Ankara’da mülakat mağduru, ek atama mağduru, düşük atama mağduru, engelli ve özel sektör öğretmenlerinin bir araya gelerek kurduğu Öğretmenler Ortak Mücadele Platformu; mülakat uygulamaları, yetersiz atama sayıları ve adaletsiz kontenjan dağılımlarına karşı Milli Eğitim Bakanlığı önünde basın açıklaması yaptı. Yapılan basın açıklamasında farklı sınav süreçlerinde, farklı uygulamalarla ancak aynı adaletsizliklerle karşı karşıya bırakılmış öğretmenler olarak bir araya geldikleri belirtildi. Öğretmenler; emeğin değersizleştirilmesine, belirsizliğe ve objektif ölçütlerden uzak uygulamalara tepki gösterilerek “Farklı başlıklar altında anılıyor olabiliriz; ancak yaşadığımız sorun ortaktır: Öngörülemezlik, belirsizlik, liyakatten uzak uygulamalar ve öğretmen emeğinin sistemli biçimde değersizleştirilmesi” denildi

Ankara’da mülakat mağduru, ek atama mağduru, düşük atama mağduru, engelli ve özel sektör öğretmenlerinin bir araya gelerek kurduğu Öğretmenler Ortak Mücadele Platformu; mülakat uygulamaları, yetersiz atama sayıları ve adaletsiz kontenjan dağılımlarına karşı Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) önünde basın açıklaması yaptı.
Yapılan basın açıklamasında Tayyip Erdoğan’ın “Öğretmenlerin emeği emin ve ehil ellerde mi” ve Devlet Bahçeli’nin “‘2023 KPSS 1611 öğretmenin haklarınının iadesi’, ‘2024 KPSS öğretmenlerimize ek atama hakkı’, ‘2025 AGS sayısının artılması temennimizdir'” sözlerinin yazılı olduğu pankartlar açıldı.
Yapılan basın açıklamasında farklı sınav süreçlerinde, farklı uygulamalarla ancak aynı adaletsizliklerle karşı karşıya bırakılmış öğretmenler olarak bir araya geldikleri belirtildi. Öğretmenler; emeğin değersizleştirilmesine, belirsizliğe ve objektif ölçütlerden uzak uygulamalara tepki gösterilerek “Farklı başlıklar altında anılıyor olabiliriz; ancak yaşadığımız sorun ortaktır: Öngörülemezlik, belirsizlik, liyakatten uzak uygulamalar ve öğretmen emeğinin sistemli biçimde değersizleştirilmesi” denildi.
Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
2023 KPSS’de, açıklanan genel kontenjan dâhilinde başarılı olan 1611 öğretmenin, mülakat yoluyla atanmasının engellenmesi öğretmen alımlarında adalet ilkesini açıkça zedelemiştir. 2024 KPSS’de ise son 22 yılın atama ortalamalarıyla kıyaslandığında kontenjan sayısı ciddi biçimde düşürülmüş; kontenjan dağılımlarındaki öngörülemezlik nedeniyle yüksek puanlı ve başarılı öğretmenler sistem dışında bırakılmıştır. Bu adaletsiz uygulamalar 2025 AGS sürecinde de devam etmiş; yalnızca 10 bin genel kontenjan açıklanmasına rağmen kontenjan dağılımları adil ve hakkaniyetli biçimde yapılmamıştır. Sonuç olarak yüksek puanlı ve başarılı öğretmenler bir kez daha mağdur edilmiştir. Öğretmen atama kontenjanlarının yıllar içerisinde sürekli azaltılması, ülkemizde giderek derinleşen bir istihdam sorununu da beraberinde getirmektedir. Nitekim 2023 yılında 20 bin, 2024 yılında 15 bin, 2025 AGS kapsamında ise yalnızca 10 bin öğretmen ataması yapılacağı açıklanmıştır. Bu rakamlar, eğitim sisteminin ihtiyaçlarıyla örtüşmemekte ve açıkça yetersiz kalmaktadır. Aynı şekilde, 2024 EKPSS kapsamında gerçekleştirilen öğretmen atamaları da yetersiz kalmıştır. İki yılda bir yapılan engelli öğretmen sınavı sonrasında yalnızca 1.381 öğretmen atanmış; geride kalan sınırlı sayıdaki öğretmenler için ise herhangi bir ek atama yapılmamıştır.
Öte yandan özel sektörde çalışan öğretmenler, güvencesiz ve öngörülemez koşullar altında mesleklerini icra etmek zorunda bırakılmaktadır. Yeni sistemle birlikte öğretmenler, Öğretmenlik Meslek Kanunu kapsamında oluşturulan akademi sürecine dâhil edilecektir. 14 ay sürecek bu sürecin, öğretmen ihtiyacının açıkça ortada olduğu bir dönemde göreve başlama açısından yaratacağı gecikme, yeni mağduriyetlerin habercisidir.
Açıklamada şu talepler sıralandı:
- 2023 KPSS ve 2024 KPSS mülakat mağduriyetlerinin eksiksiz biçimde giderilmesi,
- 2024 KPSS için ek öğretmen ataması yapılması ve kontenjanların adil biçimde dağıtılması,
- 2025 AGS için ek kontenjan verilmesi ve kontenjan dağılımlarının adil biçimde düzenlenmesi,
- 2024 EKPSS kapsamında engelli öğretmen atamalarının gecikmeksizin yapılması,
- Akademi uygulamasının kaldırılması; kaldırılmaması hâlinde eğitim süresinin kısaltılması, bu süreçten kaynaklanan mevcut mağduriyetlerin giderilmesi, yeni mağduriyetlerin oluşmasının engellenmesi ve önümüzdeki iki yıl içerisinde artacağı öngörülen öğretmen ihtiyacını karşılamak üzere Akademi kapsamında ek öğretmen alımı yapılması,
- Ücretli öğretmenliğin tamamen sona erdirilmesi,
- Özel sektörde çalışan öğretmenler için taban maaş uygulamasının yeniden hayata geçirilmesi,
- Eğitim fakülteleri ve öğretmen yetiştirme politikalarının, ataması yapılmayan öğretmen gerçeği dikkate alınarak planlanması,
- Atama sayıları ve kontenjanların yılın başında açıklanması,
- Millî Eğitim Bakanlığı’nın, eğitimin içinden gelen ve liyakat sahibi kadrolar tarafından yönetilmesi.
- Bu talepler bir ayrıcalık isteği değil; adaletin, emeğin ve nitelikli eğitimin zorunlu sonucudur.
“Buradan açıkça ilan ediyoruz: Taleplerimiz karşılık bulana kadar; sosyal medyada, sahada ve kamuoyu önünde birlikte, kararlılıkla ve geri adım atmadan mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu açıklama yalnızca bir metin değil; Öğretmenlik mesleğinin onur mücadelesidir” ifadeleriyle son buldu.
Sendika.Org