25. yılımıza bir yanda baş döndürücü hızla ilerleyen emperyalist saldırılar ve savaşlarla, bir yanda da bu saldırıların diyalektik karşıtı olan isyan ve direnişlerle giriyoruz. Haberlerimizle, dosyalarımızla, yazılarımızla, çevirilerimizle ve söyleşilerimizle biz de sınıf savaşlarının bu yeni düzlemini açıklamaya dair verilen kolektif gayretin bir parçasıyız. Bu çaba içinde -25 yıldır olduğu gibi- başlangıç noktamız işçi sınıfının ve toplumsal müttefiklerinin isyan ve direniş hareketleri, amacımız ise bu hareketlerin güçlenmesi ve karşılaştığı engellerle daha etkili şekilde baş edebilmesi. Kendisini ifade etmek için “direniş”ten başka yol tanınmayan ezilen halkların, emekçilerin, kadınların, gençliğin ve tüm toplumsal kesimlerin sesi olmaya, sorunlarını tartışmaya ve tartıştırmaya devam edeceğiz

Nisan 2001’de yayın hayatına başlayan Sendika.Org, 25 yaşında.
25 yıl önce kapitalist dünya “işçi sınıfı öldü” çığlıkları arasında “tarihin sonu”nu ilan ederken, “merhaba proletarya” deyip neoliberal akıntıya karşı kürek çekerek yayın hayatına başladık. Elbette sıfırdan da başlamadık. Bu çalışmanın altında İşçilerin Sesi ve Sınıf Hareketinde Yön gibi, işçi sınıfının düzene karşı sesini yükseltmeye yönelik çabalardan edinilen kolektif bir birikim var.
Yola ilk çıktığımızda dünyaya emeğin penceresinden bakanlar için bir tartışma platformu olmayı amaçladığımızı söylemiştik. Sınıf mücadelesinin bütün hayatı kuşatan gerçekliği, sosyalizmin ve işçi sınıfı hareketinin devam eden krizlerine rağmen dünyadaki ve Türkiye’deki sınıf karakterli toplumsal mücadelelerin zenginleşen içerik ve pratikleri, dar “sendikal” bir çizgiye sıkışmamıza zaten imkân vermiyordu. Geleneksel medyanın tükenişi ve basın özgürlüğü üzerindeki tırmanan baskılar da bizi ilk yola çıkarken tasarladığımızın ötesinde bir habercilik göreviyle karşı karşıya bıraktı.
Sadece içeriğiyle değil, kullandığı araçlarla, emekçilerimiz, gönüllülerimiz ve okurlarımızla kurduğumuz ilişki ile de alternatif bir medya olmaya çalıştık.
Latin Amerika’daki sol dalgayı, Ortadoğu’nun ezilen halklarının isyan ve direniş hareketlerini, Gezi Direnişi’ni, referandum ve seçim süreçlerini, pandemi sonrası dünyanın ve sınıf mücadelesinin yeniden şekillenişini takip edebilmek için kardeş siteler, online TV’ler kurduk. latinbilgi.net, sendika.tv, 5deniz.net, Çapul TV, Hayır TV, Tamam TV, Sendika.Org e-dergi ile yaptığımız gibi her özel dönemde o güne özgü bir yayıncılıkla ve yeni araçlarla kendimizi yeniden var etmeyi bir görev bildik.
Basın özgürlüğünün önündeki engelleri aşmak için her defasında yeni araçlar ve yöntemler geliştirerek sansüre karşı mücadelede etkin bir mevzi olmaya çalıştık.
25 yıllık kesintisiz yayın hayatımızda dalga dalga süren emek mücadelelerinin, 1 Mayısların, Gezi Direnişi/Haziran İsyanı’nın, Hendek Direnişleri sürecinin, Kobanê’nin, Suriye savaşının, üniversite hareketinin, kadın hareketinin, kent ve doğa hareketlerinin ve sokağın hareketlendiği her anın ve depremler gibi özel durumlarda yükselen toplumsal seferberliklerin nabzını tutabilmiş olmanın haklı gururunu yaşıyoruz.
Geçtiğimiz yıl, 19 Mart 2025’te, bir kez daha heyecan verici bir halk isyanına tanıklık ettik. Milyonlar irade gaspına karşı sokakları, meydanları zapt etti. Tarihimizden, okurlarımızdan, gönüllü muhabir, yazar ve çevirmenlerimizden aldığımız güçle bu isyanın da sesi olduk.
Sansürün devreye girdiği her dönemde sansür kırmanın bir yolunu bulabildik, rekor erişim engelini hem teknik hem hukuki olarak alt edebildik. Şimdi yine soruşturmalar, davalar, hapis ve para cezaları, erişim engeli tehditleri ile geliyorlar karşımıza. Ama biz bunun bir engelli koşu olduğunu ve bu engellerin de ancak güç aldığımız okurlarımız ve sesi olmaya çalıştığımız tüm toplumsal kesimlerin dayanışmasıyla aşabileceğimizi bilerek yola devam ediyoruz.
25. yılımıza bir yanda mevcut teorilerin dahi açıklamakta, anlamlandırmakta zorlandığı bir “yeni dünya düzeni”, baş döndürücü hızla ilerleyen emperyalist saldırılar ve savaşlarla; bir yanda da bu saldırıların diyalektik karşıtı olan isyan ve direnişlerle giriyoruz. Haberlerimizle, dosyalarımızla, yazılarımızla, çevirilerimizle ve söyleşilerimizle biz de bu “yeni dünya düzeni”ni açıklamaya dair verilen kolektif gayretin bir parçasıyız. Bu çaba içinde -25 yıldır olduğu gibi- başlangıç noktamız isyan ve direnişler, amacımız ise bu hareketlerin güçlenmesi ve karşılaştığı engellerle daha etkili şekilde baş edebilmesi. Kendisini ifade etmek için “direniş”ten başka yol tanınmayan halkların, emekçilerin, kadınların, gençliğin ve tüm toplumsal kesimlerin sesi olmaya, sorunlarını tartışmaya ve de tartıştırmaya devam edeceğiz.
Bu onurlu görevi sürdürürken alternatif medya idealimizden bir an olsun geri adım atmadık. İçeriğimizin yanı sıra işleyişimizi de sistemin dayattığı ilişkilerden olabildiğince uzak tuttuk. Reklam almadık. İçeriklerimize müdahalenin önünü açabilecek hiçbir finansmanı kabul etmedik. Özgürlüğümüzden taviz vermedik.
Üretimimizin ve direncimizin asıl kaynağının gönüllülerimiz, okurlarımız, emek ve direniş olduğunu biliyoruz.
Biz 25 yıllık geçmişimizden, bu siteyi var eden kolektif ruhtan, gönüllülerimizden ve okurlarımızdan aldığımız güçle yolumuza devam ediyoruz.
Okurlarımızı da yayınımızı sürdürebilmemiz ve daha iyisini yapabilmemiz için Sendika.Org’a destek vermeye çağırıyoruz. Tek gelir kaynağımız olan Patreon hesabımız ve sitemize girdiğinizde açılan bağış penceresi. Patreon üzerinden veya açılan pencere üzerinden Google vasıtasıyla Sendika.Org’a destek olabilirsiniz.
Patreon sayfası için tıklayınız!
Sendika.Org