Yaklaşan Nato Zirvesi’ne bir tepki de Edremit’ten geldi. Körfez Demokrasi Platformlarının çağrısıyla Altınoluk’ta düzenlenen miting halkın yoğun katılımıyla gerçekleştirildi

Ankara’da 7-8 Temmuz’da düzenlenecek 36. Nato Zirvesine tepkiler sürüyor. Zirvenin yapılacağı tarih yaklaştıkça yasaklarla halkın yaşam alanları daraltılmakta, halkın tepkisi bastırılmakta, çevre makyajıyla yoksulluk gizlenmekte. Yaklaşan Nato Zirvesi’ne bir tepki de Edremit’ten geldi. Körfez Demokrasi Platformlarının çağrısıyla Altınoluk’ta düzenlenen miting halkın yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.
Körfez halkı NATO'ya karşı meydanda: "NATO defol, bu ülke bizim!"https://t.co/W9mnIqOwfz pic.twitter.com/Z6tP8QpVVB
— sendika.org (@sendika_org) July 5, 2026
Mitingde yapılan açıklamada “Nerede bir işgal varsa, nerede bir darbe varsa, nerede halkların iradesi eziliyorsa orada NATO'nun ve emperyalist güçlerin izini görmek mümkündür” denildi.
NATO'nun bir savunma örgütü olarak tanıtılmasının gerçeği yansıtmadığına dikkat çeken Körfez halkı, açıklamada “Soğuk Savaş yıllarında sosyalizme karşı kurulduğunu söyleyen bu saldırı örgütü, Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra ortadan kalkmadı. Tam tersine daha fazla genişledi, daha fazla silahlandı, daha fazla ülkeye müdahale etti. Yugoslavya'dan Afganistan'a, Irak'tan Libya'ya kadar milyonlarca insanın yaşamını karartan savaşların, işgallerin ve yıkımların ana sorumlularından biri oldu” ifadelerine yer verdi.
Geçtiğimiz günlerde bir gösterisini yayımlamasının ardından tutuklanan Deniz Göktaş’a selam gönderen Körfez halkı, “Önce sanatçılar, gazeteciler, öğrenciler, sendikacılar susturulmak istenir. Mizahın bile tahammül edilemediği bir düzen, halkın gerçeği söylemesinden korkan bir düzendir. Biz korkunun değil, dayanışmanın tarafındayız. Deniz Göktaş yalnız değildir. Düşüncesini, sanatını ve eleştiri hakkını kullandığı için baskıya uğrayan hiç kimse yalnız değildir. Bugün bu meydandan sesimizi yalnızca savaşa ve emperyalizme karşı değil; baskıya, sansüre ve hukuksuzluğa karşı da yükseltiyoruz. Barışı savunanın da, emeğini savunanın da, şarkısını söyleyenin de, sahnede güldürenin de, gerçeği yazanın da özgürlüğünü birlikte savunacağız” dedi.




Sendika.Org