniyor. Arı’nın X hesabı üzerinden yaptığı paylaşımlarda Nursena Gür’ün de bulunduğu pek çok Zafer Partisi etkinliği var.

Ayrıca İstiklal Kadınları Hareketi Derneği Başkan Yardımcısı avukat Aslıhan Alkan Bat, İYİ Parti İstanbul İl Disiplin Kurulu Üyesi görevinden 2023 seçimleri sonrasında istifa eden üyelerden biri. İstifa sürecinden sonra Zafer Partisi ile yakın ilişkiler kurmaya başlayan Bat, “Ümit Özdağ’a Özgürlük Platformu”nda avukatlık yapmış ve Özdağ’ın yargılandığı davaların duruşmalarını takip etmiş.

Şu an Adalet Mülkün Temelidir Derneği’ne başkanlığını yapan Bat, Zafer Partisi ile birlikte -Özdağ’ın katılımıyla- “TBMM’de Öcalan Komisyonu Ne Yapıyor?” panelleri düzenliyor ve dernek sosyal medya hesapları üzerinden paylaşıyor. Ayrıca dernek hesaplarında önceleri topluluk olarak hareket ederken kayyum tarafından kulüp haline getirilen ve Boğaziçililerin defalarca teşhir ettiği Boğaziçi Türk Araştırmaları Kulübü (BÜTAK) ile de etkinlikler yaptığı görülüyor, aynı zamanda BÜTAK’ın ise Zafer Partisi’ne yakın olduğu biliniyor.
Muhalif olduğunu iddia eden bu grubun yöneticileri maden işçileri eylemine sözümona desteğe gitmişti ancak yakın geçmişteki paylaşımları işçilerin hak mücadelelerine karşı tutumlarını ortaya koyuyor. Nursena Gür’ün, İzmir belediye işçilerinin geçen yılki eylemiyle ilgili olarak “23 bin işçi olarak memleketinizde yürüyün. Sizi, sizin gibileri işe alıp İzmir’in başına bela ettiler” dediği görülüyor.

İstiklal Kadın Hareketi, hakları için Ankara’ya yürüyen ve Kurtuluş Parkı’nda nöbet tutarken açlık grevine başlayan Doruk Madencilik İşçileri’nin eylemine de sözüm ona destek vermek için alana gittiklerini paylaşmıştı. Sosyal medyada açlık grevi yapan işçilerin önünde “pizza” yedikleri için tepki gösterilen İstiklal Kadınları Hareketi, ertesi gün alana girmemeleri konusunda kendilerini uyaran sendika temsilcilerini ve alanda destek için bulunan sosyalistleri kendilerine saldırmakla itham ederek hedef gösterdi.
Söz konusu grup 1 Mayıs’ta da TKP’nin İstanbul Kartal Meydanı’ndaki mitinge gitmeyi tercih etti. Grup, TKP’nin kendi üye ve kitlesine dönük yaptığı mitinge gidip “Türk kadını burada” yazılı pankart açmaya çalışınca, kendilerine izin vermeyen parti yöneticilerini kendilerine saldırmakla suçlayıp hedef gösterdi.

5 Nisan’da yaptıkları bir etkinliği “Türk kadını bir olacak, Türklük dehşeti saçacak” başlığıyla saldırgan bir dille paylaşan İstiklal Kadın Hareketi, 30 Nisan’da attığı bir tweette üniversitelerde faaliyetlerine başlayacaklarını duyurdu.

Mevzubahis paylaşımın üzerinden bir hafta geçmeden ODTÜ’de yaşanan “bayrak” provokasyonuna imza attılar. Geleneksel devrim yürüyüşünün ve şenlikte sahne alan İlkay Akkaya’nın yuhalanmasına tepki gösteren öğrencileri sosyal medya hesaplarında “bayrağa saldırdılar” diye hedef gösterdiler. Aynı gece polis operasyonunu saatler öncesinde duyurarak polis ile işbirliğini gözler önüne serdiler. Grup, operasyonlar sonrasında operasyonlara ve provokasyona tepki gösteren genç bir kadın avukatı da açıktan hedef gösterdi.

Bağımsız bir sivil toplum hareketi olduklarını ileri sürselerde İstiklal Kadın Hareketi, muhalefet saflarına karışıp muhalefeti hedef alan provokatif bir siyaset izleyen neo-faşist Zafer Partisi’nin güdümünde hareket eden bir topluluk. Eylemlerinin hedefi iktidar değil, sokak muhalefeti. Hakkını arayan işçiler onlar için “baş belası”, kadın hareketi “terörist”, üniversiteliler “Türklüğün dehşet saçacağı” bir kavga alanı.
Sendika.Org