Tüm bu olumsuzlukları duyuran bir grup öğrenci var. Talepleri, aslında tüm öğrencilerin asgari düzeyde ortak talepleri. Ne yazık ki ÜNİAK ve benzeri öğrenci birlikleri bu taleplerin üzerini örtmeye çalışıyor

Bartın Üniversitesi’nin ilk kurulduğu yıllarda, üniversiteye hizmet üreten bir özel sektör firmasında çalışmıştım.
Üniversite, Ağdacı mevkiinde bulunan Karaelmas Üniversitesi Orman Fakültesi kampüslerinin yer aldığı bölgede açıldı. Daha sonra, bugünkü Esenyurt bölgesine taşındı. Bartın Üniversitesi “kampüs üniversite” olarak planlandığından, tüm bölümler bu kampüste yer almakta.
Bartın Üniversitesi’nin ilk yıllarında yaşadığım ve tanık olduğum bir olayı aktarmak istiyorum. Bu olay, Ağdacı Kampüsü yemekhanesinde yaşandı.
O dönem, öğrencilere verilen öğle yemeğinden dışarıdan gelenlerin de farklı bir ücret ödeyerek faydalanmalarına izin veriliyordu. Günlerden bir gün, çelik tabldotların bir pencereden görevlilere verildiğini fark ettim. Ancak bu pencerenin neden bu kadar küçük ve dar olduğunu anlamamıştım. Sadece tabldotu uzatan bir eli görebiliyordunuz.
Merak ettim, arkada ne oluyor diye. Görevliler de benim gibi çalışan kişilerdi; ben de arkaya geçtim.
İçeride yemek artıkları ayrı ayrı kovalara boşaltılıyordu. Çorba bir kovaya, pilav bir kovaya, ana yemek başka bir kovaya…
Ne olup bittiğini anlamak için yemekhanenin bulunduğu yerdeki çöp konteynerlerini de takibe aldım. Ancak hiçbir zaman o konteynerlerde yemek artığı görmedim.
İş başa düşmüştü. Tanıdığım öğrencilere bilgi verdim. Yemekhane idaresine “Biz öğrenciler, tabldotlarımızdaki artan yemekleri çöp kovasına kendimiz boşaltmak istiyoruz” talebini iletmelerini önerdim. Bu talep kabul edildi. Öğrenciler artık tabldotlarındaki yemekleri tek bir çöp kovasına boşaltarak, artıkların yeniden kullanılmasını engellediler.
Bartın Üniversitesi neredeyse 20 yaşına geldi. Ancak aradan geçen onca yıla rağmen, aynı anlayışın devam etmesi çok acı.
Üniversitenin yeni kampüsü yeni öğrenim dönemine açılalı çok az zaman oldu ama öğrencilerden olumsuz haberler gelmeye başladı: Bartın Üniversitesi’ne ulaşım ve kampüs içi ulaşım sorunu ortaya çıktı ve hâlâ giderilmedi.
Bartın KYK yurtlarında, “ben yaptım, oldu” anlayışıyla dört kişilik odalara beşinci yatak konuldu. Öğrenciler bu duruma tepkili.[1]
Öğrencilerin yemeklerinden çıkan yabancı cisimler (sinek, kurt vb.) sosyal medyada paylaşıldı.
Bu gönderiyi Instagram’da gör
Öğrencilerin en büyük ihtiyacı olan Wi-Fi hizmeti yok denecek kadar zayıf.
Yurtlarda temizlik, hijyen ve ilaçlama yapılmadığından, öğrenciler tahtakurusu ve diğer haşeratlarla birlikte yaşamak zorunda kalıyor.
Tüm bu olumsuzlukları duyuran bir grup öğrenci var. Talepleri, aslında tüm öğrencilerin asgari düzeyde ortak talepleri. Ne yazık ki ÜNİAK ve benzeri öğrenci birlikleri bu taleplerin üzerini örtmeye çalışıyor.
Bir üniversite öğrencisine bu konuyu sordum: “Bu sorunlar gerçekten var mı?” dedim.
“Hepsi doğru,” dedi.
“Peki, neden bu talepleri dile getirenlerle birlikte olmuyorsunuz?” diye sordum.
Cevabı içimi acıttı: “Onlar ortalığı karıştırıyor,” dedi.
Bartın’da CHP birinci parti. Bartın Belediyesi de CHP’li. “Sosyal belediyecilik” yaptıklarını iddia ediyorlar.
Ama 15 bin üniversite öğrencisinin bulunduğu bir kentte, 250 öğrenciye burs vererek sosyal belediyecilik yaptıklarını sanıyorlar.
O öğrenciler bizim çocuklarımız, misafirlerimiz. Fakat onları bu ağır sorunlarla baş başa bırakıyorlar. Üniversite öğrencilerinin sorunlarına duyarsız ve ilgisiz kalıyorlar.
Oysa çok basit.
Tarım ve Orman İl Müdürü’ne gidip, üniversite öğrencilerine yemek üreten firmaların neden denetlenmediği sorulabilir.
Eğer denetleniyorsa, bu görsellerin nasıl ortaya çıktığı sorgulanabilir.
Gençlik ve Spor İl Müdürü’ne gidip, KYK yurtlarında yönetmelik dışı uygulamaların neden yapıldığı sorulabilir.
Bartın’daki iktidar temsilcilerine de kamuoyu önünde şu soru yöneltilebilir: “Neden evlatlarımızı bu hale düşürüyorsunuz?”
Ama sadece CHP değil; Bartın’daki sol, sosyalist, ilerici, devrimci demokrat çevreler de ne yazık ki bu öğrenci sorunlarına duyarsız kalıyor.
Bartın Üniversitesi’ndeki bir avuç öğrenciye ise şunu söylemek istiyorum: Yılmayın.
Verdiğiniz mücadele haklı bir mücadele.
ÜNİAK’lıların midesi bulanmıyor olabilir, ama sizlerin mideleri sağlam ki bulanıyor. Vazgeçmeyin…
Dipnot:
[1] https://sendika.org/2025/09/bartin-haci-ibrahim-kyk-kadin-yurdunda-universiteliler-kapasite-arttirimina-karsi-harekete-gecti-734029
Sendika.Org, yayın hayatına başladığından bu yana işçi sınıfı hareketinin, solun ve genel olarak toplumsal muhalefetin gündemine ilişkin, farklı politik perspektiflerden düşünsel katkılara açık bir tartışma platformu olagelmiştir. Sitemizde yayımlanan yazılar yayın kurulunun politik perspektifiyle uyumluluk göstermeyebilir. Amacımız, mücadelenin gereksinim duyduğu bilimsel ve politik bilginin üretimini zenginleştirecek tüm katkılara, yayın ilkelerimiz çerçevesinde, olabildiğince yer verebilmektir.