Ankara'da Gençlik Örgütleri, tutuklamalara karşı bir basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısında "'Örgüt üyeliği' adı altında arkadaşlarımızın önüne koydukları "deliller" 1 Mayıs mitingine, ODTÜ Bahar Şenliği’ne, Doruk ve Özşen maden işçilerinin eylemine ve İlayda Zorlu eylemine katılmak. Bu 'deliller' haklılığımız ve meşruluğumuzu daha da tescillenmektedir" denildi

Öğrenci Kolektifleri, SOL Genç, Devrimci Gençlik Dernekleri, Gençlik Komiteleri, SGDF ve Özgür Üniversite Hareketi 7-8 Temmuz'da Türkiye'de düzenlenmesi planlanan NATO zirvesi öncesinde gerçekleştirilen operasyonlara ve tutuklamalara karşı basın toplantısı düzenledi.
"Tutuklamalar gençliği yıldıramayacak, NATO'ya huzur yok!" yazılı pankartla basın toplantılarını düzenleyen Gençlik Örgütleri, 2 gün süren mahkemelerde, emniyet odalarında hazırlanan torba dosyaların içinin ne kadar boş olduğuna işaret etti.
Kendilerine "örgüt üyeliği" adı altında konulan delillerin "1 Mayıs mitingi, ODTÜ Bahar Şenliği, Doruk-Özşen maden işçilerinin ve İlayda Zorlu eylemi" olduğunu belirten Gençlik örgütleri "Bu 'deliller' haklılığımız ve meşruluğumuzu daha da tescillenmektedir" dedi.
Öğrenciler, "Bu ülkenin madencisine, kadınına, doğasına, üniversitesine sahip çıkmak ne zamandan beri terör faaliyeti oldu? Gençliğin örgütlü dayanışmasını kriminalize etmek için kendi suç dosyalarını gizlemeye çalışanlardır" dedi.
Kendi meşruluklarının farkında olduklarını vurgulayan Gençlik Örgütleri, bu baskıların kendilerine tek bir geri adım attıramayacağını söyledi.
Açıklamanın tamamı ise şu şekilde:
2 gün süren mahkemelerde, emniyet odalarında hazırlanan torba dosyaların ne kadar içi boş, ne kadar sahte olduğunu ayan beyan ortaya çıkarmıştır. "Örgüt üyeliği" adı altında arkadaşlarımızın önüne koydukları "deliller" bu ülkenin onur sayfalarıdır:
İşçi sınıfının uluslararası birlik günü olan 1 Mayıs mitingine katılmak,
Saray kayyumlarına karşı ODTÜ Bahar Şenliği’ni ve kampüsün özgürlüğünü savunmak,
Doruk ve Özşen maden işçileri için madenci eylemlerinde adalet istemek,
Bu düzenin polis-aile işbirliği ile katlettiği sıra arkadaşımız İlayda Zorlu için adalet istemek ve bunun için eylemlerde fotoğrafı bulunmak!
Emniyet sorgularında arkadaşlarımıza sefilce, hukuku ayaklar altına alarak şu sorular sorulmuştur: "Neden bu eyleme katıldın?", "Bu fotoğraftaki sen misin?", "Örgütteki kod adın ne?"
Buradan tüm kamuoyunun huzurunda ilan ediyoruz: Bu ülkenin madencisine, kadınına, doğasına, üniversitesine sahip çıkmak ne zamandan beri terör faaliyeti oldu? Gençliğin örgütlü dayanışmasını kriminalize etmek için kendi suç dosyalarını gizlemeye çalışanlardır. Sizin kumpas dosyalarınız kalınlaştıkça, bizim haklılığımız ve meşruluğumuz daha da tescillenmektedir.3. Adliyede Ailelere Dönük Psikolojik İşkence
Bu hukuksuz operasyonun en çirkin, en aciz ve en karanlık yüzü ise adliye binasından cezaevine sevk sırasında yaşanmıştır. Günlerdir adliye koridorlarında ve önünde, evlatlarının adaletle buluşmasını bekleyen, bir an oradan ayrılmayan ailelerimize dostlarımıza karşı organize bir kötülük yapılmıştır.
Kolluk güçleri, ailelerimize yalan söyleyerek çocuklarının belirli bir kapıdan çıkarılacağını belirtmiş, ancak tutuklanan arkadaşlarımızı adeta birer "yangından mal kaçırır gibi" adliyenin diğer kapılarından kaçırarak cezaevine sevk etmiştir.
Bu sıradan bir tercih değil; aileleri cezalandırma, gençliği yalnızlaştırma ve teslim alma politikasının bir ürünüdür. Soruyoruz size: Kimden, neyi kaçırıyorsunuz? Eğer haklıysanız, eğer adalet dağıttığınızı iddia ediyorsanız neden köşe bucak kaçıyorsunuz? Sizin bu korkaklığınız, suçluluğunuzun ve devrimci gençliğin iradesi karşısında duyduğunuz o devasa korkunun en net itirafıdır!
Ne uydurma NATO tehditleriniz ne içi boş dosyalarınız ne de adliyelerin arka kapılarından kaçan korkak amirleriniz bizi bir adım geri attıramayacak. Yüzlerce kişiyi gözaltına alarak, onlarca arkadaşımızı tutuklayarak ne gençliği susturabilirsiniz ne de bu halkın öfkesini bastırabilirsiniz
Saray’ın duvarları arkasına saklanıp ferman yazanlar, emniyet odalarında kumpas tezgahlayanlar bilsin ki; Ne zindanlarınız ne tecritleriniz ne de emperyalist efendileriniz bizi yolumuzdan döndürebilir.
Sendika.Org