Gözaltına alınan BirGün muhabiri İsmail Arı için Ankara ve İstanbul’da eylem yapıldı. Eylemlere basın meslek örgütleri, çok sayıda gazeteci ve yurttaş katıldı. Yapılan basın açıklamalarında “Buradan yetkililere sesleniyoruz: Bu hukuksuz uygulamaya derhal son verin. Meslektaşımız İsmail Arı’yı serbest bırakın” denildi

BirGün muhabiri İsmail Arı bayramda aile ziyareti için gittiği Tokat’ın Turhal ilçesinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında dün akşam 22.10 sıralarında gözaltına alındı. “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlaması yöneltilen Arı, bu sabah saatlerinde Ankara’ya getirildi. İsmail Arı’nın Emniyet’teki işlemleri ise devam ediyor.
Gözaltına alınan BirGün muhabiri İsmail Arı için BirGün’ün çağrısıyla Ankara ve İstanbul’da eylem yapıldı. Ankara’da 15.00’da Yüksel Caddesi, İnsan Hakları Anıtı önünde, 16.00’da İstanbul’da Taksim Tünel’de yapılan basın açıklamalarına basın meslek örgütleri, parti temsilcileri çok sayıda gazeteci ve yurttaş katıldı.
Açıklamada konuşan BirGün Yayın Koordinatörü Yaşar Aydın, “Bir tek geri adımı, bir tek pişmanlığı göremediler İsmail’de. Bu girdiğimiz yol, bizim açımızdan vazgeçilmez bir nokta. Biz gazeteciler, mesleğini onuruyla yapmaya çalışanlar susarsa her şey susar. O yüzden susmayacağız, yazmaya, konuşmaya, ifade etmeye devam edeceğiz. Bu karanlığı birlikte aşacağız” diye konuştu.
“İsmail Arı’ya her şeyiyle kefiliz” diyen Aydın, “Onunla onur duyuyoruz. Onunla çalışmaktan keyif aldık, almaya devam edeceğiz. Ne İsmail’i ne başka bir arkadaşımızı yalnız bırakmayacağız” ifadelerini kullandı.
Türkiye Gazeteciler Sendikası Ankara Şube Başkanı Sinan Tartanoğlu, “İsmail Arı’nın bir an önce serbest bırakılmasını istiyoruz. Alican Uludağ’ın bir an önce serbest bırakılmasını istiyoruz” diye konuştu.
Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanı Kıvanç El, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlamasına dikkat çekerek, “Gazeteciliğin bir suç mesleği haline getirilmesini kabul etmiyoruz” dedi.
Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Akarsu Çelik, “Gazeteciler rahatsız ederler. Buna da herkes katlanmak zorunda. Türkiye’de demokrasi ne zaman askıya alınsa bunun en ağır bedelini gazeteciler ödemiştir. Bir kez daha buna tanıklık ediyoruz. Ancak meslektaşlarımızı yalnız bırakmayacağız.” ifadelerini kullandı.
BirGün Ankara Temsilcisi Nurcan Gökdemir ise, “İsmail mesleğe benimle birlikte başladı. Mesleğe ilk adımını attığı günden bu yana onun gelişimini, nasıl düzgün, uluslararası etik ilkelere hareket eden, halkın haber alma hakkının gereğini yerine getirmek için nasıl titizlikle çalıştığının birebir tanığıyım” diye konuştu.
Gökdemir, gözaltında bulunan BirGün muhabiri İsmail Arı’nın mesajını paylaştı. Arı, mesajında şunları söyledi:
“Üç ay önceki bir video nedeniyle gözaltına alındım. Bayram ziyaretinden akşam alınıp 450 km kat edip Ankara’ya getirildim. Dosyama yeni twitler ve eski videolarım eklenmeye devam ediyor. Sanıyorum ki tutuklanmam için dosya şişirilmek isteniyor. Zaten son bir yıldır beni tutuklamak için bahane arıyorlardı. Tek suçum bu ülkede gazetecilik yapmak. Gazetecilik suç değildir. Gazetecilerin yanında olun. Sevgiler…”

BirGün yazarı Timur Soykan, “İsmail Arı’nın neden gözaltına alındığını hepimiz biliyoruz. Bir tarafta yolsuzluk yapanlar var, bir tarafta çeteler var ve ülkenin kaynaklarını yağmalayanlar var. Onun karşısında İsmail Arı var. İsmail, onların yolsuzluklarının haberlerini yapıyor. Ondan korkuyorlar” diye konuştu.
Soykan, şöyle devam etti
İsmail Arı susmayacak. İsmail Arı’yı korkutamayacaklar. Bu onurlu gazetecileri, BirGün’ü, onuruyla bu işi yapan gerçek gazetecileri susturamayacaklar. Alican Uludağ cezaevinde susmuyor, Merdan Yanardağ cezaevinde susmuyor. Yazmaya devam ediyorlar. Çeteler kaybedecek, halk kazanacak
Gazeteci Hilmi Hacaloğlu ise, “İsmail uzun zamandır çok önemli haberlere imza atıyordu ve hedef alındığını görüyorduk. Yazdığı haberler çok ses getiriyordu ve bu haberler de rahatsızlık yaratıyordu. Bir Kırmızı Pazartesi hikayesi olarak da böyle bir hadise meydana geldi. Şu anda gözaltında. İsmail Arı’nın gazeteci olduğunu, yalnız hakikatin peşinde olduğunu, yalnız bu halkın çıkarlarının peşinde olduğunu herkes biliyor. Serbest bırakılmasını talep ediyoruz, derhal serbest bırakılmalı” ifadelerini kullandı.
BirGün Yayın Koordinatörü Semra Kardeşoğlu, şunları söyledi:
İsmail, bu gazetede mesleğe başladı. Onu gördüğümüzde şunu dedik; bu ülkede öldürülen 67 gazeteci var, yıllarca cezaevinde tutsak edilmiş gazeteciler var, her türlü zulme karşı ayakta duran gazeteciler var. İsmail isteseydi sıcak salonda bir basın toplantısını sakin sakin izleyip eline verilen soruları sorabilirdi. İsmail Arı bunu yapmadı. İsmail Arı, bu ülkede her şeye rağmen, cinayetlere, hapisliğe, tutsaklığa rağmen BirGün’de gerçek gazetecilik yolunda yürümeyi seçti
Yapılan basın açıklamalarında ise şunlar kaydedildi:
Bugün burada, arkadaşımız İsmail Arı’ya yönelik hukuksuz gözaltıya karşı sesimizi yükseltmek için toplandık.
Tüm itirazlarımıza rağmen, “Gazetecilere dokunulmayacak, haberle ilgisi” yok denilerek yasalaştırılan Dezenformasyon Yasası, bir kez daha mesleğimizi hedef aldı. Haberden bir kez daha “suç” oluşturdu, haberci suçlu ilan edildi. Sonda söyleyeceğimiz şeyi başta söyleyelim, gazetecilik suç değildir.
Muhabirimiz İsmail Arı, “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla Tokat’ta gözaltına alındı. Arkadaşımız, sabah saatlerinde Ankara’ya getirildi.
Arı’nın gözaltına alınması, gazetecilere yönelik bir gözdağıdır. Haber ve habercilerle ilgisi olmadığı savunulan Dezenformasyon Yasası, bir kez daha gazetecilere karşı yargı sopası olarak kullanılmıştır.
Ancak bilinmelidir ki ülkedeki yoksulluk, yolsuzluk ve adaletsizlik giderek derinleşirken rüşvet ve rant çarkı hızla dönmeye devam ederken gazeteciler susmayacaktır. İnatla, ısrarla anlatmaya, yazmaya devam edeceğiz.
Bugün İsmail Arı üzerinden verilen mesaj açıktır: “Yolsuzluğu yazmayın, rant düzenini teşhir etmeyin, adaletsizlikleri görünmez kılın.”
Türkiye’de gazetecilik uzun yıllardır baskılarla, davalarla, gözaltılarla, tutuklamalarla sınanıyor. Çünkü gazetecilik, bu topraklarda yalnızca bir meslek değil; halkın sesi olma mücadelesidir.
BirGün Gazetesi de bu mücadelenin bir parçasıdır. Kurulduğu günden bu yana sermayenin değil halkın yanında duran, karanlığı değil gerçeği büyüten, suskunluğu değil sözü çoğaltan bir gazetecilik anlayışını temsil etmektedir. Bizler, bu gazetenin çalışanları olarak, yalnızca haber yapmıyoruz; halkın bilme hakkını savunuyoruz.
İsmail Arı’nın hedef alınmasının nedeni de tam olarak budur.
Arkadaşımızın bayram günü aile ziyaretinde olduğu evi basarak alelacele neden gözaltına alındığını iyi biliyoruz. İsmail yolsuzluk dosyası haber yapmasın, depremde yakınlarını kaybedenlerin yaşadığı haksızlığı görmezden gelsin, kamu kaynaklarıyla semiren tarikat-cemaat-vakıf karanlığını yazmasın isteniyor. Arkadaşımız İsmail’in gözaltına alınmasının tek bir nedeni var, halkına ve mesleğine duyduğu sorumlulukla hakikatin peşinden gitmesi…
Aylar önce, gazetecilik faaliyeti kapsamında yaptığı bir yayın nedeniyle gözaltına alınan arkadaşımızın önüne ifadesi sırasında, sosyal medya paylaşımları da getirildi. Diliyoruz ki bu, soruşturmayı derinleştirmek ve İsmail’i özgürlüğünden biraz daha mahrum etmek amacıyla yapılan bir uygulama değildir. Gazetecilik faaliyetinden suç üretilemez.
Hiçbir baskı ve gözdağı bildiğimiz yoldan gitmemize engel olamaz.
BirGün Gazetesi’nin her bir çalışanı ve her bir meslektaşımız ve yurttaşlar, Arı’ya yönelik haksız hukuksuz tutuma karşı duracaktır.
Evet, İsmail’in de dediği gibi, tek suçu bu ülkede gazetecilik yapmak. Bizler meslektaşları olarak İsmail’in yanında, bu hukuksuzluğun tam karşısında olacağız. Kamuoyuna sesleniyoruz, haber hakkınız için bu hukuksuzluğa tepki gösterin.
Bizler biliyoruz ki; bu ülkede yoksulluk derinleşirken, adaletsizlik büyürken, rant düzeni daha da pervasızlaşırken gazetecilerin susması isteniyor. Ama biz susmayacağız. İnatla, ısrarla, gerçeğin peşinden gitmeye devam edeceğiz.
Çünkü gazetecilik, sadece olanı yazmak değil; saklanmak isteneni ortaya çıkarmaktır. Çünkü gazetecilik, yalnızca haber değil; sorumluluktur. Çünkü gazetecilik, halk adına sormaktır, halk adına hesap sormaktır.
BirGün çalışanları olarak bir kez daha ilan ediyoruz: Hiçbir baskı, hiçbir tehdit, hiçbir gözdağı bizi bildiğimiz yoldan döndüremez.
Buradan yetkililere sesleniyoruz: Bu hukuksuz uygulamaya derhal son verin. Meslektaşımız İsmail Arı’yı serbest bırakın.
Ve buradan kamuoyuna çağrımızdır: Haber hakkına sahip çıkın. Gerçeğin susturulmasına izin vermeyin.
Bu karanlığı dayanışmayla aşacağız. Susmayacağız, yazmaya devam edeceğiz.
İsmail Arı’ya özgürlük! Gazetecilik suç değildir!”
Kaynak: BirGün