Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü'nün çağrısıyla kampüse giren polis, faşistlerin "reis değişimi" adı altındaki provokasyonuna siper olmuş, çok sayıda öğrencinin yaralandığı ve gözaltına alındığı saldırının kıvılcımını çakmıştı. Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü ne oldu da 5 Mayıs 2024'te yaptığı açıklamada "huzurumuzu bozuyorlar" dediği faşistleri polis kalkanıyla korumaya başladı

Hacettepe Üniversitesi'nde dün (27 Ekim) yaşanan "reis değişimi" adı altındaki faşist provokasyona öğrenciler müdahale etmiş. Faşistlerin ve polisin ortak saldırısıyla bir üniversiteli başından palayla yaralanırken altı üniversiteli gözaltına alınmıştı. Polis ise faşistlerin "reis değişim töreni"nin etrafını sararak adeta onlara bariyer oldu.
Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü ne oldu da geçen sene "huzurumuzu bozuyorlar" dediği faşistleri korumaya başladı?
Kampüse giren polislerin faşistlerin "törenine" siper olma anları böyle kaydedilmişti
Bir yıllık değişimin detayları haberde 👇https://t.co/0pSjY6dXSI pic.twitter.com/byyzbtehk6
— sendika.org (@sendika_org) October 28, 2025
Bu yaşananlar Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü'nün 5 Mayıs 2024'te yaptığı açıklamayı akıllara getirdi. Rektörlük geçen sene yaptığı açıklamada kendilerine "Hacettepe Üniversitesi Teşkilatı" diyen yapının üç yıldır kampüste pek çok saldırıya karıştığını ve kampüsün "huzurunu bozduğunu" ifade etmişti. Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü faşistlerin karıştığı şu saldırıları hatırlatmıştı:
-22.03.2022 tarihinde, izinsiz Nevruz kutlaması yapan bir grup öğrenci grubuna, bahse konu HÜT grubu tarafından müdahale edilmesi ve içlerinden bir tanesinin karşı gruptaki öğrencilere, yaklaşık uzunluğu 40 cm olan bir pala bıçak ile saldırması,
- 28.03.2022 tarihinde, bu grup içerisinde yer alan 5 öğrencinin bir araya gelerek başka bir öğrenciyi dövmesi,
- 13.12.2023 tarihinde, bu grup içerisinde yer alan 4 öğrencinin bir araya gelerek başka bir öğrenciyi dövmesi,
- 27.02.2024 tarihinde, gece saat 23:50'de aynı grup içerisindeki 2 kişinin trafik levhaları, otobüs durakları ve bina kapılarına siyasi içerikli izinsiz afiş, pankart asması, etiket yapıştırması, güvenlik personeli tarafından söz konusu dokümanların toplanması nedeniyle yüzleri kar maskeli olarak 12 kişilik bir grup halinde bir araya gelerek güvenlik personelinin tehdit edilmesi,
-30.04.2024 tarihinde, farklı öğrenci topluluklarının bir araya gelerek üniversite yönetiminden izin alarak organize ettikleri ABD ve İsrail Zulmüne Karşı Yürüyüş etkinliği sırasında, etkinliği sabote etmeye yönelik tutum sergilenmesi ve bahse konu grup içerisindeki bir öğrencinin "Kahrolsun Filistin" şeklinde yürüyüşe katılan öğrencileri provoke edecek slogan atması

Hacettepe Üniversitesi resmi hesabından yapılan açıklama

Rektörlüğün kampüse polis çağırıp onların gözetiminde "tören" yaptırmasıyla bu açıklama arasında yaklaşık bir buçuk yıl var. Bu bir buçuk yıldaki değişim ise iktidar içi gerilimlerin değişimiyle paralel. O dönem AKP-MHP arasındaki gerilimin artması üniversitelere yansımış, Gazi Üniversitesi Rektörlüğü 3 Mayıs'ta Ülkü Ocakları'yla "Türkçülük Günü" etkinliği düzenlemek yerine "Filistin'e destek" etkinliği düzenlemeyi tercih etmişti. Faşistler ise Rektörlük tarafından düzenlenen etkinliğe saldırmış ve İslamcılarla kavga etmişti. Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü'nün açıklaması da bu kavgadan iki gün sonra yapılmıştı.
Rektörlük açıklamasında da belirtildiği gibi faşistlerin saldırıları yeni değildi, yıllardır sürüyordu. Ama Rektörlük, bunu o gün açıklamayı "tercih" etmişti.
Hacettepe Üniversitesi’ndeki "reis değişimi" adı altındaki faşist provokasyonun püskürtülmesinin ardından polis kampüslerini koruyan üniversitelilere karşı saldırıya geçerken, kampüsün farklı yerlerinde pusu kuran faşistler de bu saldırıya palalarla dahil oldu. Bir öğrenci başından yaralanırken çok sayıda öğrenci de gözaltına alındı. Faşistlerin saldırıp yaraladığı öğrenciler tedavi gördükleri Bilkent Şehir Hastanesi’nden polislerce zorla ifadeye götürüldü. Bu duruma itiraz eden 40’ın üzerinde kişi de hastanede polis saldırısıyla gözaltına alındı.
Faşistlerin palayla saldırısında başından yaralanan üniversitelinin tedavisi bitmeden hastaneden çıkarılmaması için adeta bir seferberlik hali oluştu. Avukatlar, milletvekilleri, üniversitelinin sıra arkadaşları yaralı üniversiteliyi tedavisi bitmeden polise teslim etmedi. Üniversiteli ertesi sabah taburcu olduktan sonra avukatıyla ifade vermeye gitti.
Sendika.Org