Valilik yasaklarını tanımayarak İnönü Parkı'nda açıklama yapan Adana Emek ve Demokrasi Platformu, Ankara'da yapılması planlanan NATO Zirvesi'ni ve komedyen Deniz Göktaş'ın tutuklamasını protesto etti. Açıklamada 'NATO' için yüzlerce yüzlerce insanın ve Göktaş'ın tutuklanmasına tepki gösterildi. Ayrıca Adana Emniyeti'nin bir önceki gün yapılan operasyonlarda gözaltına alınan kadınlara çıplak arama işkencesi yaptığı teşhir edildi

Adana Emek ve Demokrasi Platformu, NATO zirvesi ve Deniz Göktaş'ın tutuklamasını yaptığı basın açıklaması ile protesto etti.
Adana Valiliği, NATO zirvesi ile ilgili kentte yapılacak olan bütün eylem ve etkinlikleri 1-10 Temmuz arasında yasakladığını duyurmuş ve NATO karşıtı pankart asan üç Halkevleri üyesi ile bildiri dağıtan altı Toplumsal Özgürlük Partisi üyesi 2 Temmuz'da gözaltına alınmıştı.
Valilik yasağını tanımayarak İnönü Parkı'nda bir araya gelen Emek ve Demokrasi Platformu, "NATO’yu kovacak, Deniz’lerimizi özgürleştireceğiz! NATO defol bu memleket bizim" pankartı açtı.
Burada yapılan basın açıklamasını Emek ve Demokrasi Platformu adına Emine Akbaba okudu. Akbaba, NATO'nun 77 yıldır dünya halklarına ölüm saçtığını belirterek "NATO, bize pazarlandığı gibi bir güvenlik koruması değil; halkların emperyalizme karşı eşitlik, özgürlük ve sosyalizm mücadelesini bastırmak için kurulmuş emperyalizmin terör örgütüdür" ifadelerini kullandı.
Çok sayıda ilde 'NATO' operasyonu kapsamında yüzlerce kişinin gözaltına alındığı hatırlatan Akbaba, önceki gün Adana'da gözaltına alınanlara emniyette çıplak arama işkencesi yaptığı açıkladı. Adana Emniyeti'nin işlediği bu suçu teşhir eden Akbaba, çıplak aramanın işkence ve insalık suçu olduğunu vurguladı.
Konuşmasında "Emperyalizmin ve kapitalizmin haklara vaat edeceği hiçbir şey kalmamıştır. Bu yüzden sırtını kadınların, çocukların, göçmenlerin emeğine yaslamaktadır. Nadir toprak elementleri gibi stratejik kaynaklar üzerindeki küresel rekabetin artması, emperyalist güçlerin enerji, teknoloji ve savunma sanayi alanlarında yeni bir paylaşım mücadelesini derinleştirmektedir. Bu kaynaklar üzerinde şekillenen rekabet, ülkeleri daha fazla bağımlılığa, daha fazla askeri-siyasi hizalanmaya ve daha fazla iç baskı rejimine sürüklemektedir. Türkiye gibi ülkeler ise bu emperyalist denklemde hem pazar hem tedarik alanı olarak konumlandırılmaktadır. Bölgemizi ve bu memleketi emperyalizmin üssü haline getirmek NATO’nun bu bölgedeki gücünü arttırmak için topraklarımızda çok uluslu kolordu (MNC-Türkiye) kurulmasının hazırlıkları yapılıyor. Emperyalizmin Ortadoğu’daki saldırganlığının arttığı bir dönemde böyle bir askeri yığınağın bu topraklardaki varlığını, çok uluslu bir işgal aracının bulunmasını kabul etmiyoruz. ABD emperyalizmini ile kurulan ilişkilerin ve onun simgesi NATO’nun varlığı Türkiye halklarına, bu topraklara yıkım, talan, zam, yoksulluk ve hayat pahalılığı olarak yansımaktadır" diye konuşan Akbaba, 11 milyar liradan fazla bütçe harcanmasına ve Ankara'daki 'NATO' hazırlıklarına tepki gösterdi. Akbaba açıklamaya şu ifadeler ile devam etti:
Saray’ın ağırlamak için heyecanla beklediği emperyalistlerin ellerinde HTŞ çetelerine teslim ettikleri Suriye’de köleleştirilen, tecavüze uğrayan, köle pazarlarında satılan kadınların gözyaşı, Afganistan’da, Filistin’de, İran’da katledilen halkların kanı var. ABD Ankara Büyükelçisi Tom Barrack ve Trump dünyada çocuk istismarı davası olarak bilen Epstein dosyalarında adı geçen çocuk istismarcılarıdır. Yani Saray’ın kırmızı halılar sererek beklediği NATO temsilcileri ellerinde hakların kadını olan, çocuk istismarcısı, kadın düşmanı suç örgütünün temsilcileridir.
Ne yasaklarınız, ne gözaltı ve tutuklamalarınız bu memleketin gerçek sahiplerinin sesini kısmaya yetmedi, yetmeyecek. İşte bu yüzden geçmişimiz günlerde stand-up gösterisini yayınlayan Deniz Göktaş’ın “Seni 1 dakika bile sevmedim, neşemizi çalamazsınız” sözünden bu kadar korkuyorsunuz. Neşesini, umudunu, mücadelesini çalamadığınız kadınların, gençlerin, LGBTİ+’ların, emekçilerin, emeklilerin, yoksulların her çatlak bulduğunda sızıntı bularak büyüyen isyanından korkuyorsunuz. Korkmakta haklısınız, korkun! Tüm baskı ve isyan bastırma yöntemlerinize, faşizminize karşı susmayan, itaat etmeyen milyonlarız. Sanıyorsunuz ki seyirci kalacağız. Birileri var, varız; bu memleketi işgalci çetelere teslim etmemek için direnen. Çünkü bizler bu memleketin gerçek sahipleriyiz. Adana’dan bir kez daha ilan ediyoruz: Yasaklarınız, gözaltı ve tutuklamalarınız, tehditleriniz sokaklarda hükümsüzdür. Deniz Göktaş’ın sözünü yineliyoruz; “Bizde seni 1 dakika bile sevmedik Erdoğan!”
Yıllardır tasarruf tedbiri altında tüm kamusal haklarımızı rafa kaldıran Saray iktidarının 2 günlük NATO zirvesi için harcadığı para kaç işçi, emekli maaşı eder? Bu parayla kaç çocuğa bir öğün yemek verilir? Bu parayla kaç sığınma evi, kreş açılır? Bizden çaldıklarınızı sizden geri alacağız!
Ülkemizin topraklarını suç örgütüne açanlar bize bu sokakları yasaklayabileceğini sanıyor. Suç örgütü NATO’yu 6.Filoyu denize döken Denizlerden, bu memleket bizim diyen Mahirlerden aldığımız güçle buradayız. Deniz Göktaş’ı, NATO’nun huzuru için tutukladığınız, gözaltına aldığınız dostlarımızı derhal serbest bırakın! Neşemizi, umudumuzu çalamazsınız!
NATO’yu kovacak, Deniz’lerimizi özgürleştireceğiz!
İşgale Son, NATO Defol!
Sendika.Org