Aralarında KESK Genel Başkanı Lami Özgen’in de bulunduğu 72 KESK üyesinin yargılandığı davanın ilk duruşmasında 22 tutuklu sanığın tümü tahliye oldu

22’si tutuklu olan ve 72 KESK'linin yargılandığı davanın ilk duruşması görülüyor. KESK Genel Başkanı Lami Özgen'in de yargılandığı davada savunmalar sona erdi. Sendikal faaliyetlerinden ötürü yargılandığını söyleyen tüm tutuklu sanıklar tahliye oldu
19.46 - Karar açıklandı. 22 tutuklu KESK'linin tümü tahliye oldu.
18.53 - Avukat Öztürk Türkdoğan, iddianamenin 2011 yılına ait 9 sayfalık bir fezlekeden ibaret olduğunu söylediği savunmasında delillerin toplanmasının ve değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtti.
18.47 - Sanıklar hakkında kuvvetli suç şüphesi bulunduğunu öne sürdü fakat delil değiştirme olanağı olmadığını söyleyen savcı, kaçma şüphesine karşı adli kontrol tedbiri ile birlikte tüm sanıkların tahliyesini istedi.
Söz sırası savunma avukatlarında. Üç avukat savunma yapacak.
18.44 - Mahkeme heyeti saatin geç olduğunu gerekçe göstererek tek avukatın savunma yapmasını istedi. Avukatlar ise savcı mütalaasına göre savunma yapacaklarını söyledi ve kaç kişinin konuşacağını buna göre belirleyeceklerini ifade etti.
18.35 - Yılmaz Yıldırımcı, Seyran Şık ve Mehmet Arda'nın savunmalarını yapmasıyla birlikte ifadeler sona erdi.
17.30 - Savunmasını yapan Çerkez Aydemir, sosyalist bir Kürt emekçi olarak yargılandığını, davanın yasal, meşru ve muhalif mücadeleye yönelik olduğunu söyledi. Aydemir, sendikal toplantıların izlenmesinin, dinlenmesinin ve suç olarak gösterilmesinin ifade hürriyetine saldırı olduğunu dile getirdi.
16.45 - Kürtçe ve Zazaca savunmalara başlandı. 6 KESK üyesi savunmalarını anadillerinde yapmaya başladı. Fikret Çalağan zapta geçen Zazaca ifadesini "Kirmancki" olarak düzelttirdi. Böylece lehçesi de duruşma zaptına geçmiş oldu.
Sezgin İbin de anadilinde yaptığı savunmada iddianamedeki "8 Mart, 1 Mayıs ve Newroz gibi etkinliklerin terör örgütü talimatıyla yaptırıldığı" iddiasına değindi. İbin, "Sormak isterim dünyadaki milyonlar hangi terör örgütünden talimat alıyor?" dedi.
16.10 - Özgen'in savunmasının ardından ilk olarak Türkçe savunma yapanların ifadelerine geçildi. Mehmet Bozgeyik, Metin Vuranok, Sakine Esen Yılmaz, Şerif İldoğan, Tarık Kaya, İzzettin Alpergin, Yunus Akıl, Nihap Kılınçalp, Bergüzar Sazak, Bekir Gürbüz, Deniz Bozbey, Osman İşçi ve Erdal Turan 'ın savunmaları sona erdi.
Savunmalarda iddianameye konu ve delil olan eylem ve etkinliklerin demokratik hak ve özgürlükler çerçevesinde gerçekleştirildiği, izleme ve dinlemeler sonucu elde edilen toplantı görüşmelerinin de sendikal faaliyetlere ilişkin olduğu dile getirildi.
Türkçe savunmaların sonlanmasıyla birlikte Kürtçe yapılacak savunmalara geçilecek.
13.50 - KESK Genel Başkanı Lami Özgen savunmasına başladı. Sendikal faaliyetlerin delil olmaksızın yargılandığını söyleyen Özgen, "Bizi gizlice izleyip dinlediniz. Düşünce ve eylemlerimizi sorsanız açıklardık. 20 yıldır sendikal mücadeledeyiz. Faaliyetlerimiz açıktır" dedi.
Hakim ve savcıların da HSYK seçimlerinde farklı gruplar içinde hareket ettiğine dikkat çeken Özgen, Kürt siyasi hareketinin kullandığı terimleri kullanmanın suç olarak gösterilmesine tepki gösterdi. Özgen, "Sendikacıyım, emekçiyim, Kürdüm, sosyalistim. 1988'de başlayan bir sendikal hareketi KCK ile bağdaştırmak sendikal mücadelemizi yok saymaktır, hakarettir" dedi.
13.30 - Duruşma, aranın ardından sanıkların ifadeleri ile yeniden başladı.
12.40 - Alataş'ın konuşmasının ardından duruşmaya 13.30'a kadar ara verildi.
12.30 - Duruşmada ilk sözü savunma avukatı Yusuf Alataş aldı. Türkiye'nin ilk bağımsız konfederasyonunun üyelerinin yargılandığı tarihi bir davada olduklarını söyleyerek söze başlayan Alataş, iddia makamı ile savunmanın eşitliği ilkesinin çiğnendiğini söyledi. Alataş, iddianamenin reddine savcının tekrar ret verebildiğini, savunma makamının ise aynı hakka sahip olmadığına dikkat çekti.
ABD'deki El Kaide davasının iddianamesinin 7 sayfa ve 1040 sözcükten oluştuğunu söyleyen Alataş, 1144 sayfalık KESK iddianamesinin doldurma belgelerden oluştuğunu belirtti. İddianame başında "terör örgütü" vurgusu yapılmasıyla tüm yasal, meşru ve demokratik eylemlerin suç olarak gösterilmek istendiğine vurgu yapan Alataş, yargılamanın adil olmadığının altını çizdi.
12.15 - Hakim, 1144 sayfalık iddianamenin tamamının okunmayacağını söyledi. Çok sayıda KESK üyesinin savunmalarını Kürtçe yapacağını dile getirmesi üzerine salona Kürtçe tercüman getirildi.
12.00 - BDP milletvekilleri Demir Çelik, Sırrı Sakık ve Erol Dora da mahkeme salonunda.
11.30 - 72 KESK’linin yargılandığı davayı izlemek üzere gerek ülke içinden gerekse de ülke dışından sendika yöneticileri, kurum temsilcileri, basın emekçileri ve milletvekilleri salona girdi. Yoğun katılım nedeniyle salonda yer kalmazken, dava da yaklaşık yarım saatlik gecikmeyle başladı.
Özgen: ‘Hem terörist hem akil olmam trajiktir’
11.00 - Tutuksuz yargılanan KESK üye ve yöneticileri, kurum temsilcileri ve milletvekilleri salona geçmek üzere hareketlendi. “Silahlı terör örgütü üyeliği” iddiasıyla yargılanan ve AKP tarafından oluşturulan Akil İnsanlar Komisyonu’na seçilen KESK Genel Başkanı Lami Özgen, bu sırada kısa bir açıklama yaptı.
Halkların kardeşliği ve barış için yıllardan bu yana mücadele verdiklerini hatırlatan Özgen, bu sebeple Akil İnsanlar Komisyonu’na katılması için gelen teklifi reddetmediğini söyledi. Özgen şöyle konuştu:
Hem terör örgütü üyeliği ve terörist olduğum iddiasıyla yargılanırken, hem de ‘akil insan’ olmam, 30 yıldan bu yana devam eden Kürt sorununun ve savaşın trajikliğinin sonucudur. Takdir kamuoyunundur.
10.30 - Tombul’un konuşmasının ardından uluslararası sendikaların temsilcileri kısa konuşmalar gerçekleştirdi ve KESK’lilerle dayanışma içerisinde oldukları mesajını iletti.
‘Bugün emekten, demokrasiden, barıştan yana olanlar yargılanıyor’
10.00 - KESK’li tutsakların serbest bırakılmasına yönelik pankartların asıldığı adliye önünde program, saat 10.00’da başladı. Basın açıklamasını KESK Genel Sekreteri İsmail Hakkı Tombul okudu. Toplumu derin bir sessizliğe mahkum etmek için başta muhalif-demokrat kesimler olmak üzere insanca bir yaşam ve demokratik bir ülke isteyen herkesin ucube demokrasiden payını aldığını söyleyen Tombul, 10 ay sonra mahkeme karşısına çıkan arkadaşları hakkındaki iddianamede KESK üyesi olmanın suç sayılmasına tepki gösterdi.
İddianamedeki suçlamalardan ve delil olarak sunulan konuşmalardan örnekler sıralayan Tombul, bu davanın emekten, demokrasiden ve barıştan yana olan herkesin davası olduğunun altını çizdi. Tombul, tutuklu arkadaşlarına yalnız olmadıklarını dile getirerek konuşmasını sonlandırdı.
9.30 - KESK ve bağlı sendikalarına yönelik 25 Haziran 2012 tarihinde gerçekleşen operasyonlar kapsamında aralarında KESK Genel Başkanı Lami Özgen’in de bulunduğu 22’si tutuklu 72 KESK üyesinin yargılandığı davanın ilk duruşması başladı. Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşma için KESK üye ve yöneticileri, emek ve meslek odalarının, demokratik kitle örgütlerinin ve siyasi partilerin üyeleri Ankara Adliyesi önünde bir araya geldi.
DİSK Genel Başkanı Kani Beko, DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, Halkevleri Genel Sekreteri Nuri Günay, Halkevleri Genel Başkan Yardımcısı Samut Karabulut, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, TİHV Genel Sekreteri Metin Bakkalcı da adliye önünde yerini aldı.
Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC), Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS), Fransa Öğretmenler Sendikası (SNES-FSU), İngiltere Öğretmenler Sendikası (NASUWT), Yunanistan Öğretmenler Sendikası (OLME), Danimarka Öğretmenler Sendikası (LC) ve İsveç Memur Sendikaları Konfederasyonu (TCO) temsilcileri uluslararası dayanışmayı göstermek üzere Ankara Adliyesi önündeydi. Milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, Veli Ağbaba, Süleyman Çelebi, Musa Çam ve Levent Tüzel de KESK’lileri yalnız bırakmadı.
Gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz.
Sendika.Org/ Ankara