İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG Meclisi), tutuklanan BİRTEK-SEN Başkanı Mehmet Türkmen ile dayanışmayı güçlendirmek ve kentteki işçi sağlığı mücadelesine katkı sağlamak için hazırladığı "Antep İş Cinayetleri Raporu"nu yayımladı. Raporda Antep'te 13 yılda en az 555 işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği, kentte yoğun göçmen ve genç emeğinin olduğu ve örgütsüz bırakılmak istendiği belirtilirken çocuk işçi ölümlerinin Türkiye ortalamasının neredeyse iki katı olduğu ve bu oranın 14 yaş ve altı çocuk işçilerde üç katı olduğu kaydedildi

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG Meclisi) "Meclisi Antep İş Cinayetleri Raporu" yayımlandı.
Raporun tekstil sektörü eksenli bir şekilde hazılandığı ve BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen'in bir yıl geçmeden yeniden tutuklanması üzerine dayanışmayı güçlendirmek ve kentteki işçi sağlığı mücadelesine katkı sağlamak için hazırlandığı ifade edilerek şu ifadeler kullanıldı:
2020-2022 yılları arasında gerek salgın koşullarına gerek Kod-29’a karşı fiili-meşru bir eylem hattını savunan ve ortaya koyan Mehmet Türkmen, bu süreçte geleneksel sendikal hareketin içinden koparak BİRTEK-SEN’in kurucu Genel Başkanı oldu. Sonrasında Gaziantep tekstil işçileri mücadeleleriyle birçok kazanım sağladılar ve Türkiye’nin dört bir yanındaki tekstil işçilerinin de sesi oldular. İSİG Meclisi olarak bizler de pandemi sürecinden itibaren ‘mücadele’ temelinde Gaziantep’teki tekstil işçileri ve BİRTEK-SEN ile dayanışma içinde olduk ve işçi sağlığı mücadelesini omuz omuza verdik. Biliyoruz ki ‘direniş ve dayanışma’ tam da şimdi daha önemli… Başpınar Organize Sanayi Bölgesi'nde onlarca işçi çalışırken sakat kalıyor ama patronlar bu durumu ‘olağanlaştırıyor’ ve panolara özel hastanelerin el cerrahisi reklamları veriliyor.
Mehmet Türkmen'in ücretlerini alamadıkları için eylem yapan Sırma Halı işçilerinin direnişinde yaptığı ve tutuklanmasına gerekçe gösterilen "Siz bugüne kadar bu Başpınar’da sizin patronunuz başta olmak üzere, Şireci başta olmak üzere işçinin hakkını yemeyen bir tane patron biliyor musunuz? Hepsi işçinin hakkına çöküyor, hepsi işçinin rızkına çöküyor, hepsi işçinin hakkını yiyor, hakkını çalıyor. Öyle değil mi? Siz bugüne kadar bu Şireci’de daha iki ay önce işçinin iki tane kolu koptu ya, işçi öldü burada ya. Bugüne kadar bir tanesi için bunları hesap soran oldu mu? Olmadı. Bu memlekette patronsanız, zenginseniz işçinin hakkına çökebilirsiniz, güvenlik önemi almayıp işçinin ölümüne sebep olabilirsiniz, cinayet işleyebilirsiniz, kimse size hesap sormaz. Bu ülkede yasalar zenginler için geçerli değildir. İşçi hak arayınca sendikacısını tutuklar, copuyla karşısına dikilir, yasak kararı getirir, öyle değil mi" konuşması hatırlatılarak şu ifadeler kullanıldı:
Evet, Mehmet’in söylediğini bizler de söylüyoruz: El, kol, parmak, bacak, göz gibi uzuv kayıplarıyla sonuçlanan iş kazalarının sıklığı nedeniyle Gaziantep işçilerinin ‘mezbaha düzeni’ diye adlandırdıkları işleyiş ülke genelinde yaygınlaşıyor. ‘Kaza’ gizleniyor; tedavi özel hastanede kayıtsız ya da ‘bireysel kaza’ kaydıyla yapılıyor. Hastane kaydı olmayan, kolluğa intikal etmeyen ‘kaza’ sonrası işçi adalete ulaşamıyor.
Esasen ‘Anadolu’ya rol model’ gösterilen Gaziantep’te üretim ve ihracat temposunun düşmemesi için işçi sınıfı mücadelesi kontrol ve baskı altına alınmak istenmektedir. Kentte hüküm süren, aşırı ve yoğun çalışmayı dayatan, hak arama mücadelesini sekteye uğratan, işbirlikçi sendikacılık anlayışını yerleştiren baskıcı emek rejimi sayesinde övünülen ihracat rakamları ve kar marjları mümkün olmaktadır. Bu duruma itiraz eden ve fiili-meşru bir eylem hattını savunan sendikalar ise susturulmak isteniyor.
Türkiye'de tekstil üretiminin yüzde 75'ini yapan Güney Anadolu havzasında merkez üssün Antep olduğu kaydedildi. Ayrıca makine halısı ve makine halısının üretiminde kullanılan sentetik iplikleri imal eden şirketlerin ve akrilik iplikler, polipropilen iplikler, makine halısı, tufting dokuma halısı, pamuk ipliği, polipropilen çuval ve torba, non woven kumaş, triko örme eşyalar-giyim penye konfeksiyon gibi giyim tekstil kollarındaki şirketlerin yoğunlukta olduğu; polyester, tekstürize, polyester iplik, bükülmüş polyester iplik üreten şirketlerin ise arttığı belirtilerek şu ifadeler kullanıldı:
Gaziantep, Türkiye’de üretilen makine halısı üretiminin yüzde 91’ini, polipropilen iplik üretiminin yüzde 91’ini, dokusuz kumaş üretiminin yüzde 82’sini, akrilik iplik üretiminin yüzde 77’sini, PE veya PP şeritten çuval üretiminin yüzde 40’ını, pamuk ipliği üretiminin yüzde 36’sını tek başına gerçekleştirmektedir.
İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan ‘Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu’ araştırmasının 2023 yılı ve 2024 yılı listelerinde Gaziantep’ten 29 şirket yer almıştır ve il bazında beşinci sıradadır. 2024 yılı ‘İkinci 500’ listesinde ise 36 şirketle üçüncü sıradadır. Tekstil sektörü lokomotif özelliği taşırken, İSO ‘İkinci 500’ listesindeki payı yüzde 41’in üzerindedir.
Buna karşılık tekstil sektöründe ortalama işçi ücreti 31 bin 600 lira, kompleci ücreti 35 bin 300 lira, makineci ücreti 42 bin lira civarındadır. BİRTEK-SEN öncülüğünde kentteki grev veya iş bırakma eylemleri nedeniyle üretimin aksaması sadece bölge ölçeğinde değil, tedarik zincirleri (uluslararası rekabet baskısı da dâhil) açısından da kritik önemdedir. Tekstil sektörünün üretim ve ihracat parametreleri açısından yapısal krize girdiği bu dönemde eylemlerin ve grevlerin engellenmesi, kentteki sendikal hareketin bastırılması daha önemli hale gelmektedir. Mehmet, bu düzenin devamlılığı için tutuklanmıştır. Bu noktada tekrar edelim: ‘Direniş ve dayanışma’ tam da şimdi daha önemli!

Ulusal basından, işçilerin mesai arkadaşları, aileleri, iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri, sendikalar ve yerel basından öğrenilen bilgilere dayanarak 2013'ten itibaren en az 555 işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği tespit edildiği belirtildi. Ayrıca SGK istatistikleri ile karşılaştırıldığında eksikliği tespit edilen ve internet arama motorlarının algoritmik kısıtlamaları altında öğrenilemeyen işçi ölümleri ve neredeyse hiç kayıt altına alınmayan meslek hastalıklarını nedeniyle neden “en az” vurgusu yapıldığı hatırlatılarak Gaziantep’te de iş cinayetleri bilinenin çok üzerinde olduğu vurgulandı. Antep'teki işçi ölümünlerinin yıllara göre dağılımı şöyle kaydedildi:
- 2013 yılında 29 işçi
- 2014 yılında 29 işçi
- 2015 yılında 33 işçi
- 2016 yılında 34 işçi
- 2017 yılında 34 işçi
- 2018 yılında 50 işçi
- 2019 yılında 49 işçi
- 2020 yılında 58 işçi
- 2021 yılında 55 işçi
- 2022 yılında 41 işçi
- 2023 yılında 27 işçi
- 2024 yılında 60 işçi
- 2025 yılında 45 işçi
- 2026 yılının ilk iki ayında 11 işçi

Raporda iç cinayetlerinde inşaat, taşımacılık, tekstil ve tarımdaki işçi ölümleri ilk dört sırada olduğu ve Antep'i Türkiye genelinden ayıran hususun ise en fazla iş cinayetinin meydana geldiği ilk dört işkolunda tekstilin yer alması ve göçmen işçi ölümlerinin fazla olması olduğu ifade edildi:
- Gaziantep, İstanbul’dan sonra tekstil işkolunda işçi ölümlerinin en fazla olduğu şehirdir. Ancak İstanbul’daki ölümler daha çok konfeksiyon atölyelerindeyken Gaziantep’te tekstil fabrikalarındadır. İşçi ölümlerinde bu iki şehri Tekirdağ, Bursa ve Denizli takip etmektedir. Ancak Gaziantep günümüzde tekstil sektörünün ve işçi ölümlerinin/sakat kalmaların merkezi durumundadır. Başpınar’daki Organize Sanayi Bölgeleri’nde tam bir patron keyfiyeti sürmekte, patronlar karlarına kar katarken işçiler sefalet koşullarında ve sağlık-güvenlik önlemleri olmadan çalışmaktadır. Bunun sonucu olarak tekstil işçi ölümleri yüzde 12 oranla Türkiye ortalamasının 4-5 katıdır.
- Gaziantep’te tespit edebildiğimiz kadarıyla son on üç yılda 64’ü Suriyeli olmak üzere 66 göçmen işçi hayatını kaybetmiştir. Ucuz emek olarak görülen göçmen işçi ölüm oranı yüzde 12 ile Türkiye ortalamasının iki katından fazladır. İş cinayetlerinde ölen Suriyeli işçilerin 22’si inşaat, 17’si tekstil, 10’u tarım, 6’sı metal, 3’ü genel işler, 2’si gıda, 2’si ticaret, 1’i kimya ve 1’i konaklama işkolunda çalışıyordu. Yine konaklama işkolunda çalışan 1 Sudanlı işçi ile genel işler işkolunda çalışan 1 Nepalli işçi hayatını kaybetti.
- Son olarak inşaat işkoluna da değinmek gerekir. Zira Gaziantep’te 6 Şubat depremlerinin en çok etkilediği şehirler arasındadır. Deprem sonrası ise başlayan yeniden inşa faaliyetlerinde ise 31 inşaat işçisi hayatını kaybetmiştir. Şubat ayı iş cinayetleri raporunda değindiğimiz bu hususun altını çizmek istiyoruz.
Gaziantep’te iş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı şöyle:
- İnşaat, Yol işkolunda 122 işçi
- Tarım, Orman işkolunda 102 emekçi (58 işçi ve 44 çiftçi)
- Taşımacılık işkolunda 66 işçi
- Tekstil, Deri işkolunda 64 işçi
- Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 41 emekçi
- Belediye, Genel İşler işkolunda 33 işçi
- Metal işkolunda 30 işçi
- Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 24 işçi
- Gıda, Şeker işkolunda 19 işçi
- Petro-Kimya, Lastik işkolunda 10 işçi
- Savunma, Güvenlik işkolunda 8 işçi
- Ağaç, Kâğıt işkolunda 6 işçi
- Enerji işkolunda 6 işçi
- Konaklama, Eğlence işkolunda 5 işçi
- Madencilik işkolunda 4 işçi
- Basın, Gazetecilik işkolunda 2 işçi
- Banka, Finans, Sigorta İşkolunda 2 işçi
- İletişim işkolunda 1 işçi
- Çimento, Toprak, Cam işkolunda 1 işçi
- İşkolunu belirlenemeyen 9 işçi

Raporda ölüm nedenleri Türkiye geneline paralel olarak işçi servisi kazaları, ezilme ve göçükler ile yüksekten düşmeler ilk üç sıra olduğu ancak (akut olarak 25 ay görülen) Covid-19, patlama ve yanma ile işyerlerinde şiddet nedenli işçi ölümlerinin Türkiye ortalamasının üzerinde olduğu belirtildi:
- Sağlık emekçilerinin yanısıra tüm işçiler salgın döneminde önlem alınmadan ölesiye çalıştırıldı. Tekstil işçileri, büro çalışanları, güvenlik görevlileri vd. Bunun sonucu olarak en az 38 arkadaşımız Covid-19 nedeniyle hayatını kaybetti.
- Kentte işyerlerinde şiddet vakaları ile çok sık karşılaşılıyor. Sağlıkta şiddetin simge ismi Dr. Ersin Arslan 17 Nisan 2012’de çalıştığı hastanede bıçaklanarak öldürülmüştü. 23 Ocak 2024’te Sudanlı Atta Almanan, çalıştığı kafeden alacağını istediği için çıkan tartışmada bıçaklanarak öldürülmüştü. Diğer yandan başta göçmenler olmak üzere işçilerden haraç almaya çalışan çeteler tarafından öldürülen işçiler var.
- Başta metal olmak üzere tekstil, gıda ve kimya atölyelerinde alınmayan önlemler nedeniye meydana gelen patlamalar sonucu işçi arkadaşlarımız hayatını kaybetti.
Antep’te iş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı şöyle:
- Trafik, Servis Kazası nedeniyle 138 işçi
- Ezilme, Göçük nedeniyle 96 işçi
- Yüksekten Düşme nedeniyle 78 işçi
- Covid-19 nedeniyle 38 işçi
- Patlama, Yanma nedeniyle 36 işçi
- Şiddet nedeniyle 35 işçi
- Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 30 işçi
- Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 27 işçi
- Elektrik Çarpması nedeniyle 26 işçi
- İntihar nedeniyle 18 işçi
- Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 15 işçi
- Kesilme, Kopma nedeniyle 3 işçi
- Diğer nedenlerden dolayı 15 işçi

Antep'te iş cinayetlerinin cinsiyetlere göre dağılı 22 kadın işçi ve 533 erkek işçi olarak tespit edilirken kadın işçi ölümlerinin Türkiye ortalamasına göre daha az olduğu belirtildi. Türkiye gündemine giren kadın işçi ölümlerini hatırlatıldı:
- Nepalli ev işçisi Monna Rai, Şireci Tekstil patronu Ahmet Şireci’ye ait evde terasta ölü bulundu, intihar ettiği belirtildi ancak patronun daha evvel sekreterinin de intihar etmesi oldukça şüpheli bir durum olarak gündeme gelmişti.
- Merve Kaçmış, Gaziantep Müze ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nde arkeologdu. İntihar ederek yaşamına son verdi. Bıraktığı mektupta uğradığı mobbingi anlatıyordu. Ağabeyi “Baskı ve mobbing uygulaması kardeşimi duygusal yönden çöküntüye soktu” demişti. Kültür Sanat-Sen ise yaptığı açıklamada “Müze Müdürüne açılmış mobbing davalarının olduğu” belirterek “Müzede görevli arkeolog arkadaşımızın hayatını kaybetmesine neden olan bu olay intihar değil cinayettir ve sorumlular derhal yargı önüne çıkarılmalıdır” açıklamasını yapmıştı.
- Ortaokulda sözleşmeli Türkçe öğretmeni Saadet Harmancı da intihar ederek yaşamına son vermişti. Bıraktığı mektupta “...ben yapamadım mobbinge uğramaktan... Her gün pamuk ipliğine bağlısınız sözünden bıktım usandım” demişti.

Raporda çocuk işçi ölümleri Türkiye ortalamasının neredeyse iki katı olduğu, bu oranın 14 yaş ve altı çocuk işçiler için üç katı olduğu kaydedilirken iş cinayetlerinde ölen çocuk işçilerin 26’sı tarım, 7’si tekstil, 6’sı inşaat, 3’ü gıda, 3’ü metal, 2’si ticaret, 1’i ağaç ve 1’i taşımacılık işkollarında çalıştığı bilgisi ve sanayide çocuk işçiliğin özellikle Ünaldı’da yoğunlaştığı bilgisi yer aldı. Ayrıca 30 yaş altı işçi ölümlerin tüm ölümlerin üçte biri olduğunu ve göçmen işçilerin de etkisiyle Antep'te genç bir işçi sınıfı olduğunu belirtildi.
Antep’te iş cinayetlerinin yaş gruplarına göre dağılımı şöyle:
- 14 yaş ve altı 24 çocuk işçi
- 15-17 yaş arası 25 çocuk/genç işçi
- 18-29 yaş arası 124 işçi
- 30-49 yaş arası 227 işçi
- 50-64 yaş arası 109 işçi
- 65 yaş ve üstü 19 işçi
- Yaşı tespit edilemeyen 27 işçi

Raporda Antep’te iş cinayetlerinde ölenlerin 8’i (yüzde 1,44) sendikalı işçi, 547’si ise (yüzde 98,56) sendikasız olduğu yer alırken şu iki hususun altı çizildi:
- Kentteki işçiler örgütsüz. Sendikalaşma oranı çok düşük, güvencesiz çalıştırma ve patron keyfiyeti işyerlerinde hakim durumda.
- Örgütlü sendikalarda da işbirlikçi sendikacılık hâkim durumdadır. Kentteki işçi sorunlarının çözümü için birşey yapmayan işbirlikçi sendikalar kendi üyelerinin taleplerine bile kulak tıkamaktadır. Bu noktada işçi sınıfının fiili ve meşru mücadele hattında güncel sorunlarını örgütleyen ve tarihsel olarak da sınıf mücadelesi çizgisinde olan sendikaları desteklemek çok önemlidir.

İş cinayetlerinin Antep'teki ilçelere dağılımında tekstil, metal, gıda, ağaç başta olmak üzere sanayinin, yine lojistiğin merkezinin Şehitkamil olduğu, diğer bir merkezin de Şahinbey olduğu bilgisi verilirken. Bu iki ilçede ayrıca inşaat başta olmak üzere belediye ve hizmet sektöründeki ölümlerin de yoğun olduğuna dikkat çekildi. Diğer ilçelerde sırasıyla sanayinin azaldığını tarım işkolundaki ölümlerin arttığını görmekteyiz...
İş cinayetlerinin ilçelere göre dağılımı şöyle:
- 234 ölüm Şehitkâmil’de
- 125 ölüm Şahinbey’de
- 72 ölüm Nizip’te
- 43 ölüm Nurdağı’nda
- 35 ölüm İslahiye’de,
- 22 ölüm Oğuzeli’nde
- ; 11 ölüm Yavuzeli’nde
- 10 ölüm Araban’da
- 3 ölüm Karkamış’ta
Sendika.Org