İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Muharrem Yazgan bu cesareti kimden alıyor?

Eylemlerde polise verdiği saldırı talimatlarıyla, cinsiyetçi küfür ve hakaretleriyle tanınan İstanbul Emniyet Müdürü Yardımcısı Muharrem Yazgan, son olarak 5 Eylül'deki barış eyleminde gözaltına alınan bir kadını kastederek "Bırakın gitsin şu orospuyu" diye bağırmasıyla ve bu anları kaydeden gazetecileri polis zoruyla alandan uzaklaştırmasıyla gündemde. HDP Milletvekili Dağ, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya Muharrem Yazgan’ın bu cesareti nereden aldığını sordu

İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Muharrem Yazgan bu cesareti kimden alıyor?

Eylemlerde polise verdiği saldırı talimatlarıyla, cinsiyetçi küfür ve hakaretleriyle tanınan İstanbul Emniyet Müdürü Yardımcısı Muharrem Yazgan, 5 Eylül’de Beyoğlu Tünel Meydanı’nda barış eylemi için toplananlara yönelik pervasız saldırılarının ardından Meclis gündemine taşındı.

Yazgan, polislere basın açıklaması için Tünel Meydanı’na gelen kitleyi zor kullanarak dağıtma talimatı vermiş, HDP Milletvekili Musa Piroğlu’nu kalkanlarla çembere aldırmış ve o esnada gözaltına aldırdığı kadınlardan birini kast ederek “Bırakın gitsin şu orospuyu” diye bağırmıştı. Bu anları kaydeden Evrensel muhabiri Eylem Nazlıer de Yazgan’ın talimatıyla polis tarafından alandan uzaklaştırılmıştı.

 

Muharrem Yazgan, daha önce de Boğaziçi Üniversitesi’nde kayyum rektöre karşı yapılan bir eylemde gözaltına alınan öğrencilere “aşağı bak” diye bağırması ve HDP Milletvekili Musa Piroğlu’nu Aksaray Metro Meydanı’ndaki bir basın açıklaması öncesi tekerli sandalyesinden düşürmesiyle de gündeme gelmişti.

Yazgan’ın işkencelerini Meclis’e taşıyan HDP Milletvekili Dersim Dağ, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya soru önergesi verdi. Dağ, Muharrem Yazgan’ın bu cesareti kimden aldığını sordu.

Gazetecilikte Kadın Koalisyonu’ndan açıklama

Gazetecilikte Kadın Koalisyonu (CFWIJ) dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de kadın gazetecilere yönelik hak ihlallerini, karşı karşıya kaldıkları tehditleri ve saldırıları, maruz kaldıkları taciz vakalarını kaydetmeye ve gazetecilerin haklarını savunmaya devam ettiğini söyleyerek “Özellikle 1 Mayıs öncesi getirilen Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) genelgesiyle beraber kadın gazeteciler daha fazla polis baskısı ve şiddetine maruz kaldı. Bu vakalara son örnek ise 5 Eylül Pazar günü İstanbul’da yaşandı. İstanbul, Bakırköy’de Emek Barış ve Demokrasi Güçleri‘nin düzenlemeyi planladığı 1 Eylül Dünya Barış Günü mitinginin valilik tarafından engellenmesi üzerine Taksim Tünel’de yapılan basın açıklamasını takip eden gazeteciler polis tarafından ablukaya alınarak haber yapma hakları ihlal edildi” dedi.

“Baskı ve şiddeti kınıyoruz”

CFWIJ’den yapılan açıklamada şunlar söylendi:

En az beş kadın gazetecinin engellendiği eylemde, Evrensel Gazetesi muhabiri Eylem Nazlıer, İstanbul İl Emniyet Müdür Yardımcısı’nın protestocu bir kadına hakaret ettiği anları görüntülediği için polis şiddetine maruz kaldı. Gazetecinin çekim yapmasını engellemeye çalışan polis önce Nazlıer’in telefonuna el koymaya çalıştı, ardından basın kartını göstermesini istedi. Üç farklı basın kartını göstermesine rağmen ikna olmayan polis gazetecinin kimlik kartını da göstermesini talep etti.

Olay anını görüntülemek isteyen Yolculuk Gazetesi muhabiri Buse Söğütlü’ye de polis müdahale etti. Nazlıer’e yapılan müdahaleyi çeken gazeteci, polis tarafından ittirilerek alandan uzaklaştırılmaya çalışıldı.

CFWIJ, güvenlik güçlerinin gazetecilere uyguladığı baskı ve şiddeti kınıyoruz. Gazeteciler kamuoyunu ilgilendiren gelişmeleri aktarmakla yükümlüdür. Engellenmeleri kabul edilemez.

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur