Erdoğan’ın ses kayıtlarıyla ilgili incelemelerini tamamlayan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na bağlı TÜBİTAK, kayıtların “montaj” olduğunu iddia etti

Erdoğan’ın ses kayıtlarıyla ilgili incelemelerini tamamlayan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na bağlı TÜBİTAK, kayıtların “montaj” olduğunu iddia etti
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na bağlı olan Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’la yaptığı iddia edilen ses kayıtlarının montaj olduğunu açıkladı.
TÜBİTAK’ın raporunda söz konusu ses kaydıyla ilgili “Konuşma bütünlüğünü sağlamak için kelimelerin dahi parça hecelerden oluşturularak, istenen yeni kelimenin türetilerek ortaya çıkarıldığı ilginç bir uygulama ortaya konmuştur” ifadesi yer aldı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma kapsamında ses kaydıyla ilgili TÜBİTAK’tan bilirkişi raporu istemişti.
Hürriyet’te yer alan habere göre raporda şu ifadelere yer verildi:
“Yapılan spektrum incelemesi sırasında tespit edilen, kaydın içinde gözlemlenen çok sayıda ‘çıkıntı’ bu kaydın çok sayıda farklı kayıttan yararlanılarak oluşturulmuş bir montaj olduğunu ortaya koymaktadır.
Montajda dikkat çeken bir husus, konuşma bütünlüğünü sağlamak için sadece tüm kelimelerden oluşan bir montajdan farklı olarak, kelimelerin dahi parça hecelerden oluşturularak, istenen yeni kelimenin türetilerek ortaya çıkarıldığı ilginç bir uygulama ortaya konmuştur.
Bu montajın ortaya koyduğu diğer önemli bir husus, montajı gerçekleştirenlerin elinde Sayın Başbakan’a ve ailesine ait geniş bir konuşma havuzu (gerek telefon dinlemelerinden elde edilmiş veya gerekse diğer yöntemlerle legal/illegal yollarla elde edilmiş) bulunduğudur.”
Egemen Bağış’ın “Bakara-Makara” tapesi de montajmış!
Eski Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış’ın, gazeteci Metehan Demir ile yaptığı iddia edilen görüşmenin ses kaydına ilişkin soruşturma kapsamında alınan bilirkişi raporunda, bu kaydın da “montaj” olduğu belirtildi.
İktidar çatışması TÜBİTAK’a sıçramıştı
Erdoğan’ın “Devletin kriptolu telefonlarını bile dinliyorlar” demesinin ardından TÜBİTAK BİLGEM Başkanı ve TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Hasan Palaz’ın da arasında bulunduğu beş kişi ile TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Başkanı Prof. Dr. Murat Aydın görevinden alınmıştı.
Palaz’ın görevden alındıktan sonra yaptığı açıklama, TÜBİTAK’ın ‘bilim kurumu’ kimliğini yeniden sorgulatmıştı.
Palaz’ın Başbakan Erdoğan’ın ofisinde bulunan böcek soruşturmasına “Böcek raporunda tahrifat yapmamı istediler, bunu reddettiğim için görevden alındım” sözlerine hem TÜBİTAK’tan hem de Başbakanlık’tan yalanlama gelmişti.
AKP medyası ise Palaz’ın 17 Aralık operasyonunun ardından Bilim ve Sanayi Bakanı Fikri Işık’ın, talimatlarına aykırı olarak 148 yeni personeli işe başlattığını ve personelin çoğunluğunun “Pensilvanya referanslı” olduğunu öne sürmüştü.
Palaz’ın görevinden alınmasıyla bir bilim kurumunun iktidar çatışmasının malzemesi haline gelmesi gözler önüne serilirken TÜBİTAK’ın iktidar çatışmasının bir malzemesi haline gelmesini, uzun zamandır TÜBİTAK bünyesinde yürütülen gerici dönüşüm kolaylaştırmıştı.
Sendika.Org