Zonguldak’ta geçen yıl yanmış cesedi bulunan Afganistan uyruklu madenci Vezir Mohammad Nourtani’nin ölümüne ilişkin davanın dördüncü duruşması Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Bu duruşmada Nourtani’nin böbreği için para teklifinde bulunulduğu iddiaları mahkemeye sunulduysa da bu konuda konuşabilecek iki kişinin tanıklığı reddedildi
Zonguldak’ta geçen yıl yanmış cesedi bulunan Afganistan uyruklu madenci Vezir Mohammad Nourtani’nin ölümüne ilişkin 3’ü tutuklu 6 sanığın yargılandığı davanın dördüncü duruşması Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Nourtani’nin çalıştığı kaçak maden ocağının sahipleri Hakan Körnöş, Enver Gideroğlu ve Körnöş’ün kuzeni Ahmet Aydın tutuklu yargılanırken, ocak çalışanları Sercan Kayabaş, Eray Demiro ve kömür ticareti yapan Alaattin Çayırlı ise tutuksuz yargılanmaktadır.
Nourtani’nin eşi Kamelgül Meliki, Nourtani ile birlikte çalışan iki kuzeninin tanık olarak ifade vermesini talep etti. Nourtani ile o dönem birlikte kaçak madende çalışan ve cinayete ilişkin ifadeleri alındıktan sonra sınır dışı edilen kuzenler Anmet Ahmedi ve Ahmet Ahmedi video çekerek ölen madencinin eşi Kamergül Meliki’ye gönderdi. Kuzenler videoda kendilerine zorla ‘Bir şey görmedikleri’ yönünde ifade verdirildiğini belirterek Nourtani’nin ocak içinde kavga ettiğini duyduklarını söylediler. Afgan madenciler videoda Nourtani’nin böbreğine 10 bin dolar teklif geldiğini ancak kendisinin 30 bin dolar istemesi nedeniyle teklifi kabul etmediğini söylediğini anlattı. Tanık ifadesinin yanı sıra çekilen videonun mahkemede izlenilmesi de talep edildi.
Duruşmadan hemen önce Adli Tıp 3. Üst Kurul’un hazırladığı 21 sayfalık raporda Nourtani’nin öldükten sonra yakıldığı yazılmıştı. Ailenin avukatı Kerim Bahadır Şeker, Koç Üniversitesi’nde hazırlanan ve Nourtani’nin ölmeden önce de yakılmış olabileceği ihtimalini gözeten raporu hatırlatarak ek rapor talep etti.
Ancak mahkeme bütün talepleri reddetti. Mahkeme heyeti tanık olması talep edilen iki kişiden birinin soruşturma aşamasında ifade verdiğini ve diğer kişinin de dosyaya katkı sağlamayacağını ifade etti. Ayrıca videonun izlenmesi ve ek rapor hazırlanması talepleri de reddedildi.
Tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme, insanlığa karşı suç açısından somut delil olmadığını ifade vererek bundan cezalandırılmasını da reddetti.
Bir sonraki duruşma 19 Şubat 2025’te olacak. Bu duruşmada karar çıkması bekleniyor.
Afgan madenci Nourtani davası
Av. Kerim Bahadır Şeker:
🔸Böbrek satışı iddialarına dair konuşabilecek iki kişinin tanıklığı reddedildi
🔸İfade ve raporlardaki çelişkiler yok sayıldı“Bedeli ne olursa olsun, sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız”https://t.co/Zk47Mbs1pZ pic.twitter.com/U4ZI35t7Jy
— sendika.org (@sendika_org) December 20, 2024
Duruşma öncesinde Göçmen Mülteci Dayanışma Ağı, adliye önünde açıklama yaptı. Göçmen Mülteci Dayanışma Ağı dava sürecini anlattıktan ve bugünkü duruşmaya dair bilgileri aktardıktan sonra cinayetten sorumlu tüm faillerin en ağır cezaları almaları için davanın takipçisi olduklarını yineledi.
Afgan madenci Vezir Mohammad Nourtani davası
Bu duruşmada Nourtani’nin böbreğinin satışı için para teklifi edildiği iddiaları da mahkemeye sunulacak
📢”Birlikte yaşamda, eşitlikte, özgürlükte ısrarcıyız. Nourtani için adalet!”https://t.co/Zk47Mbs1pZ pic.twitter.com/LUYoladJwL
— sendika.org (@sendika_org) December 20, 2024
Olay, 10 Kasım 2023’te Kırat Mahallesi Koca Osman Sokak’ta meydana geldi. Yoldan geçenler, yandaki ormanda yanmış cesedi fark edip, ihbarda bulundu. Gelen ekiplerce benzin dökülerek yakıldığı belirlenen ceset, otopsi için Atatürk Devlet Hastanesi’nin morguna götürüldü. Cesedin kaçak olarak işletilen maden ocağında çalışan 3 çocuk babası Afganistan uyruklu Vezir Mohammad Nourtani’ye ait olduğu belirlendi. Otopside Nourtani’nin 9 Kasım’da öldüğü tespit edilirken, ailesinin 10 Kasım sabahı kayıp başvurusunda bulunduğu öğrenildi. Afgan madencinin cenazesi, 11 Kasım’da toprağa verildi.
Soruşturma kapsamında Nourtani’nin çalıştığı kaçak maden ocağının sahipleri Hakan Körnöş (46), Enver Gideroğlu (34) ve Körnöş’ün kuzeni Ahmet Aydın (52), ocak çalışanları S.K. (28), E.D. (22) ve kömür ticareti yapan A.Ç. (46) gözaltına alındı. Körnöş, Gideroğlu ve Aydın tutuklanırken, diğerleri adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ayrıca, kaçak ocağın jandarma tarafından 4 gün önce kapatıldığı ancak sahiplerince tekrar açıldığı belirlendi. Kaçak ocak, olayın ardından imha edilerek kapatıldı.
Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı, Afgan madencinin cesedinin kaçak ocaktaki kazayı gizlemek ve ocağın kapanmasını engellemek için öldükten sonra yakıldığı belirtilen iddianameyle 6 şüpheli hakkında ‘iştirak halinde kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı.
Müşteki avukatının talebi üzerine dosyayı inceleyen Koç Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abdullah Coşkun Yorulmaz ve ekibi, bilimsel mütalaa raporu hazırladı. Raporda, Afgan madencinin soluk borusunda is ve kanında karboksihemoglobin bulunmamasının, ölüyken yakıldığı anlamı taşımayacağı, benzin kullanıldığı için yalancı negatiflik durumunun olabileceği de ifade edildi.
Kamergul Maliki, oğulları yürüme engelli Sayid Mohammad (22), Pir Mohammad (16), işitme engelli Ali Rıza (13), Said Riza Nourtani (2) ve gelini Şaziye Mohammadi (19) ile 2 odalı sobalı evde yaşayan Afgan madencinin kaçak maden ocağında çalışarak ailesinin bakımını üstlendiği ve ailede çalışabilecek durumdaki tek kişi olduğu ortaya çıkmıştı.
Sendika.Org