Zonguldak’ta yanmış cesedi bulunan Afgan maden işçisi Vezir Mohammad Nourtani’nin davasında mütalaa verildi. Sanıklar hakkında sanki “iş kazası” olmuş gibi “bilinçli taksirle ölüme neden olma” suçundan 9 yıla kadar, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçlarından 5 yıla kadar ayrı ayrı cezalandırılmaları istendi. Mahkemenin bu yönde karar verirse sanıklar 2 yıl hapis yattıktan sonra tahliye olacaklar
Zonguldak’ta yanmış cesedi bulunan, kaçak ocakta çalışan Afgan maden işçisi Vezir Mohammad Nourtani’nin ölümüne ilişkin davada savcı; davanın görüldüğü Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne celse arasında üç sayfalık mütalaa sundu. Mütalaada, Afgan madenci Vezir Mohammad Nourtani’ye vücudundaki kırıklardan dolayı vagon çarptığı değerlendirmesi yapılırken, sanıkların adli işlem kayıtları ve ocağın kaçak olmasından dolayı yetkililere haber vermediklerinin tespit edildiği belirtildi.
Otopsi raporuna rağmen, kaçak ocaktaki incelemeyi yapan Bülent Ecevit Üniversitesi Maden Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Serdar Yılmaz’ın olduğu üç kişilik bilirkişi heyetinin “iş kazası” olarak verilen rapor dikkate alındı. Otopsi raporundaki kırıklar ve adli tıp raporlarında geçen darp izleri olmasına rağmen “iş kazası” olarak belirtildi.
Bilirkişi raporlarına göre ocak sahibi Hakan Körnöş ve Enver Gideroğlu’nun asli kusurlu, vinç operatörü Sercan Kayabaş ile ölen Nourtani’nin tali kusurlu olduğu vurgulandı.
Mütalaada; sanıklardan eski MHP Gelik Belde Başkanı Hakan Körnöş, Enver Gideroğlu ve Sercan Kayabaş’ın “bilinçli taksirle ölüme neden olma” suçundan 9 yıla kadar, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçlarından 5 yıla kadar ayrı ayrı cezalandırılmaları istendi.
Nourtani’nin yaralanmasını yetkili kurumlara bildirmeyen, kameralarla oynayıp Nourtani’ye ait kıyafetleri yaktığı için Eray Demiro ile cesede çakmak çaktığını itiraf eden Ahmet Aydın hakkında ‘yardım ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirilmemesi’ suçundan 3’er ve ‘suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ suçundan 5’er yıla kadar hapis ile cezalandırılmaları talep eden savcı, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamını istedi. Alaattin Çayırlı hakkında sadece ‘yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi’ suçundan 3 yıla kadar hapis cezası mütalaa edildi.
Karar duruşması 19 Şubat saat 14.00’te Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.
Nourtani ailesinin avukatı Kerim Bahadır Şeker; Sendika.Org’a gönderdiği video aracılığıyla esas hakkındaki mütalaa hakkında şunları söyledi:
Bu mütalaayı kesinlikle kabul edemeyiz. Bu zamana kadar sunmuş olduğumuz tüm talepler mahkeme heyeti tarafından taraflı olarak reddedildi. Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı’nın da bu mütalaası bu yüzden bizi şaşırtmadı. Ancak sanıkların “bilinçli taksir”le cezalandırılmalarını istemeleri hayatın olağan akışına aykırı. Bir kişinin bilerek ve isteyerek yakılması, cesedin gizlenmesi için çaba gösterilmesi ve buna rağmen sanki bir “iş kazası”ymış gibi gösterilmeye çalışılması kesinlikle kabul edilebilir değil.
Sanıklar mahkeme sürecinde sürekli olarak birbirlerini “Asıl meseleyi ortaya çıkarırsan seni öldürürüm” diye tehdit ediyorlardı. Sanık yakınları bize sürekli sözlü ve fiziki saldırı girişimlerinde bulundu. Ama sanki iş kazası olmuş da sonrasında ambulansa bildirim yapılmamış gibi bilinçli taksirden cezalandırılması isteniyor. TCK’nın 183. maddesi, ihmal nedeniyle kasten öldürme suçlaması ortaya konmalıydı.
Bu kişilerin infaz kanununa göre 2 yıl içeride yattıktan sonra tahliye olacak olmaları kamuoyunun vicdanını derinden yaralayacak. Nourtani’nin diri diri yakıldığına dair emarelerin olduğu raporları da sunduk, böbreğini satması için 20 bin dolar para teklif edildiğine tanıkları sunduk. Deport edilen Afgan madencilerin tanık beyanlarını sunduk. Davanın sonuna kadar sanıkların ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almaları için mücadele edeceğiz.
Nourtani davasında “iş kazası” olmuş gibi ceza istendi
Dava avukatı Kerim Bahadır Şeker:
“Mütalaa kabul edilemez. Mahkemenin bu yönde karar vermesi halinde sanıklar 2 yıl yatıp çıkacak. Ağırlaştırılmış müebbet almaları için mücadele edeceğiz”https://t.co/WQb3ZLbA0A pic.twitter.com/0NWvg5sIh8
— sendika.org (@sendika_org) January 30, 2025
Olay, 10 Kasım 2023’te Kırat Mahallesi Koca Osman Sokak’ta meydana geldi. Yoldan geçenler, yandaki ormanda yanmış cesedi fark edip, ihbarda bulundu. Gelen ekiplerce benzin dökülerek yakıldığı belirlenen ceset, otopsi için Atatürk Devlet Hastanesi’nin morguna götürüldü. Cesedin kaçak olarak işletilen maden ocağında çalışan 3 çocuk babası Afganistan uyruklu Vezir Mohammad Nourtani’ye ait olduğu belirlendi. Otopside Nourtani’nin 9 Kasım’da öldüğü tespit edilirken, ailesinin 10 Kasım sabahı kayıp başvurusunda bulunduğu öğrenildi. Afgan madencinin cenazesi, 11 Kasım’da toprağa verildi.
Soruşturma kapsamında Nourtani’nin çalıştığı kaçak maden ocağının sahipleri Hakan Körnöş (46), Enver Gideroğlu (34) ve Körnöş’ün kuzeni Ahmet Aydın (52), ocak çalışanları S.K. (28), E.D. (22) ve kömür ticareti yapan A.Ç. (46) gözaltına alındı. Körnöş, Gideroğlu ve Aydın tutuklanırken, diğerleri adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ayrıca, kaçak ocağın jandarma tarafından 4 gün önce kapatıldığı ancak sahiplerince tekrar açıldığı belirlendi. Kaçak ocak, olayın ardından imha edilerek kapatıldı.
Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı, Afgan madencinin cesedinin kaçak ocaktaki kazayı gizlemek ve ocağın kapanmasını engellemek için öldükten sonra yakıldığı belirtilen iddianameyle 6 şüpheli hakkında ‘iştirak halinde kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı.
Müşteki avukatının talebi üzerine dosyayı inceleyen Koç Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abdullah Coşkun Yorulmaz ve ekibi, bilimsel mütalaa raporu hazırladı. Raporda, Afgan madencinin soluk borusunda is ve kanında karboksihemoglobin bulunmamasının, ölüyken yakıldığı anlamı taşımayacağı, benzin kullanıldığı için yalancı negatiflik durumunun olabileceği de ifade edildi.
Kamergul Maliki, oğulları yürüme engelli Sayid Mohammad (22), Pir Mohammad (16), işitme engelli Ali Rıza (13), Said Riza Nourtani (2) ve gelini Şaziye Mohammadi (19) ile 2 odalı sobalı evde yaşayan Afgan madencinin kaçak maden ocağında çalışarak ailesinin bakımını üstlendiği ve ailede çalışabilecek durumdaki tek kişi olduğu ortaya çıkmıştı.
Sendika.Org