Ankara’da 7-8 Temmuz’da düzenlenmesi planlanan NATO Zirvesi öncesinde adeta bir fiili OHAL’i andıran yasaklama kararları protesto edildi. “İşgale Son, NATO Defol” kampanyası kapsamında Yüksel Caddesi’nde yapılan eylemde Trump taklidiyle yasaklara dikkat çekildi

Ankara’da 7-8 Temmuz’da düzenlenmesi planlanan NATO Zirvesi öncesinde adeta bir fiili OHAL’i andıran yasaklama kararları protesto edildi. “İşgale Son, NATO Defol” kampanyası kapsamında Yüksel Caddesi’nde yapılan eylemde Trump taklidiyle yasaklara dikkat çekildi.
“Kim için alınıyor bu yasak kararları?” diye sorulmasının ardından Trump kostümlü bir üniversiteli, yanında koruması rolündeki başka bir kişiyle birlikte megafonu alarak konuşmaya başladı:
Bizim çocuklar Ankara’da benim için bir zirve hazırlamışlar. Avrupa’dan, Kanada’dan ne kadar haydut, katil, arsız dostlarım varsa 7 Temmuz’da Ankara’da olcaklar. Gerçekten muazzam. Ama duyduğum kadarıyla Türkiye halkı bu durumdan memnun değilmiş. Türkiye halkı sokakta seslerini çıkaramamaktan, yabancı sermayeye köle olmaktan hiç memnun değilmiş. Bu gerçekten çok üzücü.
Türkiye halkı her ne kadar beni sevmese de ben Donald Trump, Türkiye halkını sömürmeyi… Pardon. Türkiye halkını gerçekten çok seviyorum.
Trump Ankara sokaklarında: “Bizim çocuklar bir zirve düzenliyor, Türkiye halkı da pek memnun değilmiş”https://t.co/KRh9P5qg2k pic.twitter.com/Tb4Hav3BPZ
— sendika.org (@sendika_org) June 13, 2026
Trump mizanseninin ardından yapılan basın açıklamasında NATO’nun emperyalist merkezlerle bağımlılık ilişkilerinin derinleştirilmesinin bir aracı olduğunun altı çizildi. Ankara’da hayatı felç edecek uygulamalara da dikkat çekilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
Bu basın açıklamasını çok yalın bir soruyu sormak için gerçekleştiriyoruz. Bu topraklar üzerinde kimin hükmü sürüyor? Her gün gece gündüz çalışan, üreten, okuyan, bu topraklarda anılar biriktiren, kaderi bu topraklara yazgılı halkın mı hükmü sürüyor yoksa Trump’ın, Mark Rutte’nin, onların teşviki ve güvencesiyle halkı ucuz emek gücü haline getiren, topraklarımızı yağmalayan çok uluslu şirketlerin, emperyalist devletlerin, onların finans merkezlerinin yani bilcümle sömürgecinin mi?
OHAL uygulamalarını, eylem yasaklarını, halkı potansiyel suçlu ilan eden uygulamaları protesto ediyoruz.
Biz bu toprakların geleceğinin sömürgeci efendilerin iki dudağı arasına bırakılmasını değil bu halkın elinde şekillenmesi gerektiğini söylüyoruz.
Çünkü biz bu topraklara aitiz. Trumpların, Ruttelerin, Netanyahuların İran’da katlettiği çocukların, Gazze’de soykırıma uğrattığı Filistin halkının başına gelenleri görüyoruz. Onların direnme iradesini de selamlıyoruz. Tıpkı sömürgeciliğe direnen tüm halklar gibi biz de kendi topraklarımızda kendi geleceğimiz için mücadele edeceğiz. Yerli işbirlikçilerin emperyalist efendilerine yaranmak için aldığı hiçbir güvenlik önlemi bizi kendi topraklarımızda potansiyel suçlu haline getiremez. Bu önlemler sömürgecilerin işgalci olduğunun kanıtıdır. En baştan beri söylediğimizi tam da bu yüzden tekrarlıyoruz; işgale son, NATO defol!
Sendika.Org/Ankara