fransa’da gisèle pelicot’a ilaçların etkisinde uyuyorken, kocası başta olmak üzere çeşitli zamanlarda 83 erkek tecavüz etti. bu dava sürerken, sosyal medyada erkekler #notallmen (bütün erkekler değil) diye bir etiket çalışması yaptı. doğru bütün erkekler tecavüz etmiyor, her erkek şiddet suçu işlemiyor. ama bu suçları işleyenlerin hepsi erkek! bu tabii ki tesadüf değil
geride bırakmak üzere olduğumuz yılın feminist kahramanı bence gisèle pelicot.
adına aşina olmayabilirsiniz, hikâyesini kısaca aktarayım. gisèle pelicot fransız, şu an 72 yaşında, eşi dominique’le erken yaşta evlenmiş, üç çocukları olmuş, evlilikleri biraz çalkantılı, iki kere ayrılmışlar. dominique, 2010 yılında süpermarketlerde kadınların eteklerinin altından gizlice fotoğraflarını çektiği için cezaya çarptırılmış ancak gisèle’in bundan haberi olmamış. çift 2013 yılında emekli olunca paris’ten ayrılıp fransa’nın güneydoğusundaki küçük bir kent olan mazan’a yerleşmişler.
henüz paris’te yaşadıkları yıllarda hekimi gisèlle’e daha rahat uyuması ve anksiyeteyle baş edebilmesi için bir ilaç yazmış. dominique, ilacın etkisiyle bilinçsiz halde uyuyan eşine tecavüz etmeye başlamış. ardından kendi hekiminden temin ettiği ilaçları gisèlle’in yiyeceğine katarak onun bilincini kaybetmesini sağlayarak o halde ona tecavüz etmeyi alışkanlık haline getirmiş. paris’ten mazan’a taşındıktan sonra, internetten bulduğu erkekleri, baygın olduğu sırada gisèle’e tecavüz etmeleri için eve getirmeye başlamış!
zamanla hafıza sorunları yaşamaya başlayan gisèlle, beyninde tümör olduğu, alzheimer’a yakalandığı gibi şüphelere kapılmaya başlamış. ancak yapılan bütün testler sağlığında bir sorun olmadığını gösteriyormuş. bir seferinde kocasının kendisine ilaç verdiğinden şüphe etmiş ve bunu dominique’e söylemiş ancak adam tabii ki inkâr etmiş.
derken 2020’de dominique, bir kere daha bir markette kadınların eteklerinin altına kamera tutarken yakalanınca polis eve baskın yapıyor ve evde, en az 83 erkeğin, bilincini kaybetmiş halde olan gisèlle’e tecavüz ettiğinin kanıtlarının bulunduğu bir bilgisayar düzeneği buluyor.
aynı yılın kasım ayında, karakola çağrılıyorlar, görüntüler gisèlle’e izletiliyor. o ânı anlatırken, “elli yıl boyunca inşa ettiğim her şey çökmüştü” diyor. hemen evi terk ediyor ve boşanma davası açıyor; 2024’te davanın başlamasından kısa bir süre önce boşanma gerçekleşiyor.
gisèlle, davanın kapalı görülmesi ve isminin gizli kalması yönündeki haklarını kullanmayı reddediyor. “bu utanç onların,” diyor, “elimde kanıtlar olduğu için şanslıyım, bu tecavüz vakalarında nadiren olan bir durumdur.” görüntülerin mahkemede izlenmesiyle ilgili de, “hepsinin yargılanması için buna katlanacağım,” diyor. “bu cesaret değil, toplumu değiştirme iradesi ve kararlılığı.”
o öyle dese de bir kahraman olduğunu düşünüyorum.
heriflerin hepsi üç yılla 15 yıl arasında değişen cezalar aldı; dominique ise 20 yıl. kızları caroline, mahkemede, “köpek gibi yalnız öleceksin!” diye bağırmıştı.
dikkatinizi çekmek istediğim bir nokta var. dominique ve aslında diğer erkekler de yakalanma riskine rağmen yapmışlar bütün bunları. tecavüz zor kanıtlanan bir suç, türkiye’de sanıldığının aksine, avrupa’da da birçok suçlu elini kolunu sallaya sallaya çıkabiliyor mahkemelerden. ama yine de, özellikle dominique açısından, kayıtlar var, ayrıca sokakta da cinsel suçlar işlemeye devam ediyor!
türkiye’de böyle şeyleri açıklamak için başvurulan kavramların hiçbiri bu duruma uymuyor; orada akp iktidarda değil, cinsel açlık da yok. neye güveniyor bu adam?
bence, öncelikle karısının o ve tecavüzcüler yerine utanması ihtimaline. küçük bir yerde yaşıyorlar, gisèle olup biteni fark etse bile, sokakta yürürken arkasından konuşulmasını kaldıramayabilirdi, örneğin. ya da çocuklarından, torunlarından utanabilirdi. toplumun kadına yönelik tutumu, erkeğin en büyük güvencesi.
diğer yandan, “bay herkes”[1] olarak tanımlanan, bu kadar çok sayıda adamın, kendinde olmayan bir kadına tecavüz etmekte sorun görmemesi, bundan haz alabilmesi, bu haz için risk alması sapıklıkla açıklanacak bir hal değil çünkü her ağacın kurdunun kendinden olması gibi, her toplumun “sapığı” da kendinden oluyor, o toplum tarafından şekillendiriliyor.
bu dava sürerken, sosyal medyada erkekler bir etiket çalışması yaptı; #notallmen.[2]
doğru bütün erkekler tecavüz etmiyor, her erkek şiddet suçu işlemiyor. ama bu suçları işleyenlerin hepsi erkek! bu tabii ki tesadüf değil.
biliyorum, çoğu erkek kendilerinin en vahşi suçları işlemiş erkeklerle bir tutulmasını büyük bir haksızlık olarak görüyor. nice erkek feministlerin yerine, feministlerle birlikte, feministler gibi düşünmek istiyor. erkeklik üzerine düşünmeyi, erkeklere karşı harekete geçmeyi bir türlü istemiyor.
o yüzden, erkek şiddetine karşı sesimizi yükselttiğimizde, harekete geçtiğimizde aramızda erkeklere yer yok. ve bunda şaşıracak, itiraz edecek bir şey de yok.
güzel bir yıl olsun, gelen gideni aratmasın.
Dipnotlar:
[1] monsiur tout le monde; kelime karşılığı: bay bütün dünya.
[2] bütün erkekler değil ya da her erkek değil.
Kaynak: Kadın İşçi
Sendika.Org, yayın hayatına başladığından bu yana işçi sınıfı hareketinin, solun ve genel olarak toplumsal muhalefetin gündemine ilişkin, farklı politik perspektiflerden düşünsel katkılara açık bir tartışma platformu olagelmiştir. Sitemizde yayımlanan yazılar yayın kurulunun politik perspektifiyle uyumluluk göstermeyebilir. Amacımız, mücadelenin gereksinim duyduğu bilimsel ve politik bilginin üretimini zenginleştirecek tüm katkılara, yayın ilkelerimiz çerçevesinde, olabildiğince yer verebilmektir.