Gerici Hizmet Vakfı’nın, Milli Eğitim Bakanlığı ile yapılan protokole dayanarak Makbule Süleyman Alkan Ortaokulu’nda “Değerler Eğitimi” adıyla dini eğitimler vermesine veliler tepki gösterdi: “Çocuğumuzun sınıfında tecavüzcüleri istemiyoruz”

Gerici Hizmet Vakfı, Milli Eğitim Bakanlığı ile yapılan protokole dayanarak İzmir’in Buca ilçesinde bulunan Makbule Süleyman Alkan Ortaokulu’nda “Değerler Eğitimi” adı altında dini eğitimler vermeye başladı. Veliler “Çocuğumuzun sınıfında tecavüzcüleri istemiyoruz” diyerek duruma tepki gösterdi
İzmir’in Buca ilçesinde bulunan Makbule Süleyman Alkan Ortaokulu’nun derslikleri Milli Eğitim Bakanlığı ile yapılan protokollere dayandırılarak “Hepimiz Ensar’ız” diyen gerici Hizmet Vakfı’na tahsis edildi.
Sendika.Org’a ulaşan veliler geçtiğimiz günlerde okula gelen ve Hizmet Vakfı’nın “gönüllü eğitmeni” olduğunu söyleyen bir kişinin 8’inci sınıfların dersine girerek Kuran dersi verdiğini ve çeşitli dini videolar izlettiğini aktararak, “Çocuğumuzun sınıfında tecavüzcüleri istemiyoruz” diyerek tepki gösterdi.
Daha önce seçmeli ders listesinde bulunan Kuran ve Hz. Muhammed’in hayatı gibi dersler yerine seçmeli matematik, seçmeli fen bilimleri gibi dersler seçtiklerini aktaran veli “Daha önceleri bizim seçtiğimiz derslere özen göstererek ders programları hazırlanıyordu. Ancak istedikleri dersleri seçmediğimizden dolayı çocuklarımıza zorla dini eğitim veriyorlar” dedi.
Olaydan sonra Bilimsel ve Laik Eğitim Hareketi ile birlikte okula giderek Müdür Yardımcısı Aydın Tavşancıoğlu ile görüşen veliler Tavşancıoğlu’nun protokol gereği bir şey yapamayacağını söylediğini aktarırken, “Bakanlık protokol yapmış, benim yapabileceğim bir şey yok. Bize gönderilen listede adı vardı. ‘Derse girmeyin’ diyemem ya” dediğini aktardı.
Öğrenci velileri dün (8 Ocak 2018) tekrar okula giderek Müdür Bertan Çetin ile görüştü. Daha önce de konuyla ilgili bir kaç velinin görüştüğü Müdür Çetin, yardımcısının aksine “Velilerden bu kadar şikayet varken tekrar derse girmelerine izin vermem” diyerek protokollere rağmen vakfın derslere girme inisiyatifinin kendisinde olduğunu belirtti. “Daha önce neden girmelerine izin verdiniz” diye soran velilere ise Çetin, “Bir hata yapmışız” diyerek yanıt verdi. Eğitimin gericileştiği bu süreçte sözlü beyanlara güvenmediklerini belirten ve yazılı yanıt olarak isteyen velilere ise “Bu okul benim sorumluluğumda” diyerek geçiştiren Çetin yazılı yanıt vermekten kaçındı.
Bakanlıkla yapılan protokoller gereği, okullarda gerici vakıflar tarafından verilen “Değerler Eğitimi” müfredatını kim uyguluyor nasıl uyguluyor belli değil. Vakıf tarafından okullara gönderilen listede bir çok meslekten kişi “eğitimci” adı altında bulurken, bu kişilerin pedagojik formasyon alıp almadıkları ve gerçekten eğitimci olup olmadıkları bilinmiyor. Okuldaki listede bulunan kişilerin ise herhangi bir araştırma yapılmadan okullara gelerek derslere girmesine izin veriliyor.
Çocuklarının gerici vakıflara emanet edilmesini istemeyen veliler okul müdürlüğüne verdikleri dilekçelerde “Değerler Eğitimi adlı dersin haftada kaç saat verileceğinin, dersin hangi konuları kapsadığının, dersi veren kişilerin kim olduğunun, eğitimci kimliklerinin olup olmadığının ve hangi vakıf, dernek veya kurum tarafından organize edildiğinin” ivedilikle kendilerine bildirilmesini istedi.
Veliler Buca’nın merkezi konumlarından biri olan Menderes Caddesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Fakültesi bitişiğinde olan okula bu saldırının ilk olmadığını aktardı. Bölgedeki diğer okullara oranla bu okulun fiziki koşulları ve eğitim kalitesinin daha iyi olduğunu aktaran veliler Makbule Süleyman Ortaokulu’nun TEOG sınavında Buca ilçesinde birinci, İzmir genelinde ise ilk 10 okul içerisinde olduğunu söyledi. Birçok okuldan öğrencilerin bu okula nakil yaptırmak için uğraştığını aktaran veliler, daha önce birkaç kez okulun imam hatip ortaokulu yapılmak istendiğini söyledi. Ancak okulu yaptıran Makbule ve Süleyman Alkan’ın okul yapılırken imam hatip yapılmaması koşulunu sunduklarını bu nedenle de bu uygulamadan vazgeçildiğini aktardı.
Makbule Süleyman Alkan Ortaokulu’nun önceki müdürlerinden Abdullah Kayacı 2012 yılında, içerisinde şimdinin FETÖ’sü öncenin “Muhterem Hocaefendi”si Fetullah Gülen’in kitaplarından alıntılar yapılan “Efendimizin yüce ahlakı” kitabını dağıtmıştı. Bu durum geçen 5 yılda kurum ve kişiler değişse de eğitimin tarikatlar eliyle gericileştirilmesinin devam ettiğinin göstergesidir.
Konu ilişkin konuşan bir başka öğrenci velisi ise şu açıklamalarda bulundu:
Hizmet Vakfı’nın ne olduğunu biliyoruz. Ben çocuğumu belli şartlar ve Anayasa’nın öngördüğü çerçeveler içerisinde okula gönderiyorum. Okunacak müfredatın ne olduğu kimin tarafından verileceği belirleniyor. Bu konulardan eksik kalan nedir ki Milli Eğitim Bakanlığı bu hizmeti bu vakıflardan alıyor. Keza bu eksiklikleri kendi bünyesinde gidermek bakanlığın sorumluluğundadır. Ayrıca bu protokoller neden sadece gerici ve dinci vakıflarla imzalanıyor. Neden ‘Şu dernekle de imzalayalım. Gelip fazladan matematik, fen bilgisi dersi verilsin’ denmiyor. Günümüzün gereksinimleri artık bin 400 yıl öncesinin gereksinimleri değildir.
Ensar Vakfı’nda 45 çocuğa tecavüz edildi. Adana’da paralı eğitime mahkum edilen, yurt olmadığı için tarikatların yurdunda kalkmak zorunda olan kız çocukları yakıldı. Yakın zamanda Dikili’de yine bir tarikat yurdunda erkek çocuklarına tecavüz edildi. Bizler çocuklarımızın dersliklerinde geçmişi kirli, gerici ve potansiyel tecavüzcü kişileri istemiyoruz.
Bu uygulama bizim okulumuza bugün gelmiş olabilir ancak memleketin birçok okulunda hali hazırda yapılmaktadır. Bizler kendi çocuklarımızı kurtaralım düşüncesinde değiliz. Bu gerici eğitim politikaları bu ülkede eğitim alan tüm çocuklardan uzak tutulmalıdır. Bu memleketin çocukları bu ülkenin geleceğidir. Bizim bu mücadelemiz bilimsel ve laik eğitim mücadelesine öncülük etmeli.
Konuya ilişkin açıklama yapan Bilimsel ve Laik Eğitim Hareketi bilimsel ve laik eğitimin koşulları sağlanana kadar hep birlikte mücadeleye devam edeceklerini belirterek açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
Yine bir gerici uygulamayla karşı karşıyayız. Fakat bu uygulamayla bu sefer bir mücadele örneği ortaya koyuldu.Milli Eğitim Bakanlığı’nın Ensar Vakfı, İHH, Hizmet Vakfı vb. cemaat ve tarikatlarla imzaladığı protokole karşı uygulamalar başlamadan önce itirazlarımızı dillendirmiş, bütün bu gerici, cinsiyetçi, istismarcı kurumlarla imzalanan protokollerin derhal iptal edilmesini istemiştik. Şimdi görüyoruz ki kaygılarımızda haklıyız.
İzmir’in Buca ilçesinde başarı ölçüsüyle listelere giren Makbule Süleyman Alkan Ortaokulu’nda Hizmet Vakfı’yla yapılan protokol gereği Değerler Eğitimi adı altında, pedagojik formasyon eğitimi almayan kişiler tarafından çocuklara ders veriliyor. Velilerimizin olayı duyup tepki göstermesi sonucu durum kamuoyuna yansımış bulunmaktadır. İlk elden okul idaresiyle günlerdir yapılan görüşmeler ve sözlü şikayetlerin ardından bugün dilekçelerini okul idaresine sunan velilere müdür tepkiler sonucu uygulamayı sonlandırdıklarını sözlü olarak ifade etti. Fakat veliler sözlü beyanın yeterli olmadığını söylediler. Dilekçelerine yazılı olarak resmi bir cevap verilmesini isteyen velilerimizle konunun takipçisi olacağımızı belirtiyoruz. Velilerimizin bilimsel ve laik eğitim mücadelesinde her zaman yanlarındayız. Gerici vakıf ve cemaatlerle yapılan tüm protokoller iptal edilsin. Bilimsel ve laik eğitimin koşulları sağlanana kadar hep birlikte mücadeleye devam edeceğiz.
Sendika.Org/ İzmir